Doktorsitesi.com

Sorularla tüberküloz (verem) hakkında bilmek istedikleriniz

Uzm. Dr. Adem Yılmaz
Uzm. Dr. Adem Yılmaz
17 Mayıs 2018439 görüntülenme
Randevu Al
Sorularla tüberküloz (verem) hakkında bilmek istedikleriniz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tüberküloz (Verem) Nedir? Küresel ve Yerel Durum

Tüberküloz (verem), aşısı bulunmasına rağmen dünya genelinde etkisini sürdüren, akciğerler başta olmak üzere tüm vücuda yayılabilen mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, her yıl yaklaşık 8 milyon kişi bu hastalığa yakalanmakta ve 3 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. İstatistikler, dünyada her 15 saniyede bir kişinin verem nedeniyle öldüğünü ve dünya nüfusunun üçte birinin (2 milyar kişi) tüberküloz basili ile enfekte olduğunu göstermektedir.

Türkiye'de Verem Hastalığının Durumu

Türkiye'de her yıl yaklaşık 20 bin yeni verem vakası tespit edilmektedir. Ülke nüfusunun dörtte biri tüberküloz basili ile enfekte olsa da, toplam hasta sayısında bir artış gözlenmemektedir. Aksine, 1952 yılında başlatılan yoğun mücadele çalışmaları sayesinde vaka sayılarında ciddi bir düşüş yaşanmıştır.

YılDurumOran (Yüz binde)
1945Ölüm Oranı262
GünümüzÖlüm Oranı2.5
1965Yakalanma Oranı172
GünümüzYakalanma Oranı30

Tüberküloz Nasıl Bulaşır?

Verem mikrobu temel olarak hava yoluyla bulaşır. Hasta bireylerin öksürmesi, aksırması veya konuşması sırasında havaya yayılan mikroplar, kapalı ortamlarda günlerce canlı kalabilir. Sağlıklı bireyler bu havayı soluduklarında mikroplar akciğerlere ulaşarak yerleşir.

Bulaşma riskine dair önemli detaylar şunlardır:

  • Asıl Bulaşma Kaynağı: Balgamında mikrop bulunan ve öksüren aktif akciğer tüberkülozu hastalarıdır.
  • Düşük Riskli Gruplar: Akciğer dışı organ tüberkülozu olanlar ve en az 15 gündür tedavi gören hastalar pratik olarak bulaştırıcı değildir.
  • Nadir Yollar: Hasta sığırların süt ürünleri, anne sütü veya doğum kanalı yoluyla bulaşma çok nadirdir.

Kimler Daha Fazla Risk Altındadır?

Mikrobu soluyan her bireyde hastalık gelişmez. Hastalığın ortaya çıkması; solunan mikrop sayısına, mikrobun gücüne ve kişinin bağışıklık sistemi direncine bağlıdır. Özellikle şu gruplarda risk daha yüksektir:

  • Sigara ve alkol kullananlar,
  • Beslenme bozukluğu ve kötü yaşam koşullarına sahip olanlar,
  • Şeker hastalığı, AIDS, böbrek hastalıkları veya kronik akciğer hastalığı olanlar.

Tüberküloz Belirtileri ve Teşhis Yöntemleri

Tüberküloz sinsi ve yavaş ilerleyen bir hastalıktır; belirtiler genellikle aylar içinde belirginleşir. Hastalığın en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Uzun süreli halsizlik ve iştahsızlık,
  • Kilo kaybı ve hafif ateş,
  • Geceleri terleme,
  • İnatçı öksürük ve balgam çıkarma (balgamda kan görülebilir).

Kesin teşhis, hastadan alınan vücut örneklerinde (balgam, idrar, mide sıvısı vb.) tüberküloz mikrobunun laboratuvar ortamında görülmesi veya üretilmesiyle konur. Bazı durumlarda doku biyopsisi de kullanılabilir.

Tedavi Süreci ve İlaç Direnci

Günümüzde tüberküloz, uygun şartlar altında %100'e yakın tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak yanlış veya eksik tedavi, hastalığın müzminleşmesine ve ilaç direnci oluşmasına neden olur. İlaç direnci gelişen hastaların tedavisi çok daha güçtür ve bu kişilerin uzmanlaşmış merkezlerde yatarak tedavi edilmeleri hayati önem taşır.

İlaçların Yan Etkileri ve Takip

Tedavi sürecinde kullanılan ilaçların en önemli yan etkisi karaciğer üzerinedir. Ayrıca görme, işitme, denge bozuklukları ve alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu nedenle hastaların aylık düzenli kontrollere gitmesi ve kayıtlı takip için Verem Savaş Dispanserlerine başvurması önerilir.

Veremden Korunma Yolları ve BCG Aşısı

Hastalıktan korunmanın en etkili yolu, mevcut hastaların hızla teşhis edilip tedavi edilmesidir. Bireysel ve toplumsal korunma için şu adımlar izlenmelidir:

  1. Ortam Hijyeni: Hastaların bulunduğu mekanlar iyi havalandırılmalı ve maske kullanımı ihmal edilmemelidir.
  2. Tarama: Hasta ile aynı evde yaşayan kişiler mutlaka sağlık taramasından geçirilmelidir.
  3. Aşılama: Doğumu takip eden ikinci ayın sonunda ve ilkokula başlarken BCG aşısı yapılmalıdır.

BCG aşısı, hastalığı %100 engellemese de görülme sıklığını azaltır ve özellikle çocuklarda hastalığın ağır seyreden türlerinin oluşmasını önler.

Etiketler

VeremTüberküloz cerrahisiTüberküloz hastalığıVerem aşısıVerem hastalığıVerem tedavisiTüberküloz

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Adem Yılmaz

Uzm. Dr. Adem Yılmaz

​Uzm. Dr. Adem YILMAZ, 1964 yılında Ardahan'da doğmuştur. Orta öğretimini İstanbul’da, Tıp Fakültesi’ni Atatürk Üniversitesinde tamamlamış 1987’de tıp doktoru unvanı almıştır. Uzmanlık eğitimini Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamıştır. Uzmanlık eğitimi süresince Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde alerji ve girişimsel tanı konularında rotasyonlara katılmıştır. Adana Ceyhan Devlet Hastanesi ne 1994 yılında Göğüs Hastalıkları uzmanı olarak göreve başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.