Doktorsitesi.com

ŞEKER HASTALIĞINA BAĞLI RETİNA BOZUKLUĞU (DİYABETİK RETİNOPATİ)

Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar
Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar
26 Eylül 20111369 görüntülenme
Randevu Al
ŞEKER HASTALIĞINA BAĞLI RETİNA BOZUKLUĞU (DİYABETİK RETİNOPATİ)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diyabetik Retinopati Nedir?

Diyabetik retinopati, diyabete bağlı olarak gelişen göz hastalıkları arasında en sık karşılaşılan türdür ve yetişkinlerde görülen önemli bir körlük sebebidir. Bu hastalık, retina tabakasındaki damar yapısının bozulmasıyla ortaya çıkar ve damar içerisindeki kanın sıvı kısmının dışarı sızmasına neden olabilir. Hastalık ilerledikçe, retina yüzeyinde anormal yeni damar oluşumları meydana gelerek görme sağlığını ciddi şekilde tehdit eder.

Diyabetik Retinopatinin Evreleri

Diyabetik retinopati, hastalığın ilerleme durumuna ve damar yapısındaki değişikliğe göre iki ana evrede incelenir:

  1. Yeni Damarların Olmadığı Evre: Hastalığın daha erken dönemini temsil eder.
  2. Anormal Yeni Damarların Oluştuğu Evre: Görme kaybı açısından daha tehlikeli olan ileri evredir.

Diyabetin süresi uzadıkça, diyabetik retinopatinin ortaya çıkma ve ciddi retina problemlerine yol açma olasılığı artmaktadır. Bu hastalık genellikle her iki gözü birlikte etkileme eğilimindedir.

Görme Kaybı Nasıl Gerçekleşir?

Diyabetik retinopati sonucu hasar gören kan damarları, temel olarak iki farklı mekanizma ile görme kaybına yol açmaktadır:

  • Göz İçi Kanamalar: Kolaylıkla kanayabilen anormal kan damarları gelişebilir. Bu damarların göz içine kanaması sonucunda görmede bulanıklık ortaya çıkar.
  • Makula Ödemi: Damar duvarlarının bozulması nedeniyle kanın sıvı kısmı, keskin ve merkezi görmeden sorumlu olan makula (sarı nokta) merkezine sızabilir. Bu sızıntı makulada şişmeye neden olur; bu durum makula ödemi olarak adlandırılır.

Risk Faktörleri ve Kimler Risk Altındadır?

Tip I ve Tip II diyabeti olan tüm bireyler diyabetik retinopati riski ile karşı karşıyadır. Hastalık süresi uzadıkça riskin artması nedeniyle, diyabet hastalarının yılda en az bir kez genişletilmiş göz bebeğinden kapsamlı fundus (göz dibi) muayenesi yaptırması hayati önem taşır. Ayrıca, gebelik dönemi diyabetli kadınlar için retinopati açısından riskli bir süreç olabilmektedir.

Belirtiler ve Tanı Yöntemleri

Hastalığın erken evrelerinde genellikle herhangi bir şikayet veya ağrı oluşmaz. Bu nedenle hastalar, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli kontrollerini yaptırmalıdır. İleri evrelerde makula ödemi kaynaklı bulanık görme veya yeni damarların kanamasıyla ani görme kayıpları yaşanabilir.

Diyabetik retinopati ve makula ödemi tanısında kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Görme keskinliği testi
  • Göz bebeği genişletilerek yapılan göz muayenesi
  • Göz Anjiyografisi ve retina tomografisi

Diyabetik Retinopati Tedavi Yöntemleri

Tedavi yaklaşımı, hastalığın evresine ve makula ödeminin varlığına göre belirlenir. Başlangıç evrelerinde, görmeyi tehdit eden bir ödem yoksa genellikle sıkı takip önerilir. Bu süreçte kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı düzeylerinin kontrol altında tutulması hastalığın ilerleyişini yavaşlatır.

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Argon LazerProliferatif retinopatide anormal damarların kapatılması için kullanılır.
Vitrektomi AmeliyatıŞiddetli kanama durumlarında göz içindeki kanın temizlenmesi için uygulanır.
Fokal Lazer TedavisiMakula ödeminin tedavisinde sızıntıları durdurmak için kullanılır.
İntravitreal EnjeksiyonLazer tedavisine yanıt vermeyen makula ödemi olgularında göz içine yapılan uygulamadır.

Unutulmamalıdır ki, tedavi ne kadar erken uygulanırsa başarı olasılığı o kadar artar. Diyabetik retinopati hiçbir semptom vermeden ilerleyebileceği için düzenli göz dibi muayenesi görme yetisinin korunmasında en kritik adımdır.

Etiketler

Şeker hastalığıRetina bozukluğuDiyabetik retinopatiYeni damarlanma

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar

Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar

Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, 1973 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğreninimi İstanbul’da tamamladıktan sonra 1990-1996 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini birincilik ile tamamlayarak "Tıp doktoru " unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.