Doktorsitesi.com

Şakak Dolgusu

Uzm. Dr. M.Fatih Somuncu
Uzm. Dr. M.Fatih Somuncu
28 Aralık 2019125 görüntülenme
Randevu Al
Şakak Dolgusu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şakak Bölgesinde Hacim Kaybı ve Yaşlanma Belirtileri

Yüzümüz, yıllar içerisinde doğal bir süreç olarak mevcut hacmini kaybetmeye başlar. Özellikle orta yaş ve sonrasında belirginleşen bu hacim kaybı, şakak bölgesinde de ciddi değişimlere yol açar. Gözlerin her iki yanında, kaşlar ile saç çizgisi arasında konumlanan şakaklar, zamanla çökmenin en net gözlemlendiği alanlardan biridir. Bütünsel bir yüz estetiği için şakak bölgesinin ideal hacimde olması, yüze daha canlı ve sağlıklı bir ifade kazandırır.

Yaşlanma süreciyle birlikte çukur kemik tabanında çökme, derialtı yağ dokusunda erime, deride sarkma ve incelme meydana gelir. Bu yapısal değişiklikler sonucunda şakaklarda konkav (içe çökük) bir görüntü oluşurken, çukurun ön sınırındaki göz dış kemiği daha belirgin hale gelir. Bu durum, kaşların sağlıksız bir şekilde ön plana çıkmasına ve yüzün yorgun görünmesine neden olur.

Şakak Çökmesinin Yüz Estetiğine Etkileri

Şakak bölgesi, kaşın dış 1/3'lük kısmını destekleyen kritik bir yapıdır. Yaşlanmaya bağlı hacim kaybı yaşandığında, karşıdan bakıldığında kaşın dış kısmı görünmez hale gelebilir. Şakaklardaki basıklık, göz çevresindeki kırışıklıkları daha belirginleştirirken, üst göz kapaklarının yanlara doğru sarkmasına da sebebiyet verir. Bu nedenle, şakak bölgesine yapılacak müdahaleler sadece o bölgeyi değil, tüm üst yüz estetiğini doğrudan etkiler.

Şakak Dolgusunun Faydaları Nelerdir?

Şakak dolgusu tedavisi, yüzün üst kısmındaki estetik kusurları gidermek ve daha genç bir görünüm elde etmek için tercih edilen etkili bir yöntemdir. İşlemin temel faydaları şunlardır:

  • Şakak bölgesinde mimik kullanımına bağlı oluşan çizgileri yok eder.
  • Çökmüş olan şakaklara hacimli ve canlı bir görünüm kazandırır.
  • Kaş ve alın bölgesindeki düşüklüğü toparlamaya yardımcı olur.
  • Yüzün tamamında daha genç ve dinamik bir ifade oluşturur.

Uygulama Süreci ve Tedavi Detayları

Şakak dolgusu tedavisinde temel hedef, minimum morluk riski ile maksimum estetik verim almaktır. Bu amaçla uygulama sırasında ince uçlu iğneler tercih edilir. Dolgu enjeksiyonları yüzeysel olarak yayıldığı için damar veya arter duvarlarına temas riski oldukça düşüktür. İşlem sırasında ağrı hissini en aza indirmek için dermal dolgu maddelerinin çoğu lokal anestezi içerikli bileşenlerle uygulanır.

ÖzellikAçıklama
İşlem Süresi15 - 20 Dakika
Kullanılan MaddeÇapraz Bağlı Hyaluronik Asit
Kalıcılık SüresiOrtalama 18 Ay
Ağrı SeviyesiMinimal (Lokal Anestezi Destekli)
İyileşme SüreciHemen Günlük Hayata Dönüş

Uygulama Sonrası İyileşme ve Yan Etkiler

Şakak dolgusu sonrasında işlemin etkileri anında gözlemlenebilir. Eğer uygulama bölgesinde hafif bir şişlik oluşursa, bu durum genellikle 2-3 gün içerisinde kendiliğinden çözülür. İşlem sonrası nadiren de olsa şu yan etkiler görülebilir:

  1. Hafif morluklar ve gerginlik hissi.
  2. Bölgesel dolgunluk hissi ve geçici baş ağrısı.
  3. Yüzeysel damarların kısa süreliğine belirgin hale gelmesi.

Bu yan etkiler geçicidir ve birkaç gün içerisinde tamamen kaybolur. Şakaklarda zamanı durdurmak, derin dermal dolgularla eksilen hacmi yerine koymakla mümkündür. Kaybedilen dolgunluğun geri kazandırılması, yüze yeniden sağlıklı ve dinlenmiş bir görüntü sağlar.

Etiketler

Dolgu süresiDolgu yöntemleriDolgu yaptırma şartlarıDolgu malzemesiDolgu yaptırmakDolgu sonrasıDolgu maddelerinin etkileriDolgu çeşitleriDolgu uygulamalarışakak dolgusu

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. M.Fatih Somuncu

Uzm. Dr. M.Fatih Somuncu

Uzm. Dr. Mehmet Fatih Somuncu, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Universitesi Tıp Fakültesi (İngilizce Tıp) başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır.Dokuz Eylül Üniversitesinde ihtisas yapmıştır. Bilkent Üniversitesinde İşletme Master’ını tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.