Doktorsitesi.com

Sjögren sendromu (Kuru Göz ve Kuru Ağız) nedir?

Prof. Dr. Nuran Türkçapar
Prof. Dr. Nuran Türkçapar
3 Mayıs 2016762 görüntülenme
Randevu Al
Sjögren sendromu (Kuru Göz ve Kuru Ağız) nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sjögren Sendromu Nedir?

Sjögren sendromu, vücuttaki salgı bezlerinin (ekzokrin bezler) öncelikle etkilendiği sistemik bir otoimmün hastalıktır. Bu hastalıkta bağışıklık sistemi; tükürük, gözyaşı, vajinal salgılar ve solunum yolu salgı bezlerine saldırarak fonksiyonel bozulmalara yol açar. Hastalığın en karakteristik belirtisi, bu bezlerdeki hasara bağlı olarak gelişen kalıcı ağız ve göz kuruluğudur.

Sjögren sendromu sadece salgı bezleriyle sınırlı kalmayıp; akciğer, böbrek, damar, sinir sistemi ve eklemler gibi birçok organı etkileyebilir. Hastalık tek başına görüldüğünde primer Sjögren sendromu, romatoid artrit veya lupus gibi diğer romatizmal hastalıklarla birlikte seyrettiğinde ise sekonder Sjögren sendromu olarak tanımlanır.

Sjögren Sendromu Kimlerde Görülür?

Sjögren sendromu her yaş grubunda ortaya çıkabilse de belirli risk gruplarında daha yaygındır. Hastalığın görülme sıklığı ve risk faktörleri şu şekildedir:

  • Yaş Faktörü: Genellikle 40 yaş üstü bireylerde daha sık görülür. Toplumda görülme oranı %1 civarındayken, yaş ilerledikçe bu oran %5’e yaklaşır.
  • Cinsiyet: Kadınlarda görülme oranı erkeklere kıyasla 9-10 kat daha fazladır.
  • Eşlik Eden Hastalıklar: Haşimoto tiroiditi, lupus, romatoid artrit ve primer biliyer siroz gibi otoimmün rahatsızlığı olanlarda görülme sıklığı artar.

Sjögren Sendromunun Nedenleri Nelerdir?

Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularını yabancı olarak algılayıp onlara savaş açmasıyla (otoimmünite) karakterizedir. Bu süreçte ortaya çıkan inflamasyon (iltihap), organlarda hasara neden olur.

Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin etkileşimi ana neden olarak kabul edilir. Enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve toksinler gibi dış etkenler, uygun genetik zemine sahip kişilerde anormal bir immün yanıtı tetikleyebilir.

Sjögren Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir ancak en yaygın bulgular şunlardır:

  • Ağız Kuruluğu: En az üç aydır devam eden kuruluk hissi. Katı gıdaları yutmada zorluk ve konuşurken dilin damağa yapışması sık görülür.
  • Göz Kuruluğu: Gözlerde yanma, batma ve kum kaçmış hissi. En az üç aydır süregelen bu durum, suni gözyaşı kullanımını zorunlu kılar.
  • Salgı Bezi Şişlikleri: Kulak önü ve çene altındaki tükürük bezlerinde (parotis/submandibular) ağrısız şişlikler oluşabilir.
  • Eklem Sorunları: Özellikle el eklemlerinde ağrı, şişlik veya sabah tutukluğu.
  • Sistemik Belirtiler: Sürekli yorgunluk, kuru öksürük, cilt kuruluğu, vajinal kuruluk ve sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları.

