Doktorsitesi.com

Sinir Sıkışması Hastası olabilirsiniz!

Doç. Dr. Kenan Kıbıcı
Doç. Dr. Kenan Kıbıcı
31 Ekim 2017372 görüntülenme
Randevu Al
Sinir Sıkışması Hastası olabilirsiniz!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sinir Sıkışması Nedir?

Normal koşullarda vücudumuzdaki duyu ve hareket özelliklerinin uyum içinde çalışması sayesinde kolların, bacakların, el ve ayakların tüm hareketleri kusursuz bir biçimde gerçekleşir. Ancak bazı durumlarda, el ve ayak kaslarına giden sinirler ince kanallardan geçerken basıya uğrayabilir. Bu durum tıp literatüründe sinir sıkışması olarak tanımlanır ve çeşitli fiziksel yakınmalara yol açar.

En Sık Görülen Sinir Sıkışması Türleri

Sinir sıkışmaları arasında en yaygın karşılaşılan tablo Karpal Tünel Sendromu olarak bilinmektedir. Bu rahatsızlık, el bileğiyle birlikte el parmaklarını doğrudan etkileyen bir yapıya sahiptir. Elin ilk dört parmağına giden median sinirin el bileği hizasında sıkışmasıyla ortaya çıkar.

Bu rahatsızlığın görülme sıklığı belirli gruplarda daha yüksektir:

  • Meslek gereği ellerini yoğun kullananlar (bilgisayar kullanıcıları, masa başı çalışanlar)
  • Ev hanımları
  • Şeker (Diyabet) ve Tiroid hastaları

Bir diğer önemli tür ise dirsek bölgesinde görülen Kubital Tünel Sendromu'dur. Bu durum, özellikle dirseğini masaya dayayarak çalışan kişilerde, ilgili bölgenin sürekli bası altında kalması sonucunda gelişmektedir.

Sinir Sıkışması Belirtileri Nelerdir?

Sinir sıkışmasının en karakteristik belirtisi, hastayı gece uykusundan uyandıracak şiddetteki el uyuşmalarıdır. Klinik tabloda ağrı gözlemlense de genellikle uyuşma hissi ön plandadır. Hastalar tipik olarak ellerini silkelediklerinde geçici bir rahatlama hissettiklerini ifade ederler.

Rahatsızlığın ilerlemesi durumunda şu belirtiler kronikleşir:

  • Gün içinde tekrarlayan uyuşma hissi
  • El parmaklarında kuvvet kaybı
  • Elde tutulan eşyaların istemsizce düşürülmesi

Ayak Bileğinde Sinir Sıkışması: Tarsal Tünel Sendromu

Sinir sıkışması sadece ellerde değil, ayak bölgesinde de görülebilir. Özellikle sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabı tercih edenlerde ve ağır işlerde çalışanlarda Tarsal Tünel Sendromu gelişebilmektedir. Bu rahatsızlıkta benzer uyuşma ve ağrı yakınmaları ayak bileği ve ayak parmaklarında kendisini gösterir.

Tanı ve Tedavi Süreçleri

Sinir sıkışması şüphesi olan hastalarda öncelikle uzman hekim tarafından kesin tanının konulması kritiktir. İlk muayenenin ardından, sinir iletilerinin ölçülmesi amacıyla EMG (Elektromiyografi) adı verilen hassas bir sistemle inceleme yapılır.

DurumUygulanan Tedavi Yöntemi
Hafif ve Orta SeviyeTıbbi ilaç tedavisi, fizik tedavi, istirahat ateli ve enjeksiyon uygulamaları
İlerlemiş ve Kuvvet Kaybı OlanlarCerrahi müdahale (Mikrocerrahi)

Henüz kuvvet kaybı gelişmemiş olgularda, sinirin sıkıştığı bölgede iyileşmeyi hızlandırmak için fizik tedavi yöntemlerinden ve elin istirahatini sağlayan özel atellerden yararlanılır.

Cerrahi Müdahale ve Rehabilitasyon

İlerlemiş ve ağır vakalarda cerrahi yöntemler kaçınılmaz hale gelir. El veya ayak bileğine uygulanan operasyonla sinirin geçtiği kanal rahatlatılır. Ameliyatlar Mikrocerrahi yöntemlerle gerçekleştirildiği için sinir dokularına herhangi bir zarar verilmez. Operasyon hastanın durumuna göre lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Ameliyat sonrası süreçte şu adımlar izlenir:

  1. Eklem sertliklerini gidermek için evde rehabilitasyon programı uygulanır.
  2. Kasların eski gücüne kavuşması için özel egzersizler yapılır.
  3. Rahatsızlığın tekrarlamaması adına mesleki ergonomi düzenlemeleri gerçekleştirilir.
  4. El ve ayağın doğru kullanımına yönelik eğitimler verilerek hatalı alışkanlıklar düzeltilir.

Etiketler

Sinir sistemiSinir sıkışması nedenli uyuşmaSinir sıkışması ve tedavisiSinir sıkışması ve kuvvetsizlikSinir sıkışmasının belirtileri nelerdirSinir sıkışması nedirSinir sıkışması ameliyatıSinir sıkışması nasıl geçer

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Kenan Kıbıcı

Doç. Dr. Kenan Kıbıcı

Doç. Dr. Kenan KIBICI, Karabük'te doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ni başarıyla tamamlayarak 1990 yılnda Deniz Tabip Teğmen olarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, yine Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde tamamlamış ve 1999 yılında Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı olmuştur. Aynı klinikte 6 yıl Baş Asistan olarak görev yapmış ve bu süre içerisinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi / Ankara Mikrocerrahi Merkezinde ve yurtiçi ve dışı çeşitli merkezlerde Mikroşirürji eğitimi almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.