Skolyoz omurganın üç boyutlu deformitesidir. Postür analizinde, skolyozu olan bireye arkasından bakıldığında aynı çizgi üzerinde dizilmesi gereken
omurların dizilimin bozulduğu ve yana doğru eğriliğin olduğu gözlenir. Skolyoza çoğu hastada vertebralardaki rotasyonel deformite de eşlik eder. Kişi öne doğru eğildiğinde kaburga kamburluğu(rib hump) skapular (kürek kemiği) belirginliği tespit edilir. Bu durumda Adam’s testi pozitiftir. Skolyoz taramalarında Adam’s testi olarak bilinen öne eğilme testi yaygın olarak kullanılır. Skolyozun erken dönemlerinde hastaların hiçbir yakınması yoktur. Bu nedenle pek çok hastada tesadüfen tanı konur. Çocuktaki görünüm bozukluğunu beden eğitimi öğretmeni veya aileden biri fark eder. Veya tesadüfen çekilen bir grafide tespit edilir. Skolyozlu hastalarda omurgadaki eğrilikten başka omuzlar ya da pelvis aynı seviyede olmayabilir. Ebeveynlerin çocuklarının postürüne dikkat etmesi erken tanı için önemlidir. Çünkü skolyozda erken tanı ve tedavi, çocuğun omurgasının sağlıklı gelişmesi açısından çok önemlidir. Aksi takdirde omurgadaki biyomekanik dengesizlik; çocuğun orta yaşlarından itibaren boyun, bel fıtıkları, buna bağlı boyun, sırt ve bel ağrıları olarak yaşam kalitesini bozar.

Bu ilerleyici bir süreçtir. Daha sonra da tabloya faset eklem dejenerasyonları, osteofitlerin eklendiği dejenerasyonlar ve bası nedeniyle etkilenen sinirlerin ağrı, uyuşma bulguları eklenir. Daha da ilerlemiş omurga dejenerasyonu (kireçlenme) durumlarında spinal stenoz(spinal kanal darlığı)gelişir. Spinal stenozda nörojenik kladikayo yani yürümekle şiddetlenen ağrı ve kısıtlılık tabloya katılır.

Skolyozun tedavisinde en önemli nokta, skolyozlu her bireyin ayrı ayrı ve detaylı değerlendirilmesidir. Omurga hareketlerinin analizi yapılarak etkilenen
vücut bölümleri tespit edilir. Eğriliğin yerinin ve açısının belirlenmesi ve skolyoz grafisi ile ölçülmesi doğru tanı ve tedavi için esastır. Çünkü her hastanın farklı postür bozukluğu ve buna bağlı kas iskelet sistemine yansıyan sonuçları olur. Skolyoz üç boyutlu bir eğrilik olduğundan tedavisinin de üç boyutlu düşünülüp uygulanması gerekmektedir. Skolyozda kanıt düzeyi en yüksek tedavi yöntemlerinden biri Katherina Schroth’un kendi skolyozunu tedavi etmeyi başardığı Schroth yöntemidir. Schroth yönteminde kişiye ve eğriliğe özel programlanan; rotasyonel solunum tekniği ile birlikte solunum kapasitesini de koruyarak aktive eden ve üç boyutlu eğriliği düzeltmeye yönelik özel bir program uygulanılır.

Bu programda amaç; etkilenen omurga bölümlerini normalize etmek, kısalan ve zayıf kalan kas gruplarını rotasyonel solunum tekniği ile birlikte solunum kapasitesini de koruyarak aktive etmek, düzgün postürün sağlanması ve korunması, bacak, ayak, sırt ve karın kaslarının kuvvetlendirilmesidir.


İstanbul Fizik Tedavi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!