Ürogenital fistül denildiği zaman, genital sistemi oluşturan organlar ile yakın komşuluk halinde olduğu idrar yolları aşağı kısmındaki organlar arasında meydana gelen ağızlaşma anlaşılır. Bu ağızlaşma (ürogenital fistül) nedeniyle idrar sürekli olarak vajinadan gelir, sonuç olarak dış genital organlar ıslak ve masere bir görümün sergiler.

Ürogenital fistül nedenlerini üç grup altında incelemek mümkündür:

A. CERRAHİ FİSTÜLLER

B. DOĞUMLA İLGİLİ FİSTÜLLER

C. KANSER FİSTÜLLERİ

Bu gruplara ayrıca ışın tedavisinden sonra oluşan ışın fistüllerini, enfeksiyon hastalıkları sonucu oluşan fistülleri ve travmaya maruz kalma sonucu oluşan travmatik fistülleri de dahil edebiliriz.

A. CERRAHİ FİSTÜLLER

Vaginal, abdominal histerektomi veya diğer jinekolojik operasyonlar sırasında üreterlerin kesilmesi veya bağlanması ile üreter fistülleri meydana gelebilir. Wertheim operasyonu (Wertheim operasyonu; servikal kanserin tedavisinde yapılan operasyon) gibi uzun süren müdahaleler sırasında, içinden besleyici damarların geçtiği bağ dokusunun üreter etrafında serbestleştirilmesi neticesinde önce üreterlerin beslenmesi bozulur, daha sonra nekroza bağlı fistüller ortaya çıkabilir.
Endometriozis veya evvelce geçirilmiş pelvik bir operasyondan sonra meydana gelen yapışıklıklar mesane ile genital sistem arasında fistüllerin oluşmasına neden olabilir.

B. DOĞUMLA İLGİLİ FİSTÜLLER
Pelvis giriminde fetüs başının uzun süre kalması sonucu mesaneye bası yapar, mesanenin beslenmesi bozulur. İlk aşamada nekroz, ikinci aşamada fistül oluşur (nekroz fistülleri). Özellikle baş-pelvis uygunsuzluğu olan vakalarda doğum süresinin uzaması ile başın yaptığı basınç fistül oluşumunu kolaylaştırır.

Obstetrik operasyon fistülleri (travmatik fistül) doğum operasyonlar veya müdahaleleri esnasında oluşur. Günümüzde doğumlarda forsepse çok nadir gereksinim duyulmakla beraber, özellikle zor doğumlarda tatbik edilen forseps operasyonlarında, forsepsin kaşıklarının pelvis içinde çevrilmesi mesane ve etraf dokularda yaralanma ve travmalara neden olarak fistüle zemin hazırlar. Operatör ne kadar dikkatli ve usulüne uygun olarak forsepsi tatbik etse bile fistül oluşabilir.

Sezaryen operasyonlarında veya sezaryen histerektomi (sezaryen esnasında uterusun alınması) sırasında mesanenin açılması veya çocuk başı çıkarken travmatize edilmesi ile fistül meydana gelir. Özellikle sezaryen sırasında yükselmiş mesane varsa, periton açılırken mesane kesilebilir ve fark edilmeyebilir. Bu durum Postoperatif dönemde (ameliyattan sonra) fistül şeklinde kendini belli eder.

C. KANSER FİSTÜLLERİ

Uterus, serviks, vagina ve diğer genital organlardaki patolojik dokunun mesaneye ve üretraya doğru ilerlemesi ile doku harabiyeti yaparak fistüller meydana gelir. En sık serviks kanserlerinin son devrelerinde bu tür fistüllere rastlanır. Cerrahi olarak kapatılması mümkün değildir. Zira kanser infiltrasyonu nedeniyle fistül deliği etrafına dikiş atmak zordur; hem dikiş tutmaz, hem de kanama artar. Kanser tedavisi için kullanılan radium plakları yerinden kayarsa veya aşırı dozda radyasyon verilirse zımba ile delinmiş gibi, belirgin kenarlı fistüller oluşur.

Ürogenital fistülleri anatomik lokalizasyonuna göre dört grup altında toplamak mümkündür:
a. Üretero – vaginal fistüller
b. Vesico – vaginal fistüller
c. Üretro – vaginal fistüller
d. Kombine fistüller

a. Üretero – vaginal fistüller, genellikle cerrahi müdahale sonucu oluşur, idrar vagenden gelir. Üreter ile vagina arasındaki fistüllerdir. Üreter kesilmesinde idrar vagenden kısa bir süre sonra geldiği halde, üreter bağlanması halinde vagenden idrar ancak 8-10 gün sonra gelir ve o taraf böbrek bölgesinde çok şiddetli ağrılar olur.

b. Vesico – vaginal fistüller: Mesane ile vagen arasında oluşur. En çok zor doğumlardan ve forseps müdahalesinden sonra oluşur.

c. Üretro – vaginal fistüller: Üretra ile vagina arasında oluşur. Mesane sifinkteri de fistüle iştirak eder.

d. Kombine fistüller:Yukarıda sayılan fistüllerin birden fazlası aynı anda görülür. Fistülün lokalizasyonuna göre bulgular değişik olur.

Teşhis: Hasta devamlı, idrarının geldiğini ifade eder, vulva (dış genital organ) ıslak ve maseredir. Spekulum muayenesi ile fistül yeri kolayca tespit edilebilir. Eğer fistül yeri küçük ise sistoskopi yapılarak, mesaneye boyalı madde (metilen mavisi) verilerek veya damardan indigokarmen verildikten sonra vagene konulan tamponun mavi renge boyanıp boyanmadığına bakılarak teşhis konulabilir.

Tedavi: Tüm fistüllerin tedavi şekli cerrahidir. Operatif müdahaleler veya doğumdan sonra oluşan fistüllerin tedavisi için en az üç ay beklenmelidir. Operasyondan sonra mesane sondası 12-14 gün kadar yerinde tutulmalıdır. Kabızlığı önlemek için laksatif verilir. Sık perine bakımı önerilir. Ara sıra mesaneye, yerleştirilen sonda yardımı ile mesane jimnastiği (sondayı açıp kapatarak) yaptırılmalıdır.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!