Doktorsitesi.com

şiddet çocukken öğrenilir

Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan
Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan
6 Kasım 2015496 görüntülenme
Randevu Al
şiddet çocukken öğrenilir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şiddet Doğuştan mı Gelir Yoksa Öğrenilir mi?

Şiddetin kökeni, insanlık tarihi boyunca en çok merak edilen ve üzerine bilimsel araştırmalar yapılan konuların başında gelmektedir. Şiddet öğrenilen bir davranış mıdır, yoksa doğuştan mı gelir? Bu sorunun cevabını gözlemlemek için bilim insanı olmaya gerek yoktur; toplumsal farklılıklar bu durumu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Örneğin, Orta Doğu coğrafyasında şiddetin normal bir olgu olarak karşılanması, buna karşın Avrupa’da daha az görülmesi, öğrenilmiş şiddet kavramının varlığını kanıtlar niteliktedir. İnsanlar şiddetle ilk olarak çocukluk döneminde tanışmaktadır.

Aile İçinde Şiddetin Öğrenilme Süreci

Bebeklikten itibaren ev ortamında şiddete maruz kalan veya tanıklık eden bir çocuk, bu durumu zihninde normalleştirmeye başlar. Özellikle babanın anneye uyguladığı şiddeti gözlemleyen çocuk, kadına yönelik şiddetin uygulanabilir bir eylem olduğunu öğrenir. Şiddet aracılığıyla hedeflere ulaşıldığının görülmesi, beyinde şiddet ve ödül ikilisinin şartlanma yoluyla yerleşmesine neden olur. Bu süreçte birey, karşılaştığı sorunları çözmek için şiddeti temel bir araç olarak benimser.

Okul Ortamında Şiddet ve Disiplin Anlayışı

Şiddetin öğrenildiği bir diğer kritik alan ise okul ortamıdır. Çocuklar, öğretmenlerinden veya akranlarından şiddeti bir yöntem olarak öğrenebilmektedir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde, okullarda disiplini sağlamak amacıyla şiddete başvurulması, şiddetin doğrudan eğitim kurumu eliyle öğretilmesine yol açar. Ailelerin de okuldaki bu tutumu normal karşılaması, toplumsal şiddet eğiliminin artmasındaki en büyük etkenlerden biridir.

En Kısa Problem Çözme Yöntemi: Şiddet

Çocuklar, şiddeti genellikle en kısa ve kestirme problem çözme yöntemi olarak kodlarlar. Çocuk psikiyatrisi kliniklerine başvuran ve okulda şiddet uygulayan çocukların geçmişi incelendiğinde, büyük bir kısmının evinde şiddet gördüğü veya tartışmalı bir aile ortamında büyüdüğü tespit edilmektedir. Çocuklar, karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma yöntemlerini çevrelerindeki yetişkinleri gözlemleyerek geliştirirler. Eğer toplum genel olarak şiddete meyilliyse, çocuk da bu eğilimi bir çözüm yolu olarak içselleştirir.

Toplumsal Yapı ve Şiddet Araçları

Toplumsal şiddet, ister dini ister politik temelli olsun, şiddeti bir araç olarak kullanan toplumlarda çok daha yaygın görülmektedir. Bu tür toplumsal yapılarda şu vakaların artış gösterdiği gözlemlenmektedir:

  • Kadına yönelik şiddet vakaları
  • Çocuk istismarı ve şiddeti
  • İşkence vakalarındaki artış
Şiddetin Yaygın Olduğu AlanlarTemel Nedenler
Aile İçi OrtamRol model alma ve normalleştirme
Okul ÇevresiDisiplin aracı olarak görülmesi
Toplumsal YapıŞiddetin bir çözüm aracı olarak kullanılması

Şiddeti Azaltmak İçin Toplumsal Eğitim ve Müdahale

Toplumdaki şiddet oranını düşürmenin yolu, çocukluk çağından itibaren çocuklara sorunlarını şiddet dışı yöntemlerle çözmeyi öğretmekten geçer. Çocuk psikiyatrisi kapsamında ele alınan vakalarda, öncelikle aile içindeki sözel ve fiziksel şiddetin azaltılması hedeflenir. Kadına yönelik şiddetin yoğun olarak tartışıldığı günümüzde, bu bilinci ilk olarak çocuklara aşılamak hayati bir görev ve toplumsal bir sorumluluktur.

Etiketler

Davranım bozukluğuŞiddetUyumsuzlukÇocuk psikiyatrisiHiperaktiviteSuçToplumsal şiddeOkulda şiddet

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan

Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan

Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan, 1970 yılında Rizenin Pazar ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğretimini Samsun'da tamamlamasının ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı ve 1995 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını aldı. Mezuniyetinin ardından ihtisasını Çocuk Psikiyatrisi alanında, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda sürdürdü.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.