Doktorsitesi.com

RSV

Dr. Sibel Karkaç
Dr. Sibel Karkaç
18 Aralık 2023174 görüntülenme
Randevu Al
RSV 2’Yİ TANIYALIM:
RSV
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

RSV Nedir? Virüsün Yapısal Özellikleri ve Proteinleri

Respiratuvar Sinsityal Virus (RSV), segmentsiz, tek sarmallı ve negatif iplikli bir RNA genomundan oluşan, solunum yolu enfeksiyonlarının en yaygın nedenlerinden biridir. RSV genomu, virüsün hayatta kalmasını ve yayılmasını sağlayan yapısal ve yapısal olmayan 10 farklı proteini kodlamaktadır. Bu proteinler, virüsün konak hücreye tutunmasından bağışıklık sisteminden kaçmasına kadar kritik roller üstlenir.

Virüsün nükleokapsid yapısı; N (nükleoprotein), P (fosfoprotein) ve L (polimeraz) proteinlerinden meydana gelir ve iki katlı bir lipid zarfla çevrilidir. NS1 ve NS2 olarak adlandırılan yapısal olmayan proteinler, vücudun interferon yanıtını engelleyerek enfekte hücrenin ömrünü uzatır ve virüs üretimini artırır. Matriks bölümünde ise non-glikolize M ve M2 proteinleri yer almaktadır.

RSV'nin yüzeyinde bulunan F (füzyon) ve G (tutunma) proteinleri enfeksiyonun oluşumundan birincil derecede sorumludur. G proteini konak hücreye tutunmayı sağlarken, F proteini virüsün hücre zarıyla birleşmesini ve hücreden hücreye yayılımını (sinsitya oluşumu) gerçekleştirir. SH proteini ise hastalık oluşumu için zorunlu olmasa da eksikliğinde virüsün üst solunum yollarındaki replikasyonu (çoğalması) on kat azalmaktadır.

RSV Ne Zaman, Nasıl ve Kimlere Bulaşır?

RSV mevsimsel bir döngü izler; ılıman iklimlerde kış aylarında zirve yaparken, ekvatoral bölgelerde yıl boyu görülebilir. Türkiye'nin de bulunduğu Kuzey Yarım Küre'de RSV sezonu Kasım-Aralık aylarında başlar, Ocak-Şubat aylarında zirveye ulaşır ve Mart-Nisan aylarında sona erer. Sıcaklık, nem, yağış ve ultraviyole ışınları virüsün mevsimsel aktivitesini doğrudan etkileyen faktörlerdir.

Bu virüsün tek kaynağı insandır ve özellikle yaşamın ilk iki yılında en sık görülen enfeksiyon etkenidir. Bulaşma, enfekte kişilerin hapşırma veya öksürme yoluyla yaydığı büyük partiküllü damlacıklara (1 metreden kısa mesafe) maruz kalma veya kontamine yüzeylere temasla gerçekleşir. Bu nedenle el hijyeni ve ortak oyun alanlarındaki oyuncakların temizliği korunmada kritik öneme sahiptir.

Yaş Gruplarına Göre RSV Belirtileri ve Klinik Tablo

RSV enfeksiyonunun klinik belirtileri hastanın yaşına, bağışıklık durumuna ve enfeksiyonun tekrar edip etmediğine göre değişkenlik gösterir. Yenidoğanlarda (ilk 3 hafta) beslenme güçlüğü, kilo alamama ve huzursuzluk gibi nonspesifik belirtiler ön plandadır. Üçüncü haftadan sonra ise tablo genellikle alt solunum yolu enfeksiyonuna evrilir.

İnfantlarda (bebeklik dönemi) primer enfeksiyonlar daha ağır seyreder; sıklıkla akut bronşiyolit veya pnömoni gelişir. Büyük çocuklarda ise hastalık genellikle hafif ateş, öksürük ve burun tıkanıklığı ile seyreden, ayakta tedavi edilebilen bir üst solunum yolu enfeksiyonu şeklindedir. Ateş, vakaların yarısından azında görülmektedir.

RSV İçin Yüksek Risk Taşıyan Gruplar

RSV'ye bağlı ağır alt solunum yolu enfeksiyonu gelişme riski yüksek olan gruplar şunlardır:

  • 6 aydan küçük bebekler (özellikle sezon başında doğanlar).
  • 35. gebelik haftasından önce doğan prematüreler.
  • Kronik akciğer veya konjenital kalp hastalığı olan çocuklar.
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar (Lösemi, nakil hastaları vb.).
  • Down sendromlu bireyler ve şiddetli astımı olanlar.
  • Sigara dumanına maruz kalan bebekler ve kreş bakımı alanlar.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

RSV tanısı büyük oranda klinik bulgularla konulur ve rutin testler her hasta için önerilmez. Ancak gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek adına tanının kesinleştirilmesi gereken durumlarda, %90'ın üzerinde özgüllüğe sahip hızlı antijen testleri tercih edilir. RSV pnömonisi ile bronşiyolitin radyolojik ayrımı zor olduğundan, bu iki tablo sıklıkla birlikte değerlendirilir.

RSV Tedavisi ve Hastaneye Yatış Kriterleri

RSV enfeksiyonlarında tedavi yaklaşımı esas olarak destekleyicidir. Çoğu hasta ayaktan izlenebilirken, solunum sıkıntısı veya beslenme bozukluğu olan riskli grupların hastanede tedavi edilmesi gerekebilir. Yatan hastalarda hidrasyonun sağlanması, burun tıkanıklığının giderilmesi ve oksijen desteği (satürasyon ≤ %90 ise) temel müdahalelerdir.

Hastaneye Yatış Gerektiren Durumlar
Toksik görünüm ve ağır beslenme bozukluğu
Orta veya ciddi solunum güçlüğü (Dakika solunum sayısı >70)
Oksijen satürasyonunun %92'nin altında olması
Siyanoz (morarma) veya apne varlığı
Dehidratasyon ve uykuya meyil
Ailenin evde bakım sağlayamayacağı sosyal durumlar

Korunma Yolları ve Yeni Aşı Gelişmeleri

RSV'den korunmada anne sütünün desteklenmesi, sigara maruziyetinin önlenmesi ve kalabalık ortamlardan kaçınılması esastır. Rutin bir aşısı olmamasına rağmen, yüksek riskli bebeklerde profilaksi amacıyla palivizumab isimli monoklonal antikor başarıyla kullanılmaktadır.

Güncel Gelişmeler: 2023 yılında yapılan çalışmalar, hamileliğin 24-36. haftalarında uygulanan RSVpreF aşısının bebekleri ciddi alt solunum yolu hastalıklarına karşı koruduğunu kanıtlamıştır. Bu doğrultuda Mayıs 2023'te FDA, gebeliğin 32-36. haftalarında tek doz olarak uygulanmak üzere Abrysvo isimli aşıyı onaylamıştır.

Etiketler

MatriksNükleokapsidRsv

Yazar Hakkında

Dr. Sibel Karkaç

Dr. Sibel Karkaç

Dr. Sibel Karkaç İzmir' de özel muayenehanesinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.