Skolyoz, omurganın ön-arka planda bel ve sırt bölgesinde yana doğru eğilmesidir. Bu eğrilik küçük derecelerde olursa gövdede şekil bozukluğu yapmaz. Eğrilik ilerledikçe şekil bozukluğu artar. Tanı en çok şekil bozukluğunun anne baba tarafından görülmesi veya başka bir nedenle yapılan muayene ve omurganın röntgen tetkiki ile konur.

Hastada skolyozu düşündüren belirtiler:

--Arkadan bakınca tek tarafta kürek kemiği ve kaburgalar daha belirgindir. Hasta öne eğilince bu belirginlik daha net görülür.

--Bir omuz diğerine göre daha aşağıdadır

-- Kız çocuklarında memenin birisi daha küçüktür

-- Önden bakınca gövde kalçalar üzerinde yana kaymıştır

-- Bu bulgular hasta çıplak iken daha iyi görülür.

--Kesin tanı ancak ayakta çekilen iki yönlü omurga filmleri ile konur.

Skolyoz sebebine göre üç tipe ayrılır:

1-İdyopatik (sebebi bilinmeyen) skolyoz

2-Doğumsal (Konjenital-doğuştan olan) skolyoz

3-Paralitik-Nöromusküler (sinir ve kas hastalığına bağlı) skolyoz

İdyopatik skolyoz en sık görülen tiptir. Daha çok kız çocuklarında görülür. Genellikle 8-10 yaşlarında başlar. İleri yaşta (10-12 yaşından sonra) başlayan eğrilikler daha iyi seyirlidir.

Hastanın büyümesi tamamlanıncaya kadar eğrilik ilerler. Pratik olarak boy uzaması durunca

eğrilik ilerlemez. Skolyozda büyüme tamamlanıncaya kadar 3-6 ay aralarla Doktor kontrolu şarttır. Her kontrolda mutlaka yeni filmler çekilerek skolyoz açısı ölçülür.

Tedavi hastanın yaşına ve eğriliğin derecesine göre değişir.

20 dereceye kadar eğriliklerde hasta 3-6 ay aralıklarla izlenir.

20-40 derece arası eğriliklerde, hasta büyüme çağında ise ve eğrilik ilerliyorsa Korse tedavisi uygulanır veya korsenin başarısız olduğu durumlarda ameliyat yapılır.

40 derece üzerindeki eğriliklerde, eğrilik ilerliyorsa veya hastada kabul edilemiyecek şekil bozukluğu varsa cerrahi tedavi uygulanır.

Skolyoz tedavisi yurdumuzda çok başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Tanı ne kadar erken konursa tedavi o kadar başarılı ve kolay olur.

Skolyoz tedavisinde fizik tedavi ve eksersizlerin yararı yoktur. Zaman kaybına ve eğriliğin ilerlemesine neden olur. Ancak büyümesi tamamlanmış hastalarda eksersizler adaleleri güçlendirir ve skolyoza bağlı ağrıları azaltır. Skolyoz ameliyatlarından sonra ve ameliyat edilmeyen hastaların bel ağrılarında; bel ve karın adalelerini güçlendirici eksersizler ve yüzme çok yararlıdır.

Doğuştan skolyozda omurgada ve kaburgalarda şekil bozuklukları ve omurlar arasında bitişik görünüm vardır. Sebebi irsiyet ve hamilelikte geçirilen hastalık ve travmalar, alınan ilaçlar olabilir. Çok çeşitli şekilleri vardır. Tedavisi idyopatik skolyoza göre daha zordur ve daha uzun sürer. Çok küçük yaşlarda ameliyat gerekebilir. Ameliyattan önce mutlaka omurganın bilgisayarlı tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) çekilmelidir. Omurilikte ve omurilik kanalında gelişme ve şekil bozuklukları olabilir.

Doğuştan skolyozlu hastalarda çok ciddi şekil bozuklukları gelişebilir. Bu nedenle kemik büyümesi tamamlanıncaya kadar 3-6 ayda bir kontrolu gerekir. Ayrıca böbrek, kalp ve diğer iskelet sistemi bozuklukları da mutlaka araştırılmalıdır.

Paralitik skolyozun sebebi; doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası görülebilen beyin travması ve hastalıkları; çocuk felci, bazı kas ve sinir sistemi hastalıklarıdır. Paralitik skolyozlu hastalar gövdelerini dik tutamaz, dik oturamazlar. Erken tedavi edilmez ise yaşam boyu çok büyük derecelere ilerleyebilir. Büyüme durduktan sonra da ilerleme devam eder. Zamanla akciğer, kalp, böbrekler ve karın organlarında işlev bozuklukları görülebilir.

Prof. Dr. Mehmet ALTINMAKAS


İzmir Ortopedi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!