Doktorsitesi.com

Tip 2 Diyabet ve Gece Yeme Sendromu

Uzm. Dyt. Şahika Nur Bidar
Uzm. Dyt. Şahika Nur Bidar
25 Ağustos 2022313 görüntülenme
Randevu Al
Merhabalar siz de akşam yemeğinden sonra çok atıştıran ve sabahları tok uyanıp akşamları fazla aç hisseden ve/veya geceleri uykusunu bölüp kalkıp yemek yiyen biri misiniz?
Tip 2 Diyabet ve Gece Yeme Sendromu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gece Yeme Sendromu (GYS) Nedir?

Akşam yemeğinden sonra aşırı atıştırma eğilimi gösteriyor, sabahları iştahsız uyanıyor ve geceleri uykunuzu bölerek yemek yeme ihtiyacı duyuyorsanız, Gece Yeme Sendromu (GYS) ile karşı karşıya olabilirsiniz. GYS; genellikle duygu durum bozukluklarının tetiklediği, sabah iştahsızlığı, akşamları hiperfaji (aşırı açlık hissi), uykudan uyanarak yemek yeme ve insomnia (uykusuzluk) ile karakterize bir yeme bozukluğudur.

Araştırmalar, Gece Yeme Sendromu’nun obez bireylerde ve Tip 2 Diyabet (DM) hastalarında daha sık görüldüğünü kanıtlamaktadır. İstatistiksel verilere göre, Tip 2 diyabet hastalarında GYS görülme oranı %3,8 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, sendromun temel özellikleri olan uyku eksikliği ve düşük uyku kalitesi, Tip 2 diyabet gelişimi için ciddi risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Gece Yeme Sendromu Tanı Kriterleri

Bir bireye Gece Yeme Sendromu tanısı konulabilmesi için belirli klinik kriterlerin karşılanması gerekmektedir. Bu kriterler şu şekilde sıralanmaktadır:

  1. Tekrarlayan Gece Yeme Atakları: Akşam yemeğinden sonra veya gece uykudan uyanarak aşırı miktarda yiyecek tüketilmesi.
  2. Yeme Farkındalığı: Kişinin gece yeme eylemini hatırlaması ve bu durumun bilincinde olması.
  3. Klinik Sıkıntı: Gece yeme alışkanlığının vücutta belirgin bir rahatsızlığa veya işlevsel bozukluğa yol açması.
  4. Sosyal Etki: Gece yeme davranışının ve uyku-uyanıklık döngüsündeki değişimlerin bireyin sosyal yaşamını olumsuz etkilemesi.

Diyabet Yönetimi ve Metabolik Etkiler

Deneysel çalışmalar, beslenme alışkanlıklarının metabolizma üzerindeki keskin etkilerini ortaya koymaktadır. İnsanlarda sadece bir günlük yüksek yağlı aşırı beslenme, tokluk kan şekerinde %17,1’lik bir artışa ve tüm vücuttaki insülin duyarlılığında %28’lik bir azalmaya neden olmaktadır.

DurumMetabolik Etki
Yüksek Yağlı Aşırı BeslenmeTokluk Kan Şekerinde %17,1 Artış
İnsülin Duyarlılığı%28 Azalma
Düşük Kalorili DiyetlerTip 2 Diyabet Kontrolünde İyileşme

Diyabet yönetiminde kalori kısıtlaması önemli olsa da, bu durumun bazen düzensiz yemeyi tetikleyebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, GYS teşhisi konulmamış hastalara dahi düşük kalorili diyetler önerilmektedir. Güncel tedavilerde kullanılan ve iştahı azaltan yeni diyabetik ilaçlar ile bariatrik cerrahi uygulamaları, GYS gibi yeme bozukluklarının erken teşhis edilmesini çok daha kritik bir hale getirmiştir.

Kan Şekerini Dengeleyen Sağlıklı Atıştırmalık Önerileri

Akşam yemeğinden sonra yapılacak kontrollü ve sağlıklı atıştırmalar, Gece Yeme Sendromu’nun önlenmesine yardımcı olabilir. Kan şekerini dengede tutarak aşırı yeme isteğini dizginleyecek örnek ara öğün seçenekleri şunlardır:

  • 1 dilim galeta + 1 dilim peynir + 1 dilim karpuz
  • 4 adet hurma + 7 adet fındık + 1 çay bardağı süt
  • 1 kupa tarçınlı bitki çayı + Havuç topları
  • 1 kâse yoğurt + Elma + Tarçın + Ceviz

Bu stratejik beslenme adımları, hem uyku kalitenizi artırmaya hem de diyabet yönetiminizi daha sağlıklı bir zemine oturtmaya yardımcı olacaktır.

Hazırlayanlar:
Uzm. Dyt. Şahika Nur Bidar Alaca
Stj. Dyt. İremnaz Aslanmirza

Etiketler

Tip2 hastasıHerpes tip2 tedavisi nedir?diyet ve tip2Beslenme ve Diyabet

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Şahika Nur Bidar

Uzm. Dyt. Şahika Nur Bidar

Uzm.Dyt. Şahika Nur Bidar, 1995 -İzmirde dünyaya gelmiştir. İzmir Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olması sebebiyle iki mesleğini de birleştirip, kişilere kendi diyetisyeni olmasını öğretmektedir, ve böylece ömür boyu fit ve sağlıklı kalmanın formülünü birlikte buluyorlar.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.