Results of Acromioclavicular Joint Reconstruction Using a Novel Minimally Invasive Technique

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Akromiyoklaviküler (AC) Eklem Yaralanmalarında Yenilikçi Tedavi Yaklaşımları
Akromiyoklaviküler (AC) eklem yaralanmaları, her 100.000 kişide üç ila dört vaka insidansı ile sık karşılaşılan ortopedik rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Günümüzde bu yaralanmaların tedavisi için çok sayıda cerrahi teknik tanımlanmış olsa da, optimal tedavi yöntemi konusunda literatürde henüz tam bir fikir birliği sağlanamamıştır. Bu çalışma, Tip 5 AC ayrışması olan hastalarda uygulanan yenilikçi ve minimal invaziv polimer serklaj teli sisteminin klinik sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Araştırma Yöntemi ve Hasta Değerlendirme Kriterleri
2014-2017 yılları arasında bölümümüzde subakut AC ayrışması nedeniyle tedavi edilen tüm yetişkin hastalar retrospektif olarak klinik ve radyografik açıdan incelenmiştir. Çalışma kapsamında cerrahi operasyon öncesi ve sonrası dönemlerde hastaların durumunu analiz etmek için spesifik omuz skorlama sistemleri kullanılmıştır. Bu değerlendirmeler şu kriterleri içermektedir:
- ASES skoru (Amerikan Omuz ve Dirsek Cerrahları Skoru)
- Constant skoru
- UCLA omuz derecelendirme ölçeği
Cerrahi Uygulama ve Takip Süreci
Çalışmaya, aynı ortopedi cerrahı tarafından aynı minimal invaziv teknikle ameliyat edilen Tip 5 AC ayrışmasına sahip beş hasta dahil edilmiştir. Hastaların ortalama takip süresi 22,4 ay (18 ile 29 ay arası) olarak kaydedilmiştir. Tedavi sürecinde hem klinik başarı hem de radyolojik iyileşme parametreleri titizlikle takip edilmiştir.
Radyolojik Bulgular ve CC Mesafesi Analizi
Operasyonun başarısını ölçmek adına korakoklaviküler (CC) mesafe ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler, tekniğin anatomik stabilizasyon üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır:
| Ölçüm Dönemi | Ortalama CC Mesafesi (mm) |
|---|---|
| Ameliyat Öncesi (Cerrahi Taraf) | 19,7 mm |
| Ameliyat Öncesi (Sağlam Taraf) | 9,48 mm |
| Erken Postoperatif Dönem | 7,1 mm |
| En Son Takip Süreci | 13,8 mm |
Klinik Sonuçlar ve Fonksiyonel İyileşme
Hastaların fonksiyonel kapasitelerinde ameliyat sonrası dönemde anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Klinik skorlardaki iyileşme, polimer serklaj tekniğinin etkinliğini kanıtlar niteliktedir:
- Constant Skoru: Ameliyat öncesi 48 olan ortalama değer, takip sonunda 91,6'ya yükselmiştir.
- UCLA Omuz Skoru: Başlangıçta 14,8 olan skor, son kontrolde 33,8 olarak güncellenmiştir.
- ASES Omuz Skoru: 49,26 olan bazal değer, takip sürecinde 93,75 seviyesine ulaşmıştır.
Operasyon sonrasında hiçbir hastada nörovasküler komplikasyon gelişmemiştir. Ayrıca, klinik veya radyografik başarısızlık, fiksasyon kaybı veya AC eklem artriti gibi olumsuz durumlarla karşılaşılmamıştır.
Sonuç: Minimal İnvaziv Polimer Serklajın Etkinliği
Bu çalışma, Tip 5 AC eklem ayrışmalarının tedavisinde kullanılan minimal invaziv polimer serklaj teli tekniğinin güvenilir bir yöntem olduğunu göstermektedir. Elde edilen klinik sonuçlar, literatürde rapor edilen diğer artroskopik ve açık tekniklerle karşılaştırılabilir düzeyde başarılıdır. Bu yöntem, hastalar için düşük komplikasyon riski ve yüksek fonksiyonel geri dönüş potansiyeli sunan etkili bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.


