Doktorsitesi.com

Tekrarlayan düşüklerin nedenleri

Op. Dr. Halit Fırat Erden
Op. Dr. Halit Fırat Erden
22 Temmuz 2015589 görüntülenme
Randevu Al
Tekrarlayan düşüklerin nedenleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tekrarlayan Düşükler ve Açıklanamayan İnfertilite Süreci

Tekrarlayan düşükler, anne adayları için duygusal açıdan en stresli ve yıpratıcı süreçlerin başında gelmektedir. Bu durumu daha zorlu kılan temel unsur ise genellikle kaybın altında yatan ana nedenin tam olarak belirlenememesidir. Birçok çift, başarılı bir gebelik elde edemediği veya doğuma ulaşamadığı için pek çok uzmanla görüşmekte, ancak net bir cevap alamamaktadır.

Bu belirsizlik süreci sonucunda çiftlere sıklıkla açıklanamayan infertilite tanısı konulmaktadır. Bu tanıyla birlikte defalarca başarısız tüp bebek tedavileri uygulanmakta veya biyokimyasal gebelik gibi düşük tipleri tecrübe edilmektedir. Tıbbi açıdan cevaplara ulaşılamaması, ne yazık ki sorunun çözümsüz kalmasıyla eşdeğer bir etki yaratmaktadır.

Hamileliğin Sonlanmasında Bağışıklık Sisteminin Rolü

Güncel tıbbi araştırmalar, bağışıklık sisteminin başarılı bir hamileliğin başlaması ve sürdürülmesinde fark edilenden çok daha büyük bir etkisi olduğunu göstermektedir. Sağlıklı işleyen bir bağışıklık sisteminde, vücut tarafından aslında "yabancı madde" olarak algılanan embriyo bünyeye tanıtılır. Bu süreçte embriyo bağışıklık sistemini baskılayarak, sistemin bebeği korumak üzere normal koşullarda çalışmasını sağlar.

Ancak bağışıklık sisteminde bir sorun olduğunda bu baskılanma gerçekleşemez. Bu durumda anne adayının kendi bünyesi, embriyoyu bir tehdit olarak algılayarak saldırıya geçebilmektedir. İmmünolojik sebepler, tekrarlayan düşüklerin en kritik ancak bazen gözden kaçan nedenleri arasında yer almaktadır.

Tekrarlayan Düşüklere Neden Olan İmmünolojik Faktörler

Bağışıklık sisteminin bozulmasına ve dolayısıyla gebelik kayıplarına yol açabilecek başlıca immünolojik unsurlar şunlardır:

  • Antinükleer antikorlar (ANA)
  • Foliküler sıvı çevresi faktörleri
  • Doğal katil hücreler (Natural Killer Cells)
  • Raynaud hastalığı
  • Regülatör T hücreleri

Düşüklerin İmmünolojik Olmayan Diğer Nedenleri

Tekrarlayan düşüklerin nedenleri araştırılırken sadece immünolojik faktörlere odaklanmak yeterli olmayabilir. Sürecin tam olarak aydınlatılması için immünolojik olmayan nedenlerin de titizlikle incelenmesi gerekmektedir. Aşağıdaki tabloda gebelik kayıplarına yol açabilecek diğer temel risk faktörleri özetlenmiştir:

Faktör KategorisiOlası Nedenler
Hormonal NedenlerEndokrin bozukluklar
Genetik FaktörlerGenetik anormallikler
Dolaşım SorunlarıPıhtılaşmaya meyil (Tromboz)
Çevresel EtkenlerToksinlere maruz kalma

Sonuç olarak; genetik anormalliklerden endokrin bozukluklara, pıhtılaşma sorunlarından çevresel toksinlere kadar pek çok farklı durum tekrarlayan düşük olaylarını tetikleyebilmektedir.

Etiketler

DüşükTekrarlayan düşük sebepleriRaynaud hastalığıEndokrin bozukluklarTekrarlayan düşüklerin sebebiHamileliğin sonlanmasıHamileliğin sonlanma sebebiHamileliğin sonlanma sebepleriHamileliğin sonlanma nedenleriEmbriyo ve bağışıklık sistemiDoğal katil hücrelerGenetik anormalliklerTekrarlayan düşüklerin nedenleri

Yazar Hakkında

Op. Dr. Halit Fırat Erden

Op. Dr. Halit Fırat Erden

Op. Dr. Halit Fırat ERDEN, 30 Temmuz 1966 tarihinde Mersin'de doğmuştur. 1984 yılında Tarsus Amerikan Koleji'nde lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1995 yılında ise Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimini tamamlamış ve uzmanlığını almıştır. 1995 - 1997 yılları arasında University of California - San Diego'da Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite alanında üst ihtisas eğitimini tamamlamıştır. Eastern Virginia Medical School - Jones Institute Tüp Bebek Merkezi'nde ve Cornell Medical Center'da Gözlemci olarak bulunmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.