Doktorsitesi.com

Soğuk Algınlığı Hakkında

Dyt. Çiğdem Gözler
Dyt. Çiğdem Gözler
10 Temmuz 2019146 görüntülenme
Randevu Al
Soğuk Algınlığı Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mevsim Geçişlerinde Bağışıklık Sistemini Korumak

Özellikle mevsim geçişlerinde soğuk algınlığına yakalanma riski oldukça artmaktadır. Psikolojik stres, üst solunum yollarını etkileyen alerjiler, adet dönemleri ve vücut direncini düşüren diğer faktörler bu riski tetikleyen temel unsurlar arasında yer alır. Sağlığınızı korumak adına bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücut direncini artırmak kritik bir öneme sahiptir.

Soğuk Algınlığından Korunma Yöntemleri

Soğuk algınlığından korunmak için yaşam tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda belirli düzenlemeler yapmanız gerekir. Dengeli beslenmek, bol sıvı tüketmek, düzenli egzersiz yapmak ve stresten uzak durmak bu sürecin temel taşlarını oluşturur. Özellikle bu dönemlerde C vitamini içeren besinlerin tüketimine öncelik verilmelidir.

Bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla şu bitki çaylarından faydalanabilirsiniz:

  • Ekinezya ve Mürver
  • Zencefil ve Adaçayı
  • Kuşburnu ve Ihlamur

Bağışıklığı Güçlendiren Temel Bileşenler

Güçlü bir bağışıklık yapısı için vücudun ihtiyaç duyduğu belirli besin grupları bulunmaktadır. Bu süreçte probiyotikler (yoğurt, kefir, turşu), beta-glukan (özellikle yulaf gibi tahıllar) ve antioksidanlar (A, C, E vitaminleri ile selenyum) beslenme planına dahil edilmelidir.

Chia Tohumunun Besinsel Değeri ve Faydaları

Chia tohumu, içeriğinde barındırdığı değerli vitamin ve mineraller sayesinde vücut için çok yönlü bir destek sunan harika bir tohumdur. İçeriğinde A, B ve E vitaminlerinin yanı sıra demir, iyot ve magnezyum gibi önemli mineralleri barındırır.

Chia tohumunun sağlığa katkıları şunlardır:

  • Yüksek lif içeriği sayesinde sindirim dostudur ve bağırsak florasındaki probiyotik bakterilerin büyümesini destekler.
  • Kan şekerini düzenler, kan basıncını ve kolesterolü dengeleyerek kalp krizi riskini azaltır.
  • Diyabete karşı koruma sağlar.
  • Yapılan araştırmalar, kanser hücrelerinin büyümesini sınırlandırdığını göstermektedir.

Kabızlık Sorunu ve Beslenme Tedavisi

Yaygın bir intestinal hastalık olan kabızlık, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır. Sağlıklı bireylerde kabızlığın temel nedenleri arasında düşük posalı diyet, hareketsizlik, yetersiz sıvı alımı, düşük enerji alımı, depresyon, anksiyete ve kronik laksatif kullanımı yer alır.

Çözüm YöntemiUygulama Şekli
Posa AlımıTam tahıllar, sebze, meyve ve kuru baklagil tüketimi artırılmalıdır.
Sıvı TüketimiGünde en az 2 litre su içilmelidir.
ProbiyotiklerCanlı ve iyi huylu bakterilerle bağırsaklar canlandırılmalıdır.
Fiziksel AktiviteDüzenli spor yaparak bağırsakların ölçülü çalışması sağlanmalıdır.

Demir Eksikliği (Kansızlık) ve Beslenme Stratejileri

Günümüzde oldukça yaygın olan demir eksikliği, vücutta halsizlik, iştahsızlık, çarpıntı, kulak çınlaması, avuç içinde solukluk, saç ve tırnaklarda cansızlık gibi belirtilerle kendini gösterir. Beslenmede demir iki farklı formda bulunur:

  1. Hem Demir: Biyoyararlılığı yüksektir (%20-30 emilim). Kırmızı et, organ etleri, yumurta ve balıkta bulunur.
  2. Non-Hem Demir: Biyoyararlılığı düşüktür (%5 emilim). Baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru meyvelerde bulunur.

Demir emilimini artırmak için dikkat edilmesi gerekenler:

  • Demir içeren besinlerle birlikte C vitamini tüketmek emilimi önemli ölçüde artırır.
  • Ara öğünlerde kuru meyve ve çiğ kuruyemişler tercih edilmelidir.
  • Çay ve kahve, yemeklerden en az 1 saat sonra tüketilmelidir.
  • Kepekli ekmek yerine tam tahıllı veya çavdar ekmeği tercih edilmelidir.

Yazar Hakkında

Dyt. Çiğdem Gözler

Dyt. Çiğdem Gözler

Dyt.Çiğdem Gözler, 29 Ağustos 1994 tarihinde doğmuştur. Yeditepe Üniversitesi Beslenme Ve Diyetetik Bölümü'nde başlamış olduğu eğitimini başarı ile tamamlayarak 2017 yılında Beslenme Ve Diyetetik Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.