Doktorsitesi.com

Testicular Ischemia Caused by Incarcerated Inguinal Hernia in Infants: Incidence, Conservative treatment procedure, and Follow-up

Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş
Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş
18 Temmuz 2023154 görüntülenme
Randevu Al
Purpose: Testicular ischemia and necrosis, especially in the infant age, may result from incarcerated inguinal hernia. Duration of ischemia is a significant factor for the affected testicle. We aimed to present a case series on the conservative management in the testicular ischemia caused by incarcerated inguinal hernia.
Testicular Ischemia Caused by Incarcerated Inguinal Hernia in Infants: Incidence, Conservative treatment procedure, and Follow-up
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Incarcerated Inguinal Hernia and Testicular Ischemia in Infants

Testicular ischemia and potential necrosis represent critical complications of incarcerated inguinal hernia (IIH), particularly within the infant population. The duration of ischemia serves as a decisive factor in determining the ultimate viability of the affected testicle. This study aims to present a comprehensive case series focusing on the conservative management of testicular ischemia secondary to incarcerated inguinal hernia.

Materials and Methods: Retrospective Clinical Analysis

The study involved a retrospective investigation of inguinal hernia repairs performed between March 2009 and December 2014. Researchers recorded key patient characteristics, including the side of the hernia, presence of incarceration, occurrences of testicular ischemia, and subsequent complications.

To monitor the condition, Color Doppler ultrasonography was utilized preoperatively for all patients with incarcerated inguinal hernia. Postoperative follow-ups were conducted systematically at intervals of 3 and 7 days, followed by 1, 3, and 6 months. During these evaluations, testicular sizes, volumes, and arterial flow patterns were meticulously documented.

Results and Clinical Findings

A total of 785 inguinal hernias were surgically treated in 738 male patients, with ages ranging from 18 days to 16 years. The clinical findings regarding incarceration and ischemia are summarized below:

Clinical ParameterData Value
Total Male Patients738
Total Inguinal Hernias Treated785
Patients with Incarcerated Inguinal Hernia (IIH)44 (5.9%)
Irreducible Hernias (within IIH group)16 (36.3%)
Testicular Ischemia (in irreducible cases)9 (56.2%)

Among the 9 infants identified with testicular ischemia, an orchidopexy procedure was performed. Long-term follow-up (mean 8.3 ± 2.2 months) revealed that testicular atrophy occurred in only two patients (22.2%). In the remaining cases, both testicular volumes and perfusion levels remained within normal limits.

Key Outcomes of Conservative Management

  • Orchidopexy was the preferred surgical intervention for ischemic cases.
  • Most patients (77.8%) recovered normal testicular function and volume.
  • Color Doppler ultrasound proved essential for long-term monitoring.

Conclusion: The Importance of Urgent Surgical Intervention

Testicular ischemia resulting from incarcerated inguinal hernia can be successfully managed through conservative approaches without resorting to an orchiectomy. It is recommended that the ischemic testicle be monitored via color Doppler ultrasound for a minimum of six months to ensure recovery.

Furthermore, the repair of inguinal hernias in infants should be treated as an urgent surgery rather than an elective procedure. By prioritizing rapid intervention, testicular ischemia can be transformed into an avoidable complication, preserving reproductive health in infant patients.

Etiketler

Inguinal herniaTesticular ischemia

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş

Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş

Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş, 1974 yılında Antalya’nın Korkuteli İlçesi’nde doğdu. İlk ve orta öğretimini Korkuteli’de, lise eğitimini 1992 yılında Konya Atatürk Sağlık Meslek Lisesinde tamamladı. 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Tıbbi Laboratuvar Bölümününden mezun oldu. Sağlık Memuru ve Tıbbi Laboratuvar Teknikeri unvanları ile 1992 – 2002 yılları arasında Ankara Onkoloji Hastanesi ve Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesinde görev yaptı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1995-2001 yılları arasında tamamladığı tıp eğitiminin ardından 2002-2003 yıllarında Samsun’da pratisyen hekimlik yaptı. 2003-2008 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimi alan Prof. Dr. Karakuş, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde 2009 yılında Çocuk Cerrahisi Uzmanı olarak askerlik görevini tamamladı. 2009-2012 yılları arasında Tokat Vali Recep Yazıcıoğlu Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile Tokat Devlet Hastanesi’nde Çocuk Cerrahisi Uzmanı olarak mecburi hizmet görevini yaptı. Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı’na 2012 yılında atanan, 2016 yılında “Yardımcı Doçent”, 2017 yılında “Doçent”, 2022 yılında da “Profesör” olan Dr. Karakuş, 2021 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden, 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlıkta Kalite Geliştirme ve Akreditasyon Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak “Kalite Yönetim Direktörü” unvanını aldı. Prof. Dr. Karakuş, 0-18 yaş arasındaki bebek, çocuk ve ergenlerin doğumsal ve sonradan kazanılmış cerrahi hastalıklarında güncel bilgi, tecrübe ve deneyime sahiptir. Özellikle kapalı yöntemle ameliyatlarda (Torakoskopi, bronkoskopi, laparoskopi, sitoskopi, üreterorenoskopi, özegaoskopi, gastroskopi gibi endoskopik cerrahi işlemler) geniş bir tecrübeye sahiptir. Dünyada ve ülkemizde sadece birkaç merkezde uygulanabilen konvansiyonel (geleneksel) tek port laparoskopik (kapalı) cerrahiye özel ilgisi vardır. Tek bir kesi ile sadece göbekten girilerek yapılan bu yöntemle apandisit, kızlarda yumurtalık kistleri, erkeklerde varikosel, Meckel divertikülü, kasık fıtığı ameliyatları görünür iz olmadan başarıyla yapılmaktadır. Dünyada ilk kez konvansiyonel tek port laparoskopik kasık fıtığı onarımını geliştiren Prof. Dr. Karakuş evli ve iki çocuk babasıdır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.