Rinoplasti (burun estetiği) ameliyatı hakkında
Rinoplasti (burun estetiği) ameliyatı hakkında

Burun, gözler ve dudaklar yüze ifadesini veren üç önemli organdır. Bunların birbiriyle ilişkileri de yüzün genel karakterini belirler. Burun yüzün tam ortasında yer alan ve en çıkıntılı bölüm olması nedeniyle, kişinin güzelliği ile ilgili yorumları en çok belirleyen organdır.

Ülkemizde ve yaşadığımız coğrafyada etli ve kemik yapısı güçlü burunların çokça varlığı nedeniyle en çok yapılan estetik ameliyatların başında burun estetiği (rinoplasti) gelmektedir.

Güzel bir burun, yüzün diğer oluşumları ile ahenk içinde olan ve doğal görünendir. Bu yapılmadığında ve yapay unsurlar işin içine katılıp, abartılı bir görünüm oluştuğunda dikkat çeken, ancak yapılı olduğunu ilan eden bir burun oluşacaktır.

Dolayısıyla da, amaç doğal görünen ve yüze yakışan burnu oluşturmaktır.

Burnunun görünümünden şikayetçi olan, ve talepleri gerçekçi olan hastalarda rinoplasti ameliyatı gerçekleştirilebilir. Bu ameliyat yapılırken nefes alma güçlüğüne yönelik şikayetleri giderici doğrultuda ek yöntemler de ameliyata eklenir.

Ameliyat için genel kabul görmüş yaş, iskelet sisteminin büyümeyi tamamladığı, kızlarda 16, erkeklerde 18 yaş ve üzeridir. Ameliyat sırasında kadınlarda üzeri düz ya da hafif içbükey, erkeklerde ise düz bir burun oluşturulması planlanır.

Özellikle erkek burunlarında fazla kısaltma ve kaldırma yapılması durumlarında yüzde kadınsı bir görüntü oluşma riski nedeniyle bundan kaçınmak üzere azami dikkat gösterilir.

Kalın ve yağlı deri sahibi hastalarda alttaki kemik ve kıkırdak çatının tam olarak görüntüye yansımayacağı , dolayısıyla da sonuçların çok iyi olmayabileceği akılda bulundurulmalıdır.

Gerçekçi beklentileri olmayan ve burnundaki şekil bozukluğunu abartan hastaların doktor tarafından psikiyatri konsültasyonuna yönlendirilmeleri gerekir.

Rinoplasti ameliyatlarında ameliyattan 2 hafta öncesinde aspirin ve kan sulandırıcılar kesilir. Parasetamol dışında ağrı kesicilerin de kullanılmaması tavsiye edilir.

Rinoplasti ameliyatı ameliyathane ortamında ve genel anestezi altında yapılır. Ameliyat burun içi ya da burun altından yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Kemik ve kıkırdak şekillendirmeleri yapıldıktan sonra kesiler dikilir. Burun üzerine kağıt flaster ve alçı yerleştirilir.

Burada amaç yeni oluşturulan şeklin korunması ve şişliğin minimum olmasıdır. Ameliyat sonrasında burun deliklerinden dışarıya sızıntı olmasını azaltmak üzere özel fitiller kullanılır. Ameliyat sırasında septuma düzeltici girişimde bulunulmuş ise, silikon kalıplar kullanılarak tam iyileşme oluşana kadar, bunlar içeride bırakılır.

Rinoplasti ameliyatı genellikle 90-120 dakika sürer. Hastaların ameliyat sonrası göz çevresi şişlik ve morluk nedeniyle dramatik görünümlerine karşın, ağrı duymaları söz konusu değildir. İlk 24 saatte ağızdan nefes alınacağı için kurumaya karşı bolca su tüketmeleri tavsiye edilir. İlaveten, göz çevresi şişlik ve morlukları azaltmak üzere ilk 48 saatte her iki göz çevresine buz ya da soğuk jel tatbiki gereklidir.

Burundaki fitil alındıktan sonra, tuzlu su ile sık sık her iki burun deliği temizlenerek kabuklanma oluşması önlenir. Burun dışına dikiş konmuşsa bunlar 5. günde alınır, alçı 6-7 gün içinde çıkarılır ve burun sırtına destekleyici beyaz flasterler konur. Hastalar alçıya temas etmeden saçlarını diledikleri zaman yıkayabilirler. Morluklar ortalama 2-3 hafta, şişlikler ise 2-3 ayda yavaş yavaş iner. Burnun nihai görünümü ancak 6 aydan sonra ortaya çıkacaktır. Burun ucu düşmesi olarak tabir edilen durum, doğru yapılmış bir rinoplasti sonrası oluşmaz.


İzmir Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!