Tiroid bezi, vücudun metabolizmasını ayakta tutan hormonları yapar. Kasların çalışması, alınan gıdaların yakılması, düşünme, barsakların ve kalbin çalışması, vücudun kan yapımı ... gibi faaliyetlerin tümü, normal bir metabolizma ile mümkündür. Az çalışması Hipotiroidi, çok çalışması Hipertiroidi olarak bilinir.

A. HİPOTİROİDİ ( "Guatr tembelliği") :

Hipotiroidi halk arasında "guatr tembelliği" olarak bilinmektedir. Eğer tiroid bezi az çalışırsa, yani T3 ve T4 hormonları ihtiyacı karşılayamazsa,metabolizma düşer : alınan gıdalar yakılamaz, kişi aşırı kilo alır, alınan gıdalar yakılamayınca enerji üretimi düşer, kaslar güçsüz olur:

a. Hasta çabuk yorulur, kalp yavaşlar,

b. Barsaklar çalışmaz, hasta kabızlıktan ve şişkinlikten yakınır.

c. Hasta kendisini dinç tutamaz, TV seyrederken bile uyuyakalır.

d. Kansız olur, saçları dökülür, tırnakları kırılır,

e. Kadın hastanın adet düzeni bozulur.

f. Aldığı gıdaları yakamaz, harcayamaz. Yağ olarak depolar. Hasta kilo almaya başlar.

Hipotiroidinin en bilinen sebebi, bir bağışıklık sistemi hastalığı olanHashimoto Hastalığıdır. Diğer sebepleri geçirilmiş tiroid ameliyatları veboyun bölgesine uygulanan radyoterapiler ile zehirli guatr ya da tiroid kanseri nedeniyle uygulanmış olan radyoaktif iyot (atom) tedavileri olabilir.

HASHİMOTO HASTALIĞI : Genç yaşlarda başlayabilen bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Kronik tiroidit olarak bilinir. Yani yıllarca sürer. İnsanı mikroplara ve kanser hücrelerine karşı korumakla görevli bağışıklık sistemi, bir şekilde tiroid bezesinin hücrelerini de yabancı sanır ve zaman zaman saldırıya geçerek tiroid bezini tahrip eder.

Tiroid bezi, vücudu zinde tutan hormonları devamlı üretir, kendi içinde depolar, ihtiyaç olduğunda kana salgılar. Bağışıklık sistemi tiroid bezine saldırıp onu tahrip ettiğinde depolanmış hormonlar kana salınır. Geçici bir aşırı yüksek hormon düzeyi oluşur : çarpıntı olur, eller titrer. Kan testlerinde T3 ve T4 hormonları yüksek çıkar. Bu geçici tabloya bakılarak, tiroidin aşırı çalışmasına bağlı bir hastalık (hipertiroidi) var sanılabilir. Oysa bu, geçici bir durumdur. Hastanın yaşı ilerledikçe, bu saldırıların sayısı arttıkça, tiroid bezi tahrip olur, hormon yapamaz hale gelir. Kandaki T3 ve T4 hormon düzeyleri artık devamlı olarak düşük düzeydedir, buna reaksiyon olarak TSH hormonu düzeyi yükselir. Ultrasonografi ve Anti-TPO gibi bazı kan testleriyle tanı konulur. Tedavisi, eksilen hormonu yerine koymak suretiyle, yani hap şeklinde alınan T3 ve / veya T4 hormonlarıyla yapılır.

AMELİYAT VEYA RADYOAKTİF İYOT TEDAVİSİ SONRASI :
Oluşumu şöyledir.

a.Ameliyatla ya tiroid bezi tümüyle alınmıştır veya çok azı kalmıştır. Yeterli hormon üretimi mümkün değildir.

b. Ya da, zehirli guatr da denilen hipertiroidi , radyoaktif iyot(atom) ile tedavi edilmiştir, bu nedenle iş görecek tiroid hücreleri tahrip olmuştur. Hormon üretimi ya azalmıştır, ya da durmuştur.

c. Bazen de daha çocuk iken yüz ve boyun bölgesine uygulanmış olanradyoterapi(ışın tedavisi) çocuk büyüdükçe etkisini göstererk hormon yetersizliğine sebep olur.

Her üç durumda da vücut kendi ihtiyacı olan T3 ve T4 hormonlarını yapamaz hale gelir.

Ameliyat veya radyoaktif iyot (atom) tedavisi sonrası hipotiroidi, hasta tedaviye uyum sağladığı takdirde görülmez . Hekim hastasına bu hormonları hap olarak verir. İlaç alınırken, yeterli dozu tayin etmek üzerezaman zaman kan testleri yapılır. Hasta bu aşamada uyum göstermezse, ilaç almaz veya test yaptırmadığı için yetersiz ilaç aldığı farkedilmez ise, hipotiroidi ortaya çıkar. Hipotiroidi tablosu gelişince, hasta kilo almaya, uyuklamaya, çabuk yorulmaya başlar. Bu tür tedavilerde, hastanın hekimiyle uyum içinde olması şarttır. Ameliyat veya atom tedavisi sonrasında guatr tembelliği, yani hipotiroidi ortaya çıkarsa, yapılacak tedavi T3 ve/veya T4 hormonlarını, kan testi kontrolleri altında, hap olarak vermekten ibarettir.

