Doktorsitesi.com

Sinsi Bir Hastalık Hepatitler Siz de Hepatit Hastası mısınız?

Prof. Dr. M. Murat Tuncer
Prof. Dr. M. Murat Tuncer
7 Kasım 2018376 görüntülenme
Randevu Al
Sinsi Bir Hastalık Hepatitler  Siz de Hepatit Hastası mısınız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hepatit B ve C: Sessiz Tehlikeye Karşı Farkındalık

Hepatit B ve C, günümüzde karaciğer sirozu ve karaciğer kanserinin en temel nedenleri arasında yer almaktadır. Dünya genelinde binlerce kişi bu hastalıklara sahip olduğundan habersiz bir şekilde yaşamını sürdürse de, basit bir kan testi ile tanı konulması ve tedavi edilmesi artık mümkündür. Karaciğer sağlığını korumak için bu sinsi ilerleyen enfeksiyonların doğasını anlamak hayati önem taşır.

Hepatit Nedir? Viral Enfeksiyonların Rolü

En basit tanımıyla hepatit, karaciğer dokusunun iltihaplanması durumudur ve bu tablonun en yaygın nedeni viral enfeksiyonlardır. Viral hepatit türleri arasında yer alan Hepatit A, genellikle çocukluk döneminde geçirilir ve vücut bu virüse karşı antikor üreterek ömür boyu bağışıklık kazanır. Ancak Hepatit B ve C, çok daha ciddi bir klinik tabloya sahiptir.

Hepatit B ve Hepatit C virüslerinin yol açtığı kronik enfeksiyonlar, dünya genelindeki karaciğer sirozu ve kanser vakalarının yaklaşık %70-80’inden sorumludur. Bu virüsler vücuda girdikten sonra genellikle sessiz ve sinsi bir şekilde ilerleyerek karaciğerde tahribat oluşturur.

Hastalığın Belirtileri ve Klinik Seyri

İlk enfeksiyon anında hastaların sadece %20’sinde belirgin sarılık görülürken, geri kalan %80’lik kesim hastalığı sarılık olmadan, sessizce geçirir. Bazı durumlarda halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık gibi genel belirtiler gözlemlenebilir. Tanı konulamayan bu ilk evreden sonra, hastalık 10 ile 30 yıl sürebilen uzun ve belirtisiz bir döneme girer.

Klinik belirtiler genellikle hastalık ileri aşamalara ulaştığında ortaya çıkmaktadır. Bu sürecin sonunda gelişen siroza bağlı karaciğer yetersizliği ve kanser, viral hepatitlerdeki en sık ölüm nedenidir. Bu nedenle, risk gruplarının ve çocukların güvenli aşılar ile aşılanması, toplum sağlığı açısından kritik bir öneme sahiptir.

İnaktif Taşıyıcılık ve Kronik Hepatit Ayrımı

Kronik Hepatit B enfeksiyonu, klinik seyri bakımından iki ana gruba ayrılmaktadır. Virüsün vücutta bulunmasına rağmen çoğalma yeteneğinin sınırlı olduğu ve karaciğer hasarı yapmadığı durumlar inaktif taşıyıcılık olarak adlandırılır. Bu durum genellikle ömür boyu süren selim bir haldir; ancak inaktif taşıyıcıların yılda en az bir kez kontrol edilmesi gerekmektedir.

Diğer grupta ise virüs aktiftir ve çoğalarak karaciğerde kronik iltihaba yol açar. HBV DNA düzeyinin belirli bir seviyenin üzerinde olması ve karaciğer enzimlerinin yükselmesiyle karakterize olan bu tablo kronik B hepatiti olarak tanımlanır. Bu aşamada virüsün kontrol altına alınması karaciğer sağlığı için zorunludur.

Hepatit B ve C İçin Risk Grupları

Dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kronik Hepatit B ve 100 milyon kronik Hepatit C hastası bulunmaktadır. Ülkemizde ise bu rakamlar sırasıyla 3 milyon ve 500 bin civarındadır. Hastalığın bulaşma riski altında olan gruplar şunlardır:

  • Kan transfüzyonu yapılan bireyler
  • Alkolizm ve uyuşturucu madde bağımlılığı olanlar
  • Ortak enjektör kullanan damar içi madde kullanıcıları
  • Cerrahi operasyon geçirenler veya diş tedavisi yaptıranlar
  • Hastanın kan ve vücut salgılarıyla temas edenler
  • Çok eşli cinsel yaşamı olanlar ve erkek homoseksüeller
  • Enfekte kişilerin aile bireyleri
  • Dövme ve piercing gibi uygulamaları yaptıranlar
  • Hemodiyaliz hastaları

Teşhis ve Tedavide Modern Yaklaşımlar

Hepatit B ve C teşhisi, her hastane ve laboratuvarda rutin olarak yapılabilen basit kan testleri ile mümkündür. Ayrıca Hepatit B tanısı alan hastaların, bu virüsle birlikte görülebilen ve tedavi sürecini zorlaştıran Hepatit D (Delta) yönünden de araştırılması gerekir. Erken teşhis, tedavi başarısını doğrudan etkileyen en önemli faktördür.

Güncel Tedavi Başarı Oranları

Son yıllarda geliştirilen yeni nesil ilaçlar sayesinde hepatit tedavisinde devrim niteliğinde sonuçlar alınmaktadır. Tedavi yöntemleri ve başarı oranları şu şekildedir:

Hastalık TürüTedavi Başarı OranıTedavi Yöntemi
Hepatit C%98 ve üzeriOral yolla alınan küratif ilaçlar
Hepatit B%80 - %90Ağızdan alınan haplar (nadir vakalarda enjeksiyon)

Önemli Uyarılar ve Karaciğer Nakli

Tedavi sürecinde halk arasında yaygın olan ve aktarlarda satılan bitkisel kökenli ürünlere kesinlikle itibar edilmemelidir. Bu ürünlerin çoğu karaciğer için toksiktir ve geri dönüşü olmayan hasarlara yol açarak hastayı karaciğer nakline kadar götürebilir. Tıbbi tedaviye rağmen iyileşme sağlanamayan siroz ve kanser vakalarında ise karaciğer nakli gerekebilir. Türkiye, karaciğer nakli konusunda dünyanın en iyi merkezleriyle yarışan sonuçlara sahiptir.

Sonuç olarak, kronik hepatit B ve C erken teşhis edildiğinde tedavisi son derece başarılı olan hastalıklardır. Ancak sinsi ilerleyen bu sürece zamanında müdahale edilmezse, karaciğer sirozu ve kanseri kaçınılmaz bir risk haline gelmektedir.

Etiketler

HepatitHepatit tedavisihepatitlerhepatit hastalığıhepatit rahatsızlığı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. M. Murat Tuncer

Prof. Dr. M. Murat Tuncer

Prof. Dr. M. Murat TUNCER, 1956 yılında Kayseri'de doğmuştur. Lise eğitimini Kayseri Lisesi'nde 1974 yılında birincilikle bitirmiştir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini ise 1981 yılında dereceyle tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1982-1986 yılları arasında alaarak Dahiliye uzmanı olarak 1 yıl Sivas Askeri Hastanesi'nde çalışmıştır. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda başasistan olarak çalışmalarına devam etmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.