Doktorsitesi.com

Sperm Analizi (Spermiyogram)

Prof. Dr. Fatih Şendağ
Prof. Dr. Fatih Şendağ
28 Ocak 20109478 görüntülenme
Randevu Al
Sperm Analizi  (Spermiyogram)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sperm Analizi ve Kısırlık Araştırmalarındaki Önemi

Sperm analizi, erkeklerde kısırlık araştırmalarının en kritik adımlarından biridir. Bu analiz süresince spermlerin toplam sayısı, hareket kabiliyeti (motilite) ve yapısal özellikleri (morfoloji) detaylı bir şekilde incelenir. Ayrıca semen örneğinin miktarı, lökosit varlığı ve likefaksiyon (sıvılaşma) süresi gibi parametreler de değerlendirmeye alınır.

Sperm Örneği Vermeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğru bir analiz sonucu elde edebilmek için sperm örneği verilmeden önce belirli kurallara uyulması şarttır. Örnek verilmeden önce 2 ile 4 gün arasında cinsel perhiz uygulanmalı, yani bu süre zarfında herhangi bir yolla boşalma gerçekleşmemelidir.

Sperm örneği verilirken dikkat edilmesi gereken diğer hususlar şunlardır:

  • Örnek mutlaka mastürbasyon yolu ile sağlanmalıdır.
  • İşlem esnasında hiçbir şekilde kayganlaştırıcı madde kullanılmamalıdır.
  • Elde edilen örnek, en geç 30 dakika içerisinde laboratuvar ortamında incelenmelidir.

Analiz Süreci ve Değerlendirme Kriterleri

Genellikle kesin bir kanıya varabilmek adına, 3 aylık bir zaman dilimi içerisinde 2 veya 3 kez sperm analizi istenebilir. Ancak yapılan ilk sperm analizi sonucu normalse, testin tekrarlanmasına gerek duyulmaz.

Sağlıklı bir ejakülasyon için temel kriterler şu şekildedir:

  • Normal sperm yoğunluğu: Ejakülasyonda 1,5 – 5 mm arasındadır.
  • Normal sperm sayısı: Mililitrede 20 ile 150 milyon arasındadır.
  • Hareketlilik ve Şekil: Spermlerin en az %60’ı normal şekle ve hareketliliğe sahip olmalıdır.

Sperm Analizi İçin Normal Değerler Tablosu

Sperm analizinde referans kabul edilen normal değerler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreNormal Değerler
Yoğunluk> 2.0 ml
Konsantrasyon> 20 milyon/ml
Toplam Hücre> 40 milyon
Motilite (Hareketlilik)~ %50
Morfoloji (Normal Şekil)~ %30
PH Değeri7,2 – 8
Canlılık~ %75
Beyaz Kan Hücreleriml’de 1 milyondan az

Erkek İnfertilitesi ve Anormal Sonuçlar

Analiz sonuçlarındaki anormallikler doğrudan erkek infertilitesini (kısırlık) işaret edebilir. Örneğin, sperm sayısının çok az veya çok yüksek olması, spermin asitlik derecesi ve beyaz kan hücrelerinin (lökosit) varlığı infertilite durumunu etkileyen faktörlerdir.

Buna rağmen, erkek infertilitesi hakkında hala birçok bilinmeyen mevcuttur. Spermiyogram sonuçları bazen kısırlığın nedenini tam olarak açıklamaya yetmeyebilir. Eğer test sonucunda düşük sperm sayısı veya yapısal bir bozukluk saptanırsa, uzmanlar tarafından daha ileri tetkikler istenebilir.

Sperm Analizi ile İlgili Temel Terimler

Sperm analizi raporlarında sıkça karşılaşılan tıbbi terimler ve anlamları şunlardır:

  • Normospermi: Sperm sayısı, hareketliliği ve şeklinin tamamen normal olması durumudur.
  • Oligospermi: Sperm sayısının normal referans değerlerinden az olmasıdır.
  • Astenospermi: Sperm hücrelerinin hareket yeteneğinin düşük olmasıdır.
  • Teratospermi: Normal morfolojiye (şekle) sahip sperm hücresi oranının düşük olmasıdır.
  • Oligoastenoteratospermi: Sperm sayısı, hareketliliği ve şeklinde aynı anda problem görülmesidir.
  • Azospermi: Ejakülatta hiç sperm hücresi bulunmaması durumudur.

Etiketler

SpermiyogramCinsel perhizŞekilHareketSayıSperm analiz değerleriNormal spermiyogramErkek semen analizi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Fatih Şendağ

Prof. Dr. Fatih Şendağ

Prof.Dr. Fatih ŞENDAĞ, 1969 yılında Adana'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından,1986 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1992 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1998 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. 2004 yılında Doçent, 2011 yılında ise Profesör ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.