Doktorsitesi.com

Ürolojide botox kullanımı botox nedir?

Prof. Dr. Hakkı Perk
Prof. Dr. Hakkı Perk
30 Mart 2021168 görüntülenme
Randevu Al
Ürolojide botox kullanımı botox nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Botox Nedir ve Nasıl Etki Eder?

Clostridium Botulinum adlı bakteriden elde edilen bir nörotoksin olan botoks, kaslardaki asetilkolin salınımını engelleyerek kısmi felç etkisi oluşturur. Ticari olarak Botox®, Dysport®, Xeomin® gibi isimlerle bilinen bu madde, ilgili bakteriden izole edilerek hem estetik hem de çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere bilimsel onay almıştır.

Botoks enjeksiyonunun etkinliği genellikle 3 ila 6 ay arasında sürmektedir. Uygulandığı bölgedeki kaslarda geçici bir felç oluşturarak sinir iletimini durdurur; bu sayede ağrı ve duyu hissini ortadan kaldırarak tam bir gevşeme sağlar. Doza bağımlı olan bu işlem, tamamen geri dönüşümlü ve geçicidir. İlk olarak kas hastalıklarında kullanılan bu yöntem, günümüzde üroloji dahil olmak üzere tıbbın pek çok alanında yaygınlaşmıştır.

Ürolojide Botox’un Kullanım Alanları

Üroloji pratiğinde botoks, özellikle medikal tedaviden sonuç alınamayan durumlarda veya ilaç tedavisine alternatif olarak başarıyla uygulanmaktadır. Başlıca kullanım alanları şunlardır:

  • İdrar kaçırma ve aşırı aktif mesane,
  • Nörojenik mesane,
  • İnterstisyel sistit,
  • Mesane ağrı sendromu.

Mesane Uygulamaları ve İşlem Süreci

Uygulama öncesinde hastada mesane kanseri bulunmadığından emin olunmalıdır. İşlem, lokal veya genel anestezi altında, sistoskop (endoskop) aracılığıyla gerçekleştirilir. Botoks materyali sulandırılarak mesane kasının 20-30 farklı noktasına, toplamda 100-300 ünite dozunda enjekte edilir. Ortalama 15 dakika süren işlemde, kanama riski düşük olduğundan genellikle idrar sondasına ihtiyaç duyulmaz.

İşlem sonrası başarı oranları ve dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

DurumBaşarı Oranı
Aşırı Aktif Mesane%70 - %80
Nörojen Mesane%90
İnterstisyel Sistit ve Ağrı Kontrolü%50

Uygulama sonrası %7-15 oranında geçici idrar yapamama riski mevcuttur; bu durum 1-2 günlük sonda kullanımı ile aşılır. Nadiren idrar yolu enfeksiyonu görülebilir, bu nedenle 3-5 gün antibiyotik kullanımı önerilebilir. Etkinlik 3-9 ay sürer ve hasta memnuniyetine göre tekrarlanabilir.

Prostat Büyümesinde Botox Tedavisi

Prostat büyümesi (BPH) nedeniyle işeme sıkıntısı yaşayan, ilaçtan fayda görmeyen veya ameliyat riski taşıyan seçilmiş hastalarda botoks güvenilir bir alternatiftir. Bu yöntem rutin bir uygulama olmayıp, prostatın büyüklüğüne göre 100-300 ünite dozunda uygulanır. Enjeksiyon; rektal, transüretral veya perineal yolla, ultrasonografi kılavuzluğunda doğrudan prostat dokusuna yapılır.

Bu uygulama sonucunda:

  • Prostat kaslarında geçici felç oluşur ve prostat hacmi nispi olarak azalır.
  • PSA değerlerinde düşüş gözlemlenir.
  • Hastanın işeme ve depolama kalitesi düzelir, ilaç ihtiyacı ortadan kalkar.

Etkiler işlemden 24-48 saat sonra başlar, 7-14 gün içinde tam seviyeye ulaşır ve 4-9 ay boyunca devam eder. Tekrarlayan uygulamalar kaslarda atrofi (küçülme) yaparak etkinliği korur. İnsanda toksik doz sınırı 2500-3000 ünite olup, bu sınırın aşılmaması hayati önem taşır.

Botox Uygulamasının Sakıncalı Olduğu Durumlar

Botoks tedavisi belirli risk gruplarında ve hastalıklarda uygulanmamalıdır. Bu durumlar şunlardır:

  1. Hamilelik ve emzirme döneminde olanlar.
  2. Kas hastalıkları (ALS, Miyasthenia Gravis, Eaton-Lambert Sendromu) olanlar.
  3. Kanama bozukluğu (Hemofili vb.) bulunanlar.
  4. Botoksa karşı alerjisi veya aşırı duyarlılığı (Freys Sendromu) olanlar.
  5. Kas sistemini etkileyen belirli ilaçları (aminoglikozid, penisillamin, kalsiyum kanal blokerleri, magnezyum, siklosporin) kullananlar.

Etiketler

ÜrologBotoksBotoxProstat büyümesiürolojide botoxürolojide botoks

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakkı Perk

Prof. Dr. Hakkı Perk

Prof. Dr. Hakkı Perk, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1986 yılında mezun olmuş, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Üroloji ihtisasını tamamlamıştır. Akademik kariyerine Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde devam etmiş, burada 2004-2008 yılları arasında doçentlik ve profesörlük unvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.