Doktorsitesi.com

SORULARLA AORT ANEVRİZMALARI

Prof. Dr. Mustafa Güler
Prof. Dr. Mustafa Güler
30 Kasım 2016557 görüntülenme
Randevu Al
SORULARLA AORT ANEVRİZMALARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aort Anevrizması Nedir?

Aort anevrizması, vücudun en büyük atar damarı olan aortun, damar duvarındaki zayıflama nedeniyle normal çapının %50'sinden fazla genişleyerek balonlaşmasıdır. Kalpten çıkan ve tüm vücuda oksijenli kan taşıyan bu hayati damar; göğüs ve karın boşluğu boyunca ilerleyerek bacaklara kadar uzanır.

Anevrizmalar oluştukları bölgeye göre iki ana gruba ayrılır:

  • Torakal Aort Anevrizması: Göğüs boşluğu bölümünde meydana gelen genişlemelerdir.
  • Abdominal Aort Anevrizması: Karın boşluğu içindeki bölümde oluşan genişlemelerdir.

Bu durumun en kritik riski, damar çapı ve iç basınç arttıkça damarın patlama (rüptür) ihtimalinin yükselmesidir.

Aort Anevrizmasının Nedenleri Nelerdir?

Anevrizma gelişimindeki temel faktör, damar duvar yapısının bozularak zarar görmesidir. Bu bozulmaya yol açan başlıca nedenler şunlardır:

  • Hipertansiyon (Yüksek kan basıncı)
  • Sigara kullanımı
  • Ateroskleroz (Damar sertliği) ve yüksek kolesterol
  • Genetik yatkınlık
  • Enfeksiyonlar ve travmalar

Aort Anevrizması Belirtileri ve Riskleri

Aort anevrizmaları çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerler ve hiçbir belirti vermez. Ancak büyüyen anevrizma, bulunduğu bölgedeki dokulara baskı yaparak şu şikayetlere yol açabilir:

  • Aort kapak yetmezliği: Kalp çıkışındaki genişlemelerde görülür.
  • Nefes darlığı: Soluk borusuna baskı yapması durumunda oluşur.
  • Karın ve sırt ağrısı: Özellikle abdominal anevrizmalarda sıkça rastlanır.

Bazı vakalarda anevrizma ancak patladığında fark edilir. Bu durum hayati riskin en yüksek olduğu, acil cerrahi müdahale gerektiren bir tablodur.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Belirti vermeyen anevrizmalar genellikle başka bir rahatsızlık için yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanır. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. Fiziksel Muayene: Karın bölgesindeki genişlemeler el ile fark edilebilir.
  2. Ultrasonografi: En kolay, hızlı ve ekonomik tanı yöntemidir.
  3. CT Angio (Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi): Günümüzde kesin tanı ve hastaların takibi için en sık tercih edilen güvenilir yöntemdir.

Aort Anevrizması Tedavi Yöntemleri

Tedavi planı, anevrizmanın bulunduğu bölgeye ve damar çapına göre belirlenir. Belirli bir çapın üzerindeki veya patlama riski taşıyan anevrizmalar cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Müdahale sınırının altındaki hastalar ise sıkı takip altına alınır. Bu süreçte sigaranın bırakılması ve tansiyon kontrolü hayati önem taşır; çünkü sigara kullanımı rüptür riskini doğrudan artırır.

1. Açık Cerrahi Yöntem

Genel anestezi altında yapılan bu işlemde, anevrizmalı damar bölümü cerrahi olarak çıkarılır ve yerine suni damar (greft) yerleştirilir. Uygun hastalarda düşük riskle uygulanabilen bir yöntemdir.

2. Kapalı Yöntem (EVAR)

Anjiyo laboratuvarında, kasık bölgesinden kateter aracılığıyla girilerek damar içine stent yerleştirilmesi işlemidir. Bu yöntemde büyük cerrahi kesiler yoktur ve hasta genellikle aynı gün ayağa kalkabilir.

Tedavi YöntemiUygulama Şekliİyileşme Süreci
Açık CerrahiAmeliyathane / Suni Damar DeğişimiStandart Cerrahi Süreç
Kapalı (EVAR)Anjiyo Laboratuvarı / Stent YerleşimiHızlı İyileşme / Aynı Gün Mobilizasyon

Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Anevrizmanın tedavi edilmemesi durumunda en ölümcül sonuç yırtılma ve patlamadır. Ayrıca şu komplikasyonlar gelişebilir:

  • Komşu organlara baskı yapması.
  • Damar içinde kanın durağanlaşması sonucu pıhtı (emboli) oluşması ve uç damarların tıkanması.
  • Anevrizmanın hayati yan dalları içine alarak cerrahiyi zorlaştırması.

Genel kural olarak, damar çapı 5 - 5.5 cm seviyesine ulaştığında cerrahi müdahale planlanmalıdır.

Kimler Risk Altındadır? Tarama ve Erken Tanı

Genetik yatkınlık, özellikle Marfan sendromu ve Behçet hastalığı gibi bağ dokusu veya vaskülit sorunları olanlarda riski artırır. Ayrıca 60 yaş üzeri, hipertansiyonu olan ve sigara içen bireyler yüksek risk grubundadır.

Erken Tanının Önemi:

  • Rutin kontrollerle saptanan anevrizmalar daha düşük riskle ameliyat edilebilir.
  • Normal şartlarda ameliyat riski %2-4 iken, patlama sonrası acil müdahalede ölüm riski %50 seviyelerine çıkmaktadır.
  • Erken teşhis ve doğru zamanlama, hayatta kalma oranını doğrudan etkileyen en kritik faktördür.

Etiketler

Aort anevrizmalarıAort anevrizmaları neden olurAort anevrizmaları erken tanıAort anevrizmalarında tedaviAort anevrizmaları belirtileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Güler

Prof. Dr. Mustafa Güler

Prof. Dr. Mustafa GÜLER, 1965 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1996 yılında tamamlayarak Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Kalp Damar Cerrahisi uzmanı olmuştur. Uzun yıllar Klinik Şefi olarak görevine devam etmiştir. Bu süre zarfında Koroner Bypass ameliyatları,Minimal invaziv kapak cerrahisi (Küçük kesi ile ) Aort cerrahisi ve kalp nakli ameliyatlarını gerçekleştirdi. Ardından 1999 yılında 3 ay süreyle London UK. Great Ormond Street Hospital'da Konjenital Kalp Cerrahisi alanında ve 2002 yılında New York USA. School The Mount Sinai School of Medicine'da Aortic Symposium alanında çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.