Hastalığın Yol Açabileceği Komplikasyonlar

Sjögren sendromu tedavi edilmediğinde veya ilerlediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir:

Etkilenen BölgeOlası Komplikasyonlar
Ağız ve DişDiş çürükleri, diş eti hastalıkları, ağız kokusu ve mantar enfeksiyonları.
GözlerIşığa hassasiyet, bulanık görme ve korneada ülser gelişimi.
Solunum SistemiFarenjit, larenjit, zatürre (pnömoni) ve bronşektazi.
İç Organlarİnterstisyel akciğer hastalığı, böbrek tutulumu (nefrit), hepatit ve siroz.
Lenf SistemiNormal popülasyona göre 40 kat artmış lenfoma riski.
Sinir SistemiEl ve ayaklarda uyuşma, yanma (periferik nöropati) veya beyin dokusu tutulumu.

Not: Hamilelerde anti-SSA/Ro ve anti-SSB/La antikorlarının bebeğe geçmesi, yeni doğanda kalp problemleri ve döküntüye yol açabilir.

Tanı Yöntemleri ve Laboratuvar Testleri

Tanı sürecinde öncelikle diyabet, hepatit C veya radyasyon tedavisi gibi kuruluğa neden olabilecek diğer faktörler dışlanır. Tanı için kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. Tükürük Testi: 15 dakika boyunca biriktirilen tükürük miktarının 1,5 mL altında olması.
  2. Göz Testleri: Gözyaşı miktarını ölçen Schirmer testi, gözyaşı kalitesi ve boya testleri.
  3. Kan Analizleri: Tam kan sayımı, böbrek/karaciğer fonksiyonları ve elektrolit seviyeleri.
  4. Antikor Testleri: Anti-SSA (Ro), Anti-SSB (La), ANA ve RF antikorlarının kontrolü.
  5. Biyopsi ve Görüntüleme: Alt dudaktan alınan minör tükürük bezi biyopsisi, sintigrafi veya akciğer tomografisi.

Sjögren Sendromu Tedavi Yöntemleri

Tedavi, semptomların şiddetine ve tutulan organlara göre planlanır:

  • Kuruluk Tedavisi: Suni gözyaşı damlaları, jeller ve tükürük salgısını uyaran ilaçlar (pilokarpin vb.) kullanılır.
  • İlaç Tedavisi: Halsizlik ve eklem ağrıları için hidroksiklorakin; şiddetli ağrılar için steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar tercih edilir.
  • İmmünsüpresif Tedavi: Akciğer veya sinir sistemi gibi hayati organ tutulumlarında bağışıklığı baskılayıcı tedaviler uygulanır.
  • Ağız Bakımı: Şekersiz sakız çiğnemek, özel gargaralar ve hassas diş macunları kullanımı önerilir.

Yaşam Stili Önerileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Nem Dengesi: Ev ve iş yerinde oda nemlendirici cihazlar kullanın; klimaların kuruluğu artıracağını unutmayın.
  • Ağız Sağlığı: Düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmayın ve bol sıvı tüketin.
  • Cilt Bakımı: Banyodan hemen sonra, cilt henüz nemliyken yoğun nemlendiriciler uygulayın.
  • Burun Sağlığı: Burun içini nemlendirmek için tuzlu su spreyleri kullanın.
  • Enfeksiyon Kontrolü: Her yıl düzenli olarak grip ve zatürre aşılarınızı yaptırın.
  • Erken Uyarı: Vücudunuzda veya salgı bezlerinizde gelişen yeni şişliklerde vakit kaybetmeden doktorunuza başvurun.

Etiketler

Sjögren sendromu nedir?Yaşam stili ve diğer önerilerSjögren sendromunun komplikasyonları nelerdir?Sjögren sendromunun bulguları nelerdir?Sjögren sendromu kimlerde olur?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nuran Türkçapar

Prof. Dr. Nuran Türkçapar

Prof. Dr. Nuran Türkçapar, 19 Nisan 1967 tarihinde Sivas’ta doğmuştur. 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı’nda Enfeksiyon Hastalıkları ihtisasını, 2000 yılında ise SB. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İç Hastalıkları ihtisasını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. 2004 yılında ise Ankara Üniversitesi Tıp Fakültes’inde Romatoloji alanında yan dal uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.