SORULARLA İNSÜLİN DİRENCİ VE DİYABET

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
İnsülin Direnci Nedir ve Kimlerde Görülür?
Obezite, metabolik sendromun en kritik bileşenlerinden biri olup insülin direnci ile doğrudan ilişkilidir. Metabolik sendrom tanısı alan bireylerin büyük bir kısmında fazla kilo veya obezite görülmekle birlikte, insülin direnci yaşayan kişilerin çoğunda abdominal obezite (karın bölgesi yağlanması) mevcuttur.
İnsülin direnci, Tip 2 diyabetli hastaların yaklaşık %90'ında saptanan bir durumdur. Ancak bu tablo sadece diyabet hastalarıyla sınırlı değildir; normal glukoz toleransına sahip ve diyabet tanısı almamış bireylerde de insülin direnci görülebilmektedir.
İnsülin Direnci ile İlişkili Hastalıklar
İnsülin direnci, vücutta tek başına seyretmek yerine genellikle farklı metabolik ve kronik rahatsızlıklarla birlikte görülür. Bu durumun eşlik ettiği başlıca klinik tablolar şunlardır:
- Diyabet: %90 oranında birliktelik gösterir.
- Hipertansiyon: Hastaların %50'sinde görülür.
- Polikistik Over Sendromu (PKOS): İnsülin direnci ile seyreden önemli bir klinik tablodur.
- NASH (Nonalkolik Steatohepatit): Karaciğer yağlanmasına bağlı iltihaplanma.
- Kanser Türleri: Bazı kanser türlerine insülin direnci eşlik edebilmektedir.
Prediyabet (Gizli Şeker) Nedir?
Prediyabet, halk arasında şeker hastalığı öncesi dönem olarak bilinir ve glukoz metabolizmasındaki bozulmanın derecesine göre sınıflandırılır. Bu aşamadaki hastaların 5-10 yıl içerisinde aşikar diyabet geliştirme riski oldukça yüksektir.
| Durum | Tanım | Kan Şekeri Değeri |
|---|---|---|
| Bozulmuş Açlık Glukozu (BAG) | Açlık kan şekerinin yüksekliği | 100-125 mg/dl |
| Bozulmuş Glukoz Toleransı (BGT) | 2. saat tokluk şekerinin yüksekliği | 140-190 mg/dl |
| Kombine BAG + BGT | Her iki değerin de bozuk olması | İleri derece metabolik bozukluk |
| HbA1c Değeri | 3 aylık ortalama şeker | 5.7 - 6.4 arası |
Kimler İnsülin Direnci Açısından Araştırılmalıdır?
Aşağıdaki belirtileri gösteren kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurarak insülin direnci testi yaptırmaları önerilir:
- Az yemek yemesine rağmen son dönemde hızla kilo alanlar.
- Düzenli diyet yapmasına rağmen kilo vermekte zorlananlar.
- Özellikle geceleri artan aşırı tatlı yeme isteği olanlar.
- Acıktığında el ve ayaklarında titreme hissedenler.
- Vücut tüylenmesinde artış ve ciltte (yüz/vücut) sivilcelenme başlayanlar.
- Adet düzensizliği yaşayan kadınlar.
- Ailesinde şeker hastalığı öyküsü bulunan bireyler.
Diyabet Tanısı ve Belirtileri Nelerdir?
Aşikar diyabet tanısı konulabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. 8 saatlik açlık sonrası kan şekerinin 126 mg/dl üzerinde olması, OGTT (şeker yükleme) 2. saat değerinin 200 mg/dl üzerinde olması veya HbA1c değerinin 6.5 üzerinde olması tanı için belirleyicidir.
Diyabetin Klasik Semptomları
- Poliüri: Aşırı idrara çıkma.
- Polidipsi: Aşırı su içme isteği.
- Polifaji: Aşırı yemek yeme veya iştahsızlık.
- Ağız kuruluğu, halsizlik ve çabuk yorulma.
- Noktüri: Gece idrara kalkma.
Daha Az Görülen Belirtiler
- Bulanık görme ve açıklanamayan kilo kaybı.
- İnatçı enfeksiyonlar ve tekrarlayan mantar hastalıkları.
- Vücut genelinde kaşıntı.
Türkiye'de Diyabet Sıklığı ve Gelecek Öngörüleri
Türkiye'de diyabet prevalansı yıllar içinde ciddi bir artış göstermiştir. TURDEP1 (1997) çalışmasında %7.2 olan diyabet sıklığı, TURDEP2 (2010) çalışmasında %13.7'ye yükselmiştir. Bu artışın temel sebebi toplumdaki ortalama ağırlık artışıdır; kadınlarda ortalama 6 kg, erkeklerde ise 8 kg artış saptanmıştır.
Dünya Diyabet Derneği (IDF) verilerine göre, Türkiye'nin 2035 yılında 11.8 milyon diyabet hastası ile dünyada en yüksek görülme sıklığına sahip 9. ülke olacağı tahmin edilmektedir.
Diyabet Taraması Yapılması Gereken Risk Grupları
Vücut Kitle İndeksi (BKİ) 25 kg/m² üzerinde olan ve özellikle bel çevresi kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm'den büyük olan bireyler 40 yaşından itibaren 3 yılda bir taranmalıdır. Ancak aşağıdaki risk faktörlerine sahip olanlar daha genç yaşta incelenmelidir:
- Birinci derece yakınlarında diyabet olanlar.
- İri bebek doğuranlar veya gebelik diyabeti öyküsü olanlar.
- Hipertansiyon ve dislipidemi (HDL < 35 mg/dl veya TG > 250 mg/dl) hastaları.
- Polikistik Over Sendromu (PKOS) olan kadınlar.
- Fiziksel aktivitesi düşük olanlar ve şizofreni hastaları.
- Koroner veya serebral vasküler hastalık öyküsü olanlar.
Kontrolsüz Diyabet ve Glisemik Hedefler
Tedavide başarısızlık veya kontrolsüz diyabet durumunda; tekrarlayan açlık şekerinin 300 mg/dl üzerinde olması, HbA1c'nin 11'i aşması veya ağır hipoglisemi atakları (50 mg/dl altı) gözlemlenir.
Güncel ADA (Amerikan Diyabet Cemiyeti) Hedefleri:
- HbA1c: %7'nin altında.
- Açlık (Preprandial) Glukoz: 70-130 mg/dl.
- Tokluk (Postprandial) Glukoz: 180 mg/dl altında.
Tip 2 Diyabette İnsülin Tedavisi Ne Zaman Gereklidir?
Oral antidiyabetik ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda insülin tedavisi kaçınılmaz hale gelir. Başlıca endikasyonlar şunlardır:
- Ağır hiperglisemik semptomlar ve aşırı kilo kaybı.
- Akut kalp krizi, ağır enfeksiyonlar veya büyük cerrahi operasyonlar.
- Gebelik ve emzirme (laktasyon) dönemi.
- Böbrek veya karaciğer yetersizliği.
- Diyabetik ketoasidoz veya hiperosmolar koma durumları.
- İlaçlara karşı gelişen ağır yan etkiler veya alerjiler.

