Doktorsitesi.com

Uyku apne sendromu nasıl bir hastalıktır ve tedavisi gerekli midir?

Prof. Dr. Derya Karadeniz
Prof. Dr. Derya Karadeniz
22 Aralık 2014198 görüntülenme
Randevu Al
Uyku apne sendromu nasıl bir hastalıktır ve tedavisi gerekli  midir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uyku Apne Sendromu: Tanımı ve Görülme Sıklığı

Uyku apne sendromu, uyku sırasında solunumun durması veya azalmasıyla karakterize olan, yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen bir sağlık sorunudur. Yapılan araştırmalar, bu sendromun görülme sıklığının erkeklerde en az %4, kadınlarda ise en az %2 olduğunu göstermektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bu oranlar erkeklerde %28’e, kadınlarda ise %19’a kadar yükselmektedir. Özellikle menopoz dönemindeki kadınlarda, görülme sıklığı erkeklerle benzer seviyelere ulaşmaktadır.

Türkiye özelindeki verilere bakıldığında, Türk Uyku Tıbbı Derneği tarafından 7 bölgede ve 5021 kişi üzerinde gerçekleştirilen anket çalışması dikkat çekicidir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, toplumun %14’ünde uyku apne sendromunun ana belirtileri gözlemlenmektedir.

Cinsiyet / DurumMinimum Görülme OranıYaşla Birlikte Maksimum Oran
Erkekler%4%28
Kadınlar%2%19
Menopoz DönemiErkeklerle benzer oranlarYüksek risk

Uyku Esnasında Solunum Durması ve Fizyolojik Etkileri

Uyku apne sendromunda; uykuda ardı ardına tekrarlayan, en az 10 saniye süreli soluk durması (apne), azalması (hipopne) veya soluk alıp vermenin zorlanması durumları yaşanır. Bu olaylar tüm uyku süresince onlarca, hatta yüzlerce kez tekrarlanabilir. Bu anormal solunum olayları sırasında vücutta bir dizi olumsuz fizyolojik değişim meydana gelir.

Bu süreçte kandaki oksijen miktarı en az %3 oranında düşüş gösterir. Kalp atım hızında önce yavaşlama, ardından ani artışlar ve çeşitli ritim anomalileri gözlemlenebilir. Ayrıca nabızda dalgalanmalar, kalbin kan pompalama kapasitesinde ve beynin kan akımında azalmalar ortaya çıkar. Her solunum durması sonrasında, hastanın genellikle hatırlamadığı, nefes almanın yeniden başladığı uykuda yüzeyelleşme veya kısa süreli uyanıklıklar gerçekleşir.

Uyku Apnesinin Nedenleri ve Mekanizması

Uyku apne sendromunun oluşmasında pek çok faktör rol oynamaktadır. Normal bir uyku sırasında, üst solunum yolu kasları da dahil olmak üzere vücuttaki tüm kasların gerginliğinde doğal bir azalma meydana gelir. Bu durum, üst solunum yolunun uyku esnasında daralma eğilimine girmesine neden olur.

Sağlıklı bireylerde beyindeki ilgili merkezler, üst solunum yolunun açıklığını normal sınırlarda tutarak solunumu kontrol eder. Ancak uyku apne sendromu olan kişilerde, beyin bu açıklığı sağlayamaz. Sonuç olarak hava yolu kritik düzeyde daralır veya tamamen kapanarak solunumun kesilmesine yol açar.

Tanı Süreci ve Polisomnografi Tetkiki

Uyku apne sendromunun kesin tanısı polisomnografi (uyku testi) tetkiki ile konulmaktadır. Aşağıdaki belirtilerden en az ikisinin varlığı durumunda, hastanın mutlaka polisomnografi tetkikine yönlendirilmesi gerekir:

  • Başka bir nedenle açıklanamayan gündüz uykululuk hali
  • Uykuda tekrarlayan uyanmalar veya dinlendirici olmayan uyku
  • Gece terlemesi ve tuvalet ihtiyacı ile uyanma
  • Gündüz yorgunluğu ve konsantrasyon bozukluğu

Kesin Tanı Kriterleri ve Anormal Solunum İndeksi

Tanı aşamasında, obstrüktif tipteki apneler, hipopneler ve solunum eforundaki artışlar titizlikle incelenir. Bu anormal solunum olaylarının toplam sayısı, toplam uyku süresine bölünerek bir saatlik uykudaki anormal solunum olayı indeksi hesaplanır.

  1. Belirti Varlığında: Eğer yukarıda sayılan klinik belirtiler mevcutsa, indeksin 5 ve üzerinde olması tanı için yeterlidir.
  2. Belirti Olmaksızın: Herhangi bir klinik belirti olmasa dahi, toplam anormal solunum olayı indeksinin 15 ve üzerinde olması durumunda uyku apne sendromu tanısı kesin olarak konulur.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz, 1990 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve aynı yıl, aynı fakültenin Nöroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamıştır. 1993 ile 1994 yılları arasında ise araştırma görevlisi olarak Fransa’da Montpellier Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde çalışmıştır. Bu merkezdeki çalışmalarını sürdürürken ayrıca Avrupa ülkelerinde geçerli olan ‘’Diplome Inter Universitaire du Sommeil et de L’eveil’’ diplomasını da almıştır. 1995’de ise Stanford Üniversitesi’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde görev almıştır. 1996 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Uzmanı, 2001’de doçent, 2007’de ise Profesör unvanlarını almıştır.  Ayrıca 2011’de yan dal uzmanlığını ‘Klinik Nörofizyoloji’ alanında almıştır. Avrupa Uyku Tıbbı Uzmanlığı ve beraberinde Avrupa Uyku ‘’Expert’’i ünvanını ise 2013 yılında almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.