Sigaranın solunum ve kalp-damar sistemi ile ilgili olumsuz etkilerinin yanı sıra, ilk olarak temasa geçtiği ağız ortamı ve periodonsiyum üzerine de zararlı etkilerinin olduğu bilinmektedir. Ve bu etkiler azımsanmayacak kadar fazladır.

Sigara ve tütün kullanımının zararlarını şöyle sıralayabiliriz:

• Dişlerin üzerinde katran artıkları ve koyu-kahverengi lekeler birikir.

• Dişetlerinde de siyah-mor renklenmeye neden olarak kötü bir görüntü oluşur.

• Damakta kırmızı renkli iltihabi oluşumlar birikir.

• Diş hastalığına sigara kullanmayan kişilere göre daha fazla yatkınlık gözlenir.

• Kötü ağız kokusu meydana gelir.

• Sigara kullananlar ağız hijyenine de dikkat etmedikleri için aşırı plak oluşumu gözlenir.

• Siyah kıllı dil görüntüsü oluşur.

• Tat duyusunda azalma meydana gelir. Sigara kullananlar yedikleri birçok şeyden tat alamadıkları için özellikle sağlıklı ve faydalı olan meyvelerin tüketimini bırakırlar.

• Ağızda doku bozuklukları, oral mukozal lezyonlar daha sık gözlenir.

• Dişeti çekilmesi daha sık gözlenir.

• Ağız kanserlerine yatkınlık daha fazladır.

Sigaranın yol açtığı zararlardan biri olan ağız kanserlerinin %75’inde sigara ve alkol alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Sigara içmek dudak, damak, yanak ve diş etlerinde ağız kanserlerine de zemin hazırlamaktadır. Kişi sigarayı bırakırsa ağız kanserine yakalanma riski önemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra ağız kanseri olma riski, hiç sigara içmeyen bireye denk olur.

Ağız kanserleri;

• Ağızda ağrısız şişlik oluşumu,

• İlerlemiş durumlarda dokuların yıkıma uğramasıyla geçmeyen ağrılar,

• Ağız içinde beyaz-kırmızı odaklar,

• Yutkunma güçlüğü, konuşma zorluğu,

• Ağızda kanama odakları, çeneyi açmada güçlük ile ortaya çıkar.

Sigaranın periodonsiyum ve periodontal dokular üzerindeki etkilerini de kısaca şöyle sıralayabiliriz:

• Sigara kullananlarda cep derinliği, ataşman kaybı daha fazladır.

• Periodontal hastalığa yakalanma riski fazladır.

• Dişetinin iltihabi belirtilerini maskelemekte, dişeti daha fibröz bir hal alıp, soluk pembe görünümündedir.

• Fibroblast fonksiyonlarını olumsuz etkilediği için yara iyileşmesinde gecikmeler meydana gelip komplikasyonlar artmaktadır.

• Verilen lokal anestezinin etki süresini gereksiz yere uzatır.

• Periodontal yıkım nedeniyle diş kayıpları artmaktadır.

• Perodonsiyumda ve periodontal dokulardaki hasarı nedeniyle implantın başarısını olumsuz etkileyerek başarısızlığa neden olmaktadır.

Sigara; yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, oral hijyen gibi hazırlayıcı sebepler arasında periodontal hastalığın en büyük etkeni olarak kabul edilmiştir. Sigara, dişeti hastalığının seyrini olumsuz yönde etkileyen faktörlerin başında gelir. Sigara içenlerde gingivitis ve periodontitisin daha şiddetli olduğu pek çok araştırmacı tarafından ispatlanmıştır. Sigara bakterilerin diş yüzeyine tutunmasını kolaylaştırır. Dişetinin savunma düzenini bozar. Böylece dişetlerini bakterilere karşı daha savunmasız bir hale sokar. Hastalığın erken belirtilerinin ortaya çıkmasını engeller. Tedaviye yanıtı zayıflatır. Diş taşı oluşumu ile ilgili çalışmalarda sigaranın tükürük akış hızını azalttığı ve dolayısıyla diş taşı oluşumunu arttırdığı tesbit edilmiştir. Nikotinin sempatik sinir sistemini uyardığı düşünülmektedir. Bu uyarının etkilerinden birinin de tükürüğü azaltmasıdır. Tükürük azlığının neden olduğu ağız kuruluğu, diş ve diş etleri üzerinde bakteri plaklarının teşekkülünü kolaylaştırır. Bu da diş taşı oluşumunu arttırır. Tütün dumanı oksidadif redüksiyon potansiyelini değiştirerek, bazı mikroorganizma türleri üzerinde etki gösterir ve anaerobik bakterilerin çoğalmasına olanak sağlayarak çeşitli enfeksiyonların oluşmasını kolaylaştırabilir. Nikotinin damarları daraltıcı etkisine bağlı olarak dişetinde kan akımı azalır. Dişetine yeterli oksijen ve kan hücrelerinin ulaşmasına engel olur. Bu durumda dişetinin kendini koruyucu ve tamir edici özelliğini zayıflatır. Lokal oksijen basıncının azalması anaerobik bakterilerin çoğalmasını ve büyümesini sağlar. Ayrıca yanak ve dişetleri üzerine bakterilerin bağlanmasını da arttırabilir. Sigara kullanımının mikrobiyal diş plağının neden olduğu dişetindeki iltihabi değişiklikleri baskılayarak dişeti kanamasını azalttığı, ayrıca alveol kemiği kaybı, cep derinliği ve diş kaybı sıklığının sigara kullananlarda daha fazla olduğu düşünülmektedir. Dişetlerinde oluşacak harabiyetler 6 ayda diş taşı ve dişeti tedavisi yapılarak azaltmak mümkündür. Sigarayı daha uzun süre içenler, daha az içenlere göre daha fazla cep ve periodontal kemik kaybına sahiptirler. Kemik erimesi sonrası diş etleri çekilmekte (kemik seviyesi azalmakta) ve zamanla da dişler kaybedilmektedir.

