Doktorsitesi.com

Reflü Larenjit / Boğaz Reflüsü

Prof. Dr. İsmail KOÇAK
Prof. Dr. İsmail KOÇAK
12 Haziran 201210427 görüntülenme
Randevu Al
Reflü Larenjit / Boğaz Reflüsü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Boğaz Reflüsü (Reflü Larenjit) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Reflü larenjit, toplumda oldukça sık rastlanan ve özellikle 26 yaşından sonra birçok erişkinde görülen bir boğaz hastalığıdır. Ancak bu sağlık sorunu sadece yetişkinleri değil, her yaştan bireyi etkileyebilen geniş bir yelpazeye sahiptir. Boğaz reflüsü, mide içeriğinin boğaz dokularına temas etmesiyle ortaya çıkan ve yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir durumdur.

Genel bir tanımla reflü, kelime anlamı olarak "geri kaçış" demektir. Normal şartlarda bir akışkanın tek yönlü hareket etmesi beklenirken, önünde bir engel oluşması durumunda akış azalır ve bu durum önceki bölgede bir göllenmeye yol açar. Bu mekanizma, tıbbi literatürde göreceli bir geri kaçış olarak tanımlanmaktadır.

Boğaz Reflüsü ve Mide Reflüsü (GERD) Arasındaki Farklar

Gastroenteroloji uzmanları tarafından tanımlanan Gastroözofageal Reflü (GERD), mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasıdır ve genellikle alt sfinkter adı verilen kapakçığın gevşemesiyle oluşur. Ancak boğaz reflüsü bundan farklı bir klinik tablodur. Boğaz dokusu, mide ve yemek borusuna kıyasla asite karşı çok daha hassas bir yapıya sahiptir.

ÖzellikGastroözofageal Reflü (GERD)Boğaz Reflüsü (Larenjit)
Etkilenen BölgeYemek BorusuBoğaz, Gırtlak ve Ses Telleri
HassasiyetAsite karşı daha dayanıklıAsite karşı aşırı hassas (pH < 4)
Temel NedenAlt sfinkter gevşekliğiAsit buharı, dış etkenler ve mukoza hassasiyeti
Tedavi Yaklaşımıİlaç ve nadiren cerrahiDiyet, yaşam tarzı ve ilaç tedavisi

Boğazın Asit Hassasiyeti ve Vücudun Tepkisi

Boğaz dokusu asite karşı son derece duyarlıdır; asidite seviyesi belirli bir eşiğin üzerine çıktığında (pH < 4), doku hızlı bir olumsuz yanıt verir. Bu durumda boğazda kızarıklık, şişme ve acı hissi oluşurken, koruyucu refleksler aktive olur. Mide ve yemek borusu asidin kaynağı oldukları için bu seviyelerden etkilenmezken, boğaz dokusu ciddi zarar görebilir.

Bu durumu bir benzetmeyle açıklamak gerekirse; yüzünüzü sabunla yıkadığınızda bir sorun yaşamazsınız ancak sabun gözünüze kaçtığında yanma ve sulanma olur. Benzer şekilde, hassas bir doku olan boğazımız da asitle temas ettiğinde benzer bir reaksiyon gösterir. Ses telleri ve akciğerlerin giriş kapısı olan bu bölge, asit uyarımıyla birlikte öksürük gibi koruyucu refleksleri tetikler.

Boğaz Reflüsünün En Sık Görülen Belirtileri

Boğazda asidite arttığında dokularda oluşan kızarıklık, diğer enfeksiyonlardan farklı olarak koyu somon rengindedir ve aşağıya doğru şiddeti artar. Özellikle yemek borusu girişi, gırtlak ve ses tellerinin arkasında yoğunlaşan bu durum şu semptomlara yol açar:

  • Boğazda Takılma ve Balgam Hissi: Yemek borusu girişindeki Krikofaringeus kasının aşırı kasılması, boğazda sıkılık ve düğümlenme hissi yaratır. Tıpta globus olarak adlandırılan bu durum, boğazda gitmeyen bir balgam veya geniz akıntısı hissiyle karıştırılır.
  • Kuru Öksürük: Asit uyarımı, Vagus siniri aracılığıyla öksürük refleksini tetikler. Bu durum bazen astım veya kronik sinüzit ile karıştırılabilmektedir.
  • Kronik Farenjit: Boğaz dokusunun sürekli tahriş olması sonucu oluşan yanma ve batma hissi, çoğunlukla boğaz reflüsü kaynaklıdır.

Globus Hissi ve Tedavi Süreci

Boğazda takılma hissi (globus), tedaviye en dirençli semptomlardan biridir. Bu hissin tamamen ortadan kalkması için dokudaki ödemin (şişliğin) tamamen geçmesi gerekir. Bu iyileşme süreci genellikle en az 6 haftalık kesintisiz bir tedavi programını zorunlu kılmaktadır.

Boğaz Reflüsü Tedavi Yöntemleri

Boğaz reflüsünde tedavi yaklaşımı, mide reflüsünden farklılık gösterir. Bu hastalıkta cerrahi tedavi bir seçenek değildir. Tedavi süreci temel olarak şu iki sütun üzerine inşa edilir:

  1. Yaşam ve Diyet Modifikasyonları: Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve asit tetikleyici gıdalardan uzak durulması esastır.
  2. İlaç Tedavisi: Mide asiditesini azaltan ve boğaz bölgesinde koruyucu bir tabaka oluşturarak viskoziteyi arttıran ilaçlar kullanılır.

Unutulmamalıdır ki, cerrahi müdahale sadece nadir görülen ve şiddetli seyreden GERD (mide reflüsü) vakaları için geçerlidir; boğaz reflüsü yönetiminde diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri başarının anahtarıdır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İsmail KOÇAK

Prof. Dr. İsmail KOÇAK

Prof.Dr.İsmail KOÇAK, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayıp Kulak,Burun,Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.