The ımpact of bilateral ınferior thyroid artery truncal ligation and recurrent laryngeal nerve dissection on early postoperative blood calcium levels after total thyroidectomy.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Total Tiroidektomi Sonrası Erken Dönem Kalsiyum Düzeylerinin Değerlendirilmesi
Total tiroidektomi operasyonu sonrası gelişen erken dönem kalsiyum düzeyleri, cerrahi tekniklerin paratiroid fonksiyonları üzerindeki etkisini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu bilimsel çalışma, bilateral inferior tiroid arter (İTA) trunkal ligasyonu ve rekürren larenjeal sinir (RLN) diseksiyonunun postoperatif kalsiyum seviyeleri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır.
Materyal ve Metot: Çalışma Protokolü ve Hasta Grupları
Çalışma kapsamında, multinodüler guatr tanısı konulan toplam 92 hasta total tiroidektomi ile tedavi edilmiş ve randomize olarak iki ana gruba ayrılmıştır. Operasyon öncesi (12 saat önce) ve operasyon sonrası (24. ve 72. saatlerde) kalsiyum ölçümleri titizlikle takip edilmiştir.
Uygulanan cerrahi yöntemlere göre grupların dağılımı şu şekildedir:
- Grup-I (40 Hasta): Bilateral inferior tiroid arter trunkal ligasyonu ile birlikte rekürren larenjeal sinir diseksiyonu uygulanmıştır.
- Grup-II (52 Hasta): İnferior tiroid arter, tiroid bezine giriş seviyesinde bağlanmış ve nervus laryngeus inferior diseksiyonu yapılmamıştır.
Bulgular ve İstatistiksel Analiz Sonuçları
Araştırma sonucunda her iki grup arasında yaş, cinsiyet, operasyon süresi ve hastanede kalış süresi bakımından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Preoperatif, postoperatif 1. gün ve 3. gün kalsiyum seviyeleri karşılaştırıldığında gruplar arasında benzerlik gözlemlenmiştir.
| Ölçüm Zamanı | Grup-I ve Grup-II Karşılaştırması (p Değeri) |
|---|---|
| Preoperatif | p=0.07 |
| Postoperatif 1. Gün | p=0.29 |
| Postoperatif 3. Gün | p=0.51 |
İstatistiksel veriler, Grup-I'de postoperatif 1. günde (p<0.018) ve Grup-II'de postoperatif 3. günde (p<0.002) kalsiyum seviyelerinin preoperatif döneme göre anlamlı derecede düşük olduğunu göstermiştir. Klinik belirtiler açısından, postoperatif Chvostek ve Trousseau belirtileri Grup-I'de %10 (4 hasta), Grup-II'de ise %9.5 (5 hasta) oranında pozitif bulunmuştur (p=0.71).
Sonuç: Cerrahi Tekniklerin Hipokalsemi Üzerindeki Etkisi
Çalışma sonuçları, inferior tiroid arterin trunkal ligasyonu ve rekürren sinir diseksiyonunun, arterin bez girişinde bağlanması ve sinir diseksiyonu yapılmaması yöntemiyle kıyaslandığında belirgin bir hipokalsemi artışına neden olmadığını ortaya koymuştur. Her iki cerrahi yöntem de postoperatif erken dönemde benzer oranlarda kalsiyum düşüşüne yol açmaktadır.
Önemli bir bulgu olarak, uygulanan bu manevraların hiçbir hastada operasyon sonrası afoni (ses kaybı) veya solunum sıkıntısına yol açmadığı kaydedilmiştir. Sonuç olarak, her iki teknik de güvenle uygulanabilir niteliktedir.
Akademik Kaynak ve Yazarlar
Bu çalışma, Journal of Academic Research in Medicine (JAREM) bünyesinde (ISSN:2146-6505, E-ISSN: 2147-1894) 02/2014 tarihinde yayımlanmıştır.
Yazarlar:
- Yunus Topal
- Mehmet Lari Gedik
- İbrahim Karagöz
- Doğan Gönüllü
- Soykan Arıkan
- Vahit Tunalı
- Ferda Nihat Köksoy