Sigaranın ağızda neden olduğu problemlerden biri de lökoplaki denilen ve ağızda yumuşak dokuda görülebilen beyaz lezyon oluşumunu arttırmasıdır.

Hastalığın belirtileri tükürük zarlarında veya ağız boşluğunda görülmekte ve yanak içlerinde, damakta, dişetlerinde, dilde, yutak duvarında beyaz ya da mavimtrak beyaz kalınlaşmalar olarak gözlenmektedir. Bu kalınlıklara bazen çıkıntılı, bazen de sertleşmiş veya kabuklaşmış olarak da rastlanmaktadır.

Asıl nedeni bilinmemekte ise de, en çok sigara içenlerde rastlandığından sigara içmekten ağızda meydana gelen tahrişin, hastalığın gelişmesinde önemli bir faktör olduğu düşünülmekte. Ayrıca pürüzlenmiş diş uçları, iyi yerleşmemiş takma dişlerin vb. lökoplakiye neden oldukları sanılmaktadır.

Çoğunlukla hiçbir belirtisi yoktur ve hastalık kazara hastanın kendisi tarafından fark edilmekte veya doktor ya da diş muayenesinde meydana çıkabilmektedir. Bazı hallerde yanma, sızlama hissedilmektedir.

Lökoplaki kanserin öncüsü olabileceğinden önem arzetmektedir.

Lökoplakinin tedavisi;

· Sigara içmeyi bırakmak.

· İyi yerleşmemiş takma dişler veya pürüzlenmiş protez yüzeyleri gibi bütün tahriş yapabilecek muhtemel nedenleri ortadan kaldırmak.

· Lökoplaki olan kısmı, ya elektrikli iğne ya da cerrahî müdahale yolu ile temizlemekle tedavi edilir.

Sigara kullanımı dil üzerinde de lezyonlara sebep olur. Tütün kullanmak, fazla baharatlı veya fazla sıcak yemekler dilin kızarmasına ya da tahriş olmasına yol açabilir.

Sigara, periodonsiyum üzerine direkt zararlı etkisinin yanı sıra, sistemik hastalıklarda görülen klinik tablonun daha şiddetli olmasına da yol açmaktadır. Özellikle diyabetle birlikte görülen periodontal hastalığın bütün klinik parametrelerinde önemli artışlara sebebiyet vermektedir.

Yapılan çalışmalarda genel olarak; osteopeninin (osteopeni; kemiğin ortalamadan daha ince olması) periodontal hastalığın oluşumunda rol oynadığına dair görüş birliğine varılmıştır. Osteopenide rol oynayan periodontal hastalık, alveolar kemik rezorpsiyonu, yumuşak doku ataşmanı ve diş kayıpları ile karakterizedir. Periodontal hastalığın primer etkeninin mikrobiyal dental plak olması ile birlikte osteopeniden dolayı oluşan oral kemik kaybı, periodontal hastalık için önemli bir zemin oluşturabilir. Bunun yanı sıra osteopeni ve periodontitisin, hastalığın gelişimini direkt veya ılımlı etkileyebilen faktörleri paylaşmaktadırlar ki bunlardan biride sigara kullanımıdır. Periodontal hastalık, sigara alışkanlığı ve ostoeporozisin şiddeti arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmaların sonuçlarına göre; sigara, hastalığın şiddetini içmeyen bireylere göre daha fazla arttırmaktadır.

Sonuç olarak, sigara pek çok hastalıkta olduğu gibi periodontal hastalıkların da oluşumu ve prognozunda ciddi sorunlara neden olmaktadır. Günümüzde sigaranın içimi kadar, solunmasının dahi insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Merakla başlayıp sonradan kişiyi kendisine esir alan sigaranın, genel sağlığa ve ağız diş sağlığına verdiği zararların yanında kişiye verdiği ekonomik zarar da yadsınamaz. Unutulmamalıdır ki; sigaraya başlamak kişisel bir tercihse, bırakmak da kişinin iradesini kullanarak gerektiğinde profosyonel hekim desteği alarak yapabileceği bir tercihtir. Sigarayı bıraktığımızda sağlıklı bir vücut ve ferah bir nefes, sağlıklı ve beyaz dişler, sağlıklı dişetleri bizi bekleyecektir ve her yönden daha kaliteli bir yaşama tekrar merhaba deme şansımız olacaktır.


Konya Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!