Doktorsitesi.com

STRESLE BAŞETME ve RAHATLAMA YÖNTEMLERİ

Prof. Dr. Şakir Özen
Prof. Dr. Şakir Özen
11 Ocak 2019180 görüntülenme
Randevu Al
STRESLE BAŞETME ve RAHATLAMA YÖNTEMLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Stres ve Psikolojik Denge: Hayatın Akışında Ayakta Kalmak

Hayat, her yeni günle birlikte kendi güzelliklerini ve zorluklarını beraberinde getiren dinamik bir süreçtir. Bireyler, karşılaştıkları bu yeni sorunlarla ya etkin bir şekilde baş ederek yarına hazırlanır ya da hayatın yoğun çarkları arasında ezilme riskiyle karşı karşıya kalır. Her yeni durum, bireyin mevcut psikolojik dengesini (psikolojik homeostazis) doğrudan etkileyerek bu dengenin yeniden kurulmasını zorunlu kılar.

Stres etkenlerinin geçici veya sürekli olma durumuna göre her bireyde farklı reaksiyonlar gözlemlenir. Bu tepkileri temel olarak üç ana grupta incelemek mümkündür:

Stres Karşısında Verilen Temel Tepkiler

Tepki TürüBelirtiler ve Göstergeler
Bedensel TepkilerKalp çarpıntısı, tansiyon yükselmesi, kas gerginliği ve ağrısı, titreme, terleme, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, sindirim sorunları (kabızlık, hazımsızlık), ağız kuruluğu.
Psikolojik TepkilerÖfke, üzüntü, bunaltı, huzursuzluk, gerginlik, kırılganlık, kararsızlık, zihin dağınıklığı, konsantrasyon bozuklukları ve hatırlama güçlüğü.
Davranışsal TepkilerKaçınma, içe kapanma, çevreye veya kendine zarar verme, zararlı alışkanlıklar (sigara, alkol, madde), iştah değişimleri, huzursuz hareketler, aşırı uyuma veya internet/alışveriş gibi aktivitelere yönelme.

Her bireyin stres karşısındaki tutumu; kişiliği, bilgi birikimi, anlık ruhsal durumu ve geçmiş deneyimlerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu tepkilerin bir kısmı yapıcıyken, bir kısmı sorunu daha da derinleştirebilir. Peki, günlük streslerle yüzleşirken olumlu adımlar nasıl atılabilir?

Günlük Stresle Mücadelede 12 Stratejik Adım

1. Kendimizi Tanıma ve Gözlemleme

Stres anındaki hislerinizi, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı bir gözlemci titizliğiyle inceleyin. Gün içindeki davranışlarınızın kaydını tutarak; olayları nasıl yorumladığınızı ve bu yorumların hangi duygulara yol açtığını analiz edin. Sergilediğiniz davranışın size kazanç mı yoksa kayıp mı getirdiğini değerlendirin. Olaylara dışarıdan bir göz gibi puan vermek, stresin algılanan şiddetini zamanla azaltacaktır.

2. Otomatik Düşünce Kalıplarını Esnetme

Çocukluktan gelen ve sizi çıkmaz sokağa iten "hep", "hiç", "asla" gibi keskin ifadeler içeren otomatik düşünce kalıplarını gözden geçirin. Hayata bakış açınızı esneterek alternatifli ve çok boyutlu düşünmeye çalışın. Bu esneklik, kimliğinize zarar vermez; aksine stresle mücadelenizi güçlendirir.

3. Etkin Zaman Planlaması

Zorunlu ihtiyaçlar (uyku, yemek, temizlik) dışında kalan boş zamanlarınızı belirleyin. İşlerinizi önem sırasına ve mekan yakınlığına göre listeleyerek, her gün için gerçekçi hedefler koyun. Gün sonunda planladığınız işlerdeki başarı durumunuzu gözden geçirerek ertesi günü yeniden organize edin.

4. Sorun Çözme Becerilerini Geliştirme

Sıkıntı veren olayı net bir şekilde tanımlayın. Akla gelen tüm çözüm yollarını (mantıklı veya mantıksız) not alın. Bu çözüm yollarının sorunu çözme potansiyelini yüzde (%) olarak derecelendirin. Hem kendi sağlığınız hem de çevreniz için en faydalı veya en az zararlı olan seçeneği uygulamaya koyun.

5. Sosyal ve Profesyonel Destek İsteme

Problemlerinizi paylaşabileceğiniz akraba, arkadaş ve komşularınızdan destek almaktan çekinmeyin. Gerektiğinde konunun uzmanı olan kişilere danışarak profesyonel rehberlik arayışına girin.

6. Mizah Yeteneğini Kullanma

Olaylara şaka ve mizah penceresinden bakmak, stresin yarattığı gerginliği azaltır. Mizah dergileri okumak, fıkralar hatırlamak veya stresli anlarda hoş anıları canlandırmak, zihinsel bir rahatlama sağlar.

7. Yeni ve Yapıcı Davranışlara Yönelme

Fiziksel ve zihinsel deşarj sağlayan aktivitelere vakit ayırın. Yürüyüş, spor, müzik, hobi edinme, evcil hayvan besleme veya meditasyon gibi aktiviteler stres yönetiminde kritik rol oynar.

8. Affedici Olmanın Gücü

Toplum içinde yaşarken haksızlığa uğramak kaçınılmaz olabilir. Kin ve intikam duygusu, vücutta stres hormonlarını yükselterek şeker ve tansiyon gibi hastalıklara davetiye çıkarır. Küçük meseleleri büyütmemek ve affedici olmak, bedensel sağlığı koruyan bir rahatlama yöntemidir.

9. Değiştirilemeyecek Stres Kaynaklarına Alışma

Gücünüzü aşan ve ortadan kaldırılamayan sorunlarla (trafik, hayat pahalılığı, komşu gürültüsü vb.) birlikte yaşamayı öğrenin. Bu durumlara karşı alternatifler geliştirin veya duygusal olarak duyarsızlaşmaya çalışın.

10. Ölçülü Harcama ve Finansal Kontrol

Ekonomik baskıları azaltmak için yüksek borçlanmalardan kaçının. Kredi kartı kullanımını sınırlandırarak gelir durumunuza uygun bir harcama planı oluşturun.

11. Dengeli ve Düzenli Beslenme

Stresle mücadelede vücut direnci oldukça önemlidir. Her türlü olumsuzluğa rağmen dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeli ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalısınız.

12. Düzenli Uyku Düzeni

Gün içinde zihinsel berraklık ve sakinlik için uyku kalitesine önem verin. Yaşınıza uygun miktarda (örneğin orta yaşlılar için günlük 6-8 saat) ve rahat bir ortamda uyumaya özen gösterin.

Etiketler

RahatlamaBaş etmeStresKaygıTedaviPsikiyatri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şakir Özen

Prof. Dr. Şakir Özen

Prof. Dr. Şakir ÖZEN, Denizli'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1999 yılında tamamlayarak Psikiyatri Uzmanı olmuştur. 

2000 Yılında ''Yardımcı Doçent Doktor'' 2005 yılında ''Doçent Doktor'' 2010 yılında ''Profesör Doktor'' Profesörü unvanlarının sahibi olmuştur.

20 ay süre ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi’nde görev almış olan Prof. Dr. Şakir ÖZEN, 3 yıl Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Eğitim Görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.