Doktorsitesi.com

The impact of NIH-IV prostatitis on early post-operative outcomes of The impact of NIH-IV prostatitis on early post-operative outcomes of transurethral resection of the prostate in patients with symptomatic benign prostate hyperplasia (SCI-SCI EXPANDIE)

Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya
Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya
24 Şubat 2025169 görüntülenme
Randevu Al
Abstract Transurethral prostate resection (TURP) is still considered the gold standard in the treatment of symptomatic benign prostate hyperplasia (BPH). Category IV chronic prostatitis (CP) is described by the National Institute of Health (NIH-IV) as the asymptomatic inflammation of the prostate and it may be detected along with benign prostate hyperplasia (BPH) during histological examinations of the prostate. In this study, we evaluate the impact of the presence of NIH-IV defined prostatitis on early post-operative outcomes of transurethral resection of the prostate. Materials and methods: Between 2004 and 2008, medical records of 247 patients who underwent TURP in Adana Numune Training and Research hospital were examined, retrospectively. Patients who had a histological diagnosis of only BPH were considered in Group 1 whereas Group 2 consisted of patients with both NIH-IV CP and BPH simultaneously. Factors such as total prostate specific antigen (tPSA) levels, International Prostate Symptom Scores (IPSS), single-question quality of life (QoL) assessments, maximum flow rates (Q max), residual urine volumes, catheterization times, re-catheterization rates, and the duration of re-catheterization were compared between these 2 groups. IPSS, QoL, and uroflowmetry measurements were compared between the 2 groups again at the third post-operative month. Statistical analysis with Student’s t and chi-square tests was performed with SPSS ® version 16. Results: Preoperatively, no statistically significant difference was present between the 2 groups with respect to IPSS, Q max, QoL, prostate volume, tPSA, and mean catheterization time (P > 0.05); however, re-catheterization rates were significantly different (P < 0.05). While meaningful difference was found between 90th day IPSS and QoL medians (P < 0.05), there was no difference in Q max medians (P > 0.05). Conclusion: NIH-IV chronic prostatitis shows negative effects on the subjective post-operative results and re-catheterization frequency of BPH patients that have undergone TURP.
The impact of NIH-IV prostatitis on early post-operative outcomes of The impact of NIH-IV prostatitis on early post-operative outcomes of transurethral resection of the prostate in patients with symptomatic benign prostate hyperplasia (SCI-SCI EXPANDIE)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

NIH-IV Prostatit ve TURP Sonuçları Üzerine Klinik Bir İnceleme

Transüretral prostat rezeksiyonu (TURP), günümüzde semptomatik benign prostat hiperplazisi (BPH) tedavisinde altın standart yöntem olarak kabul edilmeye devam etmektedir. Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) tarafından Kategori IV olarak sınıflandırılan kronik prostatit (CP), prostatın asemptomatik inflamasyonu olarak tanımlanır ve BPH ile birlikte histolojik incelemelerde sıkça tespit edilebilir. Bu bilimsel çalışma, NIH-IV tanılı prostatit varlığının, TURP operasyonu geçiren hastaların erken dönem post-operatif sonuçları üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmektedir.

Araştırma Metodolojisi ve Hasta Grupları

2004 ile 2008 yılları arasında Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde TURP uygulanan 247 hastanın tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında hastalar, histolojik bulgularına göre iki temel gruba ayrılmıştır:

  • Grup 1: Sadece histolojik BPH tanısı alan hastalar.
  • Grup 2: BPH ile birlikte NIH-IV kronik prostatit tanısı eş zamanlı olarak konulan hastalar.

Değerlendirilen Klinik Parametreler

Araştırma sürecinde her iki gruptaki hastaların klinik durumlarını karşılaştırmak amacıyla aşağıdaki parametreler titizlikle takip edilmiştir:

Parametre TürüDeğerlendirilen Kriterler
Laboratuvar ve SkorlamaToplam PSA (tPSA) seviyeleri, IPSS (Uluslararası Prostat Semptom Skoru)
Yaşam KalitesiTek soruluk Yaşam Kalitesi (QoL) değerlendirmeleri
ÜroflowmetriMaksimum akış hızı (Q max), rezidüel idrar hacmi
Operasyon SonrasıKateterizasyon süreleri, yeniden kateterizasyon oranları ve süreleri

Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Analiz

Ameliyat öncesi (pre-operatif) veriler incelendiğinde; IPSS, Q max, QoL, prostat hacmi, tPSA ve ortalama kateterizasyon süresi açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (P > 0.05). Ancak, operasyon sonrası süreçte kritik farklılıklar gözlemlenmiştir:

  1. Yeniden Kateterizasyon: Gruplar arasında yeniden kateterizasyon oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (P < 0.05).
  2. 90. Gün Değerlendirmesi: Ameliyat sonrası üçüncü ayda yapılan kontrollerde, IPSS ve QoL medyan değerleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir (P < 0.05).
  3. Akış Hızı: Q max medyan değerleri açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir (P > 0.05).

Sonuç: NIH-IV Kronik Prostatitin Klinik Etkileri

Elde edilen veriler ışığında, NIH-IV kronik prostatit varlığının, TURP uygulanan BPH hastalarında post-operatif dönemde subjektif sonuçlar üzerinde negatif etkiler yarattığı sonucuna varılmıştır. Özellikle yeniden kateterizasyon sıklığının artması ve yaşam kalitesi skorlarının etkilenmesi, bu hasta grubunda klinik yönetimin önemini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kronik prostatit, BPH, TURP, prostat, histoloji, üroloji.

Etiketler

Chronic prostatitisBPHTURPprostatehistology

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya

Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya

1969 yılında Adana’da doğdum. Mehmet Akif Ersoy İlkokulu , Karsantı Ortaokulu ve Borsa Lisesi’nde eğitimini tamamladım .Daha sonra Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yükseköğrenimime başladım. Tıp eğitimini tamamladıktan sonra Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda başladığım üroloji ihtisasını tamamlayarak Üroloji Uzmanı oldum. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Doçentlik Ünvanı aldım. Ardından Adana Özel Ortadoğu Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı olarak görev yaptım. 2020 yılında Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Profesör Doktor Ünvanıyla başladığım görevimden 2023 yılında ayrıldım. Sonrasında Kartal Kızılay Hastanesi'nde Üroloji Uzmanı olarak görevime devam etmekteyim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.