Doktorsitesi.com

Uyku bozuklukları bazı hastalıkların habercisi olabilir mi?

Prof. Dr. Derya Karadeniz
Prof. Dr. Derya Karadeniz
22 Aralık 2014270 görüntülenme
Randevu Al
Uyku bozuklukları bazı hastalıkların habercisi olabilir mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polisomnografi Tetkiki ile Teşhis Edilebilen Hastalıklar

Polisomnografi tetkiki, yalnızca uyku bozukluklarını tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda mevcut olan veya gelecekte ortaya çıkabilecek çeşitli hastalıkların ön belirtilerini de ortaya koyabilir. Uykuda gözlemlenen belirli bulgular, vücudun diğer sistemlerindeki aksaklıkların habercisi niteliğindedir. Bu nedenle, başka bir gerekçeyle yapılan uyku testleri, hayati önem taşıyan erken teşhis fırsatları sunabilmektedir.

Kalp Sağlığı ve Uykuda Solunum Bozuklukları

Uykuda solunumun periyodik olarak artıp azalması veya santral apneler ile kesintiye uğraması, kalp yetmezliği riskine işaret edebilir. Özellikle Cheyne-Stokes solunumu olarak adlandırılan tablo, kalp sağlığı hakkında kritik veriler sunar. Kalp yetmezliği tanısı almış bireylerde bu bozukluğun görülmesi, mevcut tedavinin yeterli düzeyde yanıt vermediğini göstermektedir.

Hipertansiyon ve Uyku Apnesi İlişkisi

Henüz hipertansiyon tanısı almamış bireylerde, uyku apne sendromu varlığı gece tansiyonunun yüksek seyretmesine neden olur. Kişi bu durumu fark edemese de uykuda solunumun düzeltilmemesi, gece yükselen tansiyonun gündüz de kalıcı hale gelmesine yol açar. Bu durum, kronik tansiyon hastalıklarının gelişim sürecini hızlandıran önemli bir faktördür.

Kalp Ritim Bozuklukları ve Polisomnografi

Uykuda sürekli olarak ortaya çıkan kalp ritmi bozuklukları, solunum problemlerinden bağımsız olarak gelişebilir ve oldukça sık rastlanan bir durumdur. Polisomnografi, kişinin günlük hayatta farkında olmadığı gizli ritim bozukluklarını net bir şekilde gösterebilir. Bu tür bulgular saptandığında, hastanın detaylı incelenmesi için holter monitorizasyon uygulaması gerekliliği ortaya çıkar.

Nörolojik Hastalıkların Öncü Belirtileri

REM uykusu davranış bozukluğu, polisomnografi sırasında çene ve bacaklardaki yüksek kas gerginliği (elektromiyografi kayıtları) ile teşhis edilir. Hastaların rüyalarını fiziksel olarak yaşaması ve şiddet içeren hareketlerde bulunması, bu hastalığın temel belirtileridir. Araştırmalar, bu bozukluğa sahip bireylerin yarısında 2 ila 10 yıl içinde Parkinson hastalığı geliştiğini göstermektedir.

Bunama ve Uyku Ritmi Değişiklikleri

Uyku ritminin bozulması ve özellikle uyku-uyanma saatinin erkene kayması, bunama (demans) ile seyreden hastalıkların ön belirtisi kabul edilir. Bunamanın çok erken evrelerinde dahi uykunun yapısı bozulmaktadır. Bu süreçte özellikle şu bulgular saptanır:

  • NREM ve REM evrelerinin dengeli dağılımının bozulması
  • REM uyku evresinde belirgin azalma
  • Uyku bütünlüğünün kaybolması

Psikolojik Durum ve Akciğer Sağlığı Göstergeleri

Depresyon varlığı, polisomnografik verilerde REM uykusunun beklenenden çok daha kısa sürede ortaya çıkması ve miktarının artmasıyla kendini gösterir. Ayrıca, depresyon tedavisi gören hastalarda tedavinin etkinliği, REM uykusunun başlama süresi ve süresindeki değişimler izlenerek takip edilebilir.

Hastalık TürüPolisomnografik Belirti
Akciğer HastalıklarıUykuda hipoventilasyon (sığ solunum)
FibromiyaljiYaygın ağrı ve yorgunluğu destekleyen spesifik bulgular
DepresyonREM uykusunun erkene kayması ve süresinin artması

Son olarak, uykuda sığ solunumla karakterize olan hipoventilasyon, gizli bir akciğer hastalığının işareti olabilir. Bu tür bulgular saptanan hastalara, kesin tanı için gün içinde solunum fonksiyon testleri yapılması önerilir. Benzer şekilde, kronik ağrı ve yorgunlukla seyreden fibromiyalji hastalığı da uyku testi verileriyle desteklenebilmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz, 1990 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve aynı yıl, aynı fakültenin Nöroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamıştır. 1993 ile 1994 yılları arasında ise araştırma görevlisi olarak Fransa’da Montpellier Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde çalışmıştır. Bu merkezdeki çalışmalarını sürdürürken ayrıca Avrupa ülkelerinde geçerli olan ‘’Diplome Inter Universitaire du Sommeil et de L’eveil’’ diplomasını da almıştır. 1995’de ise Stanford Üniversitesi’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde görev almıştır. 1996 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Uzmanı, 2001’de doçent, 2007’de ise Profesör unvanlarını almıştır.  Ayrıca 2011’de yan dal uzmanlığını ‘Klinik Nörofizyoloji’ alanında almıştır. Avrupa Uyku Tıbbı Uzmanlığı ve beraberinde Avrupa Uyku ‘’Expert’’i ünvanını ise 2013 yılında almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.