Doktorsitesi.com

Sürekli Ayrılma Hayali Kurulan Evlilikte Yaşamak

Uzman Aile Danışmanı Fatma Zehra Çavdar
Uzman Aile Danışmanı Fatma Zehra Çavdar
21 Ekim 202479 görüntülenme
Randevu Al
Bu kişinin evlendiği zaman eşiyle ilişkisinde en ufak bir alarm durumunda sizce nasıl davranması beklenir? Biraz kamerayı bu eve çevirelim. Partnerimizle anlaşmazlık ve tartışmalarımız olduğunda hepimiz bir miktar korku yaşarız. Güvenli ilişkileri olanlarımızı için bu anlık ve geçicidir. Gerçek bir tehdit olmadığını veya istersek eşimizin bizi rahatlatacağını fark edince, korkumuz hızla ve kolayca yatışır. Ancak zayıf ve yıpranmış ilişkileri (yukarıdaki aile modelinde büyümüş kişiler gibi) olanlarımız için, korku çok yoğun ve baskın olabilir. Nörobilimci Panksepp, (1998), bunu “birincil panik” olarak adlandırır. Sonrasında yapılacak iki şey vardır. Ya partnerimizin bizi avutup rahatlatmasını sağlamak gayretiyle yapışkan ve talepkâr hale geliriz ya da kendimizi sakinleştirip korumak amacıyla geri çekilip bağlantıyı keseriz. Siz hangisini tercih ediyorsunuz? Partneriniz hangisini tercih ediyor? Peki siz böyle davranmayı nereden öğrendiniz?
Sürekli Ayrılma Hayali Kurulan Evlilikte Yaşamak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağlanma Stilleri ve İlişkilerdeki Duygusal Tepkiler

Modern psikolojinin önemli isimlerinden S. Johnson (2022), ebeveynleriyle sağlıklı ve güvene dayalı bir ilişki kurabilen bireylerin, yetişkinlik dönemindeki romantik ilişkilerinde partnerlerine karşı daha az öfke hissettiklerini ve art niyet aramadıklarını belirtmektedir. Bu bireyler, öfkelerini daha kontrollü bir şekilde ifade ederken, temel amaçlarını problem çözme ve partnerleriyle yeniden yakınlık kurma üzerine kurgularlar.

Duygusal Ulaşılabilirlik ve Güvenli Bağlanmanın Önemi

İnsan psikolojisi; üzüntü, acı ve özellikle korku gibi yoğun duyguların hücumuna, partnerinin duygusal yönden ulaşılabilir olmadığını hissettiğinde uğrar. Bir kişi ihtiyaç duyduğu anlarda karşılık bulamadığında kendisini yalnızlık ve çaresizlik içinde bulur. Çocukluk döneminde öfke problemi olan bir baba veya sevgiyi sadece belirli şartlara (örneğin ev işlerini yapmak) bağlayan bir anne figürüyle büyümek, bireyin güvenli bağlanma geliştirmesini engeller. Bu durum, yetişkinlikte kişinin kendisini sürekli bir kaygı içinde bulmasına neden olabilir.

İlişkilerde "Birincil Panik" ve Savunma Mekanizmaları

İlişkilerde yaşanan tartışmalar her bireyde bir miktar korku uyandırır. Ancak bu korkunun şiddeti, kişinin bağlanma geçmişine göre farklılık gösterir:

Bağlanma TürüTartışma Anındaki TepkiSonuç
Güvenli BağlanmaKorku anlık ve geçicidir.Partnerin yatıştırıcı etkisiyle hızla normale dönülür.
Zayıf/Yıpranmış BağlanmaKorku yoğun ve baskındır.Nörobilimci Panksepp'in (1998) ifadesiyle "birincil panik" yaşanır.

Bu panik anında bireyler genellikle iki yoldan birini tercih eder:

  1. Partnerin ilgisini çekmek için yapışkan ve talepkâr hale gelmek.
  2. Kendini korumak amacıyla geri çekilip bağlantıyı kesmek.

Bağlanma Alarmı Ne Zaman Çalar?

Bowlby (1969), bağlanma sistemimizin hangi durumlarda alarm verdiğini net bir şekilde tanımlamıştır. Bu alarm şu durumlarda devreye girer:

  • Dünyada kendimizi aniden tedirgin ve savunmasız hissettiğimizde.
  • Sevilen kişiye duyulan yakınlık hissinde olumsuz bir değişim algılandığında.
  • İlişkiye yönelik gerçek veya hayali bir tehdit sezinlendiğinde.

Buradaki en kritik nokta, tehdidin gerçekliğinden ziyade kişinin kendi algısıdır. Örneğin, partnerin söylediği tek bir "saçmalama" kelimesi, kişinin zihninde kontrol edilemez bir öfke ve kaçma isteği uyandırabilir.

Geçmişin İzleri: Bilinçaltı ve Güncel Tepkiler

Bilinçli bir şekilde hatırlanmasa bile, partnerin kullandığı bir kelime çocukluktaki çaresiz bir anıyı tetikleyebilir. Örneğin, annesinin babasına yönelik küçümseyici tavırlarına şahit olan bir çocuk, yetişkinliğinde benzer bir kelime duyduğunda mantıklı düşünme yetisini kaybedebilir. Bu durum, kişinin ifade gücünü ketleyerek olayları bir anda kopma veya boşanma noktasına getirmesine neden olur.

Farkındalık İçin Öz Soruşturma

Eğer siz de en ufak bir hatada ilişkileri kestirip atma eğilimindeyseniz, o kritik anlarda şu soruları kendinize sorarak farkındalık yaratabilirsiniz:

  • Bu yoğun duygu tam olarak nereden geldi?
  • Neden şu an bu kadar yüksek bir tepki veriyorum?
  • Zihnimi bu "kestirip atma" veya "boşanma" senaryolarına hangi geçmiş yaşanmışlık itmiş olabilir?

Bu sorular, olay anında fren mekanizmasını devreye sokmanıza ve kendi iç dünyanıza ışık tutmanıza yardımcı olacaktır.

Etiketler

Çift terapisiAile içi problemlerBoşanma süreci

Yazar Hakkında

Uzman Aile Danışmanı Fatma Zehra Çavdar

Uzman Aile Danışmanı Fatma Zehra Çavdar

Sakarya Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi’nden (SEM) Aile Danışmanlığı unvanımı aldım. Yaklaşık 6 yıldır aile danışmanlığı görevimi sürdürüyorum. 3 yıllık bir rehber öğretmenlik tecrübem oldu. Ailelerle ve çocuklarla bu süreç içerisinde ayrıntılı bir şekilde çalıştım. Uzmanlığım çiftlerle ve aileler çalışmak bunun yanı sıra bireysel psikoterapi, aile danışmanlığı, çocuklarla oyun terapisi, ergen psikoterapisi yapıyorum. Psikodinamik ekol ağırlıklı çalışmakla beraber bütüncül bir yaklaşımla danışanlarımla ilerliyoruz. Uzmanlığımı İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Aile Danışmanlığı ve Eğitimi ile aldım. İkamet ettiğim Samandıra’da ve Üsküdar’da danışan görmekteyim.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.