Gırtlak Kanserİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Gırtlak Tümörlerine Genel Yaklaşım
Gırtlak tümörleri, tıbbi literatürde klinik seyirlerine göre selim (iyi huylu) ve habis (kötü huylu) tümörler olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Bu oluşumların doğru teşhis edilmesi, uygulanacak tedavi protokolünün belirlenmesi açısından hayati önem taşır. Özellikle ses tellerini ve solunum yolunu etkileyen bu patolojiler, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen semptomlarla kendini gösterir.
Gırtlağın Selim (İyi Huylu) Tümörleri
Gırtlak bölgesinde görülen selim tümörler, önem sırasına göre şu şekilde sınıflandırılabilir:
- Papillom
- Anjiom
- Fibrom
- Kondrom
- Miyom
Bu gerçek tümörlerin yanı sıra, gırtlakta ses bozukluğuna yol açan ancak gerçek tümör niteliği taşımayan vokal kord nodülleri, polipler, iltihabi ve alerjik nodüller de bulunmaktadır.
Ses Teli Nodülleri ve Polipler
Vokal nodüller (Ses teli nodülleri), genellikle sesini profesyonel veya hatalı kullanan ses sanatçıları, öğretmenler ve dolmuş kahyaları gibi meslek gruplarında görülür. Bu durum temel olarak bir epitel hipertrofisi tablosudur. Polipler ise miksomatöz yapıda olan mukoza uzantıları olarak tanımlanır.
Papillom Türleri ve Klinik Seyri
Papillomlar, çocukluk ve erişkinlik döneminde farklı karakterler sergileyen selim oluşumlardır:
- Juvenil Papillomlar: Larinks içini üzüm salkımı gibi dolduran, temasla kanamaya ve yayılmaya meyilli yapılardır. Virüs etyolojisi söz konusu olup, bu tür genellikle malignleşmez (kötü huyluya dönüşmez).
- Erişkin Papillomları: Larinks içinde yaygın dağılım göstermez ve kanama meyli düşüktür. Ancak ileri yaşlarda malignleşme potansiyeli oldukça yüksektir.
Selim tümörlerin klinik tablosunda disfoni (ses kısıklığı), dispne (nefes darlığı) ve ileri vakalarda asfiksi (boğulma) görülebilir. Tedavi seçenekleri arasında laringoskopi altında ekstirpasyon, lazer cerrahisi, kriyoterapi ve antiviral uygulamalar yer almaktadır.
Gırtlağın Habis (Kötü Huylu) Tümörleri
Gırtlağın habis tümörlerinin %98-99 gibi büyük bir çoğunluğunu karsinomlar, %1-2’sini ise sarkomlar oluşturur. Karsinomların büyük bir kısmı yassı epitel hücreli karsinom tipindedir ve çoğunlukla vokal kord (ses teli) kaynaklıdır.
Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri
Gırtlak kanserlerinin gelişiminde tütün ve alkol kullanımı başrolü oynamaktadır. Hastaların büyük bir çoğunluğunun günde 1-2 paket sigara içtiği gözlemlenmiştir. İstatistiksel veriler şu şekildedir:
- Hastaların %90'ı erkek, %10'u kadındır.
- En sık 40-60 yaş aralığında görülür.
- Tümörlerin %70'i glottik bölgede (ses telleri bölgesi) yerleşir.
Klinik Belirtiler ve Lokalizasyon
Tümörün yerleşim yerine göre ilk belirtiler farklılık göstermektedir:
| Yerleşim Yeri | Temel Belirti |
|---|---|
| İntrinsik (Ses telleri) | Ses kısıklığı |
| Ekstrinsik (Epiglot bölgesi) | Yutkunma sırasında boğazda takılma hissi |
| Subglottik (Ses teli altı) | Nefes darlığı ve gıcık öksürüğü |
Hastalık ilerledikçe nefeste kötü koku, zayıflama, kulağa vuran ağrı ve boyunda lenfadenopati (lenf nodu şişliği) tabloya eklenir.
TNM Sınıflandırması ve Evreleme
Gırtlak tümörlerinin yayılımı TNM (Tümör, Nodül, Metastaz) sistemi ile belirlenir:
- T1-T4: Tümörün boyutunu ve çevre dokulara (dil kökü, trakea, kıkırdak) yayılımını ifade eder.
- N0-N3: Boyun lenf nodlarının tutulumunu ve boyutunu (3 cm altı, 3-6 cm arası veya 6 cm üstü) belirtir.
- M0-M1: Uzak metastaz varlığını sorgular.
Tedavi Yöntemleri
Gırtlak kanseri tedavisinde cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi seçenekleri vakanın evresine göre değerlendirilir. Kemoterapi tek başına yetersiz kalmakta, daha çok lenfomalarda tercih edilmektedir. Radyoterapi, uygun seçilmiş vakalarda küratif (iyileştirici) olabilir veya cerrahi ile kombine edilebilir.
Cerrahi müdahaleler ise tümörün yayılımına göre çeşitlilik gösterir:
- Parsiyel larenjektomi: Gırtlağın bir kısmının korunması.
- Kordektomi ve Epiglottektomi: Spesifik bölgelerin çıkarılması.
- Total larenjektomi: Gırtlağın tamamının alınması ve kalıcı trakeostomi uygulaması.
Tümörün yayılımına ve lenf nodu tutulumuna göre bu işlemlere boyun disseksiyonu protokolleri de eklenebilmektedir.



