Doktorsitesi.com

TOPUK DİKENİ ve PLANTAR FASİİT

Op. Dr. Esin Kayaoğlu
Op. Dr. Esin Kayaoğlu
24 Aralık 2018230 görüntülenme
Randevu Al
TOPUK DİKENİ ve PLANTAR FASİİT
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Topuk Ağrısının En Yaygın Nedenleri: Plantar Fasiit ve Topuk Dikeni

Topuk dikeni ve plantar fasiit, klinik ortamda karşılaşılan topuk ağrısı şikâyetlerinin en yaygın nedenleri arasında yer almaktadır. Bu iki durum birbiriyle yakından ilişkili olsa da, anatomik ve patolojik açıdan farklı süreçleri ifade ederler. Topuk bölgesinde hissedilen ağrının kaynağını doğru tespit etmek, etkili bir tedavi planı oluşturmanın ilk adımıdır.

Plantar Fasiit ve Topuk Dikeni Nedir?

Plantar fasiit, ayak tabanında cilt altında uzanan ve ince uzun bir bant şeklindeki plantar fasya adı verilen bağ yapısının inflamasyonu (iltihabı) durumudur. Bu yapı, ayaktayken oluşan aşırı stres ve gerilimi absorbe ederek ayak tabanını desteklemekle görevlidir. Eğer bu doku taşıyabileceğinden fazla yüke maruz kalırsa, doku hasarı ve iltihaplanma meydana gelir.

Topuk dikeni ise topuk kemiğinin alt kısmında gelişen bir kemik çıkıntısıdır. Bu çıkıntı, gerilmiş olan plantar fasyanın kemiği sürekli çekmesi sonucunda oluşur. İlginç bir şekilde, ağrılı hastaların sadece yarısında röntgen ile bu çıkıntı tespit edilir; yani topuk dikeni, ağrısı olmayan bireylerde de görülebilir. Bu durum, ağrının asıl nedeninin kemik çıkıntısı değil, yumuşak dokudaki inflamasyon olduğunu kanıtlar. Bu nedenle, cerrahi olarak çıkıntının alınmasına çoğu zaman gerek duyulmaz.

Topuk Dikeni Risk Faktörleri

Ayak tabanına binen yükün artması, topuk dikeni ve plantar fasiit gelişimini tetikleyen temel unsurdur. Özellikle aşağıdaki faktörler bu riski önemli ölçüde artırmaktadır:

  • Obezite ve aşırı kilo problemi,
  • İş veya spor aktiviteleri nedeniyle uzun süre ayakta kalmak,
  • Ev hanımlarında görülen yoğun ev içi hareketlilik,
  • Romatizmal hastalıklar (Özellikle her iki topukta birden ağrı varsa bu ihtimal değerlendirilmelidir).

Topuk Dikeni Belirtileri ve Ağrı Karakteristiği

Hastalar genellikle belirgin bir travma yaşamadan, zamanla artan bir ağrıdan şikâyet ederler. Ağrı, tipik olarak topuğun iç kısmında ve taban bölgesinde hissedilir. Bu rahatsızlığın en karakteristik belirtisi, sabah uyanınca atılan ilk adımda veya uzun süreli oturma sonrası ayağa kalkıldığında hissedilen şiddetli ağrıdır.

Biraz yüründüğünde başlangıç ağrısı hafifleme eğilimi gösterse de, gün içinde uzun süre ayakta kalındığında ağrı tekrar şiddetlenir. Şiddetli vakalarda ağrı nedeniyle topallama görülebilir. Hasta, ağrılı bölgeye yük vermemek için ayağın dış kısmına basarak yürümeye başlar. Bu yanlış yürüme şekli ise zincirleme bir etkiyle; tarak kemiklerinde, bacak kaslarında, diz, bel ve sırt bölgesinde yeni ağrıların oluşmasına yol açar.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Topuk dikeni ve plantar fasiit tanısı, uzman bir hekim tarafından hastanın öyküsünün dinlenmesi ve dikkatli bir fizik muayene ile kolayca konulabilir. Muayene sırasında topuktaki hassasiyetin tam noktası belirlenir. Tanı sürecinde kullanılan diğer yöntemler şunlardır:

  1. Röntgen: Diğer olası tanıları elemek ve kemik çıkıntısını gözlemlemek için kullanılır.
  2. MRG (Emar): Tedaviye yanıt alınamayan durumlarda veya ayırıcı tanı için tercih edilir.
  3. USG (Ultrason): Bant yapısındaki kalınlaşmayı ve olası yırtıkları tespit etmek, tedavi sürecini takip etmek amacıyla kullanılır.

Tedavi Seçenekleri

Tedavide temel amaç, inflamasyonu azaltmak ve ayak tabanındaki stresi optimize etmektir. Hastaların büyük bir çoğunluğunda destekleyici tedaviler ile yüksek başarı oranı elde edilir.

Tedavi TürüUygulama Yöntemleri
Destekleyici TedaviDinlenme, buz uygulaması, ağrı kesiciler, egzersiz, tabanlık ve gece ateli.
Fizik Tedaviİnflamasyon baskılayıcı uygulamalar ve özel rehabilitasyon programları.
ESWT (Şok Dalga)Uzun süreli şikâyeti olan hastalarda tercih edilen cerrahi dışı yöntem.
PRP EnjeksiyonuKronikleşmiş vakalarda topuk bölgesine uygulanan biyolojik tedavi.
Cerrahi MüdahaleDiğer tüm tedavi yöntemlerinden sonuç alınamayan nadir vakalarda düşünülür.

Etiketler

Topuk dikeni nedirTopuk dikeni tedavisiTopuk dikenitopuk dikeni tanıtopuk dikeni tanısıplantar fasiit

Yazar Hakkında

Op. Dr. Esin Kayaoğlu

Op. Dr. Esin Kayaoğlu

Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, yine aynı fakülte'de tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.