B. HİPERTİROİDİ ( "Zehirli guatr") :

Halk arasında "zehirli guatr" denilen hastalık tablosudur. Kanda dolaşan T3 ve T4 hormon seviyesi, ihtiyacın üzerindedir. Dolayısiyle metabolizma artmıştır. Yenilen gıdalar enerji üretimi için hemen yakılır. Enerji üretimine yenilen gıdalar yetmez, vücuttaki yağ ve proteinler yakılmaya başlanır.

a. Hasta iyi yediği halde kilo kaybetmeye başlar.

b. Enerji üretimindeki fazlalık kaslarda fazla aktiviteye neden olur, bu yüzde kalp çok daha hızlı çalışmaya başlar. Normalde dakikada 60-80 kez vuran kalp, dakikada 90-120 kez çarpmaya başlar.

c. Bazen ekstra vuruşlar, çarpıntı şeklinde hissedilir.

d. Hastanın elleri sık frekansla, ince bir şekilde titrer.

e. Tüm duyu organları algıda hassaslaşır: kalabalık ve ses rahatsız etmeye başlar, kişi sinirli olur.

f. Barsaklar da daha hızlı çalıştığı için, hasta büyük apteste daha sık çıkmaya başlar.

g. Adet düzeni bozulur.

Tiroid bezinin aşırı hormon yapmasının belli başlı iki sebebi vardır :

1. Yukarda sözünü ettiğim Basedow-Graves hastalığı. Burada tiroid hücrelerini devamlı hormon yapsın diye uyaran bir madde vardır dolaşan kanda. Tiroid bezi diffüz olarak büyür. O kadar büyür ki, tiroid bezi, karşıdan bakınca bile görülür. İçinde nodüller yoktur. Başka bir yan etki ile, gözler de öne çıkar, irileşir, parlaklaşır ( Buna tıp dilinde "ekzoftalmi" denmektedir ).

2. Tiroid içinde bir nodülün fazla hormon yapması. Bu nodül tek olursaToksik adenom adı verilir. Ama bazen tiroid içinde çok sayıda nodül vardır ve bunlardan biri ya da ikisi fazla hormon yapmaktadır. Nodülün zehirli guatra yol açacak kadar hormon yapması onun büyüklüğüne bağlıdır. Genelde çapı 3 cm'ye ulaşan nodüllerin yaptığı hormonlar, zehirli guatr belirtilerini ortaya çıkaracak kadar çoktur.

Hipertiroidi tedavisi : Hipotiroididde eksik olan hormonu yerine koymak yeterliydi. Ama zehirli guatr da denilen hipertiroidinin tedvisi için 3 seçenek vardır :

a. İlaç tedavisi. Zehirli guatrın birinci sıra tedavisi ilaçlarla yapılır. Hormon yapımını engelleyen bu ilaçlar ( ki, piyasada Propycil tablet ve Thyromazol tablet olarak varlar), gereken dozlarda verilerek zehirli guatra ait belirtiler yok edilir. Ama bu ilaçlar yıllarca kullanılacak ilaçlar değillerdir. Guatrı daha da büyütürler, mikroplara karşı koruyan bazı kan hücrelerinin yapımını durdurarak akut enfeksiyonların ortaya çıkmasına, mesela boğazın şişip ateşin yükselmesine sebep olabilirler. O nedenle genelde ya ameliyata hazırlamak için kullanılırlar, ya da bazı özel durumlarda 1-2 yıllığına kullanılırlar. Kalp hızını düşürmek için de beta-bloker denilen, kalbi yavaşlatan başka ilaçlarla ( mesela ticari adıylaDideral tablet ile) kombine edilirler.

b. Ameliyat. Kesin iyileşmeyi sağlayan yöntemdir. Her iki tip hipertiroidide uygulanabilir. Eskiden ehil olmayan ellerde, ses kısıklığı, ellerde kasılma gibi komplikasyonları olabiliyordu. Ama bugünkü bilgi ve tekniklerle bu asgariye inmiştir. Son yıllarda bir de "sinir probu" girdi ameliyathanelere, ki, bu alet kullanıldığında "ses siniri" ile ilgili bir sorun olmaması gerekir. Guatr büyük ve hipertiroidi varsa, hasta genç ise, ameliyat tercih nedenidir.

c. Radyoaktif iyot tedavisi. "Atom tedavisi" diye bilinen yöntemdir. İyot elementi, vücutta sadece tiroid bezi tarafından tutulur ve kullanılır. Buna dayanarak, fazla çalışan ya da kanserli olan tiroid hücrelerini tahrip etmek, yok etmek için "radyoaktif iyot" kullanılır. Radyoaktif hale getirilen iyot, tiroid hücresinin içine girdiğinde, o hücreyi içinden bombardıman eder, tahrip eder. Böylece hormon yapamaz hale gelir. Vücudun bu hormona yine de ihtiyacı olduğu için, T3 ve / veya T4 haplarıyla eksiklik giderilir.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!