Doktorsitesi.com

Reflü Hakkında Herşey

Op. Dr. Mustafa Korhan Mercan
Op. Dr. Mustafa Korhan Mercan
30 Haziran 2021228 görüntülenme
Randevu Al
Reflü Hakkında Herşey
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofagial Reflü Hastalığı (GÖRH) Nedir?

Halk arasında yaygın olarak reflü şeklinde ifade edilen Gastroözofagial Reflü Hastalığı (GÖRH), mide içeriğinin yemek borusuna (özefagus) geri kaçması durumudur. Mide asidi, pepsin, safra ve pankreas enzimlerinden oluşan bu içerik, yemek borusunda tahrişe neden olur. Bu durum, göğüste yanma hissi ile birlikte yemek borusunda erozyon ve ülser gibi çeşitli derecelerde hasarlara yol açabilmektedir.

Yemek borusunda meydana gelen hasarın endoskopik veya histopatolojik yöntemlerle tespit edilmesi durumuna ise tıpta reflü özofajiti adı verilir. Midenin aksine yemek borusu, asidik içeriğe karşı doğal bir koruma kalkanına sahip değildir. Bu nedenle, tekrarlayan kaçaklar zamanla kronik bir hastalık tablosu oluşturmaktadır.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Gastroözofagial reflü hastalığının klinik belirtileri, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen tipik ve atipik bulgular olmak üzere iki ana grupta incelenir.

Tipik Belirtiler

Reflü hastalığının en karakteristik özelliği, göğüs kemiğinin arkasında hissedilen ve boğaza doğru yükselen yanma hissidir (heartburn). Bununla birlikte, tüketilen gıdaların ağza geri gelmesi (regürjitasyon) sık görülen bir diğer belirtidir. Bu şikayetler genellikle yemeklerden sonra, öne eğilme veya sırtüstü yatma pozisyonlarında şiddetlenirken, antasit grubu ilaçlarla hafifleme eğilimi gösterir.

Atipik Belirtiler

Bazı hastalar klasik yanma hissi yaşamadan sadece atipik bulgularla hekime başvurabilirler. En sık karşılaşılan atipik belirtiler şunlardır:

  • Kronik larenjit ve ses kısıklığı,
  • İnatçı kronik öksürük,
  • Astım benzeri solunum problemleri,
  • Kalp dışı nedenlere bağlı göğüs ağrısı.

Özellikle göğüs ağrısı şikayeti olan hastaların yaklaşık %25-30'unda kardiyolojik bir neden bulunamazken, bu grubun yarısına yakınında asıl sorunun reflü veya yemek borusu fonksiyon bozuklukları olduğu saptanmıştır.

Reflü Neden Oluşur?

Normal şartlarda mide, sindirim için güçlü asitler salgılar ve kendi dokusunu koruyan özel mekanizmalara sahiptir. Yemek borusunu bu asitten koruyan tek yapı ise, mide ile birleşme noktasında bir kapak görevi gören Alt Özofagial Sfinkter sistemidir. Bu fonksiyonel kapak mekanizması düzgün çalışmadığında, mide içeriği savunmasız olan yemek borusuna kaçarak doku hasarına ve semptomlara yol açar.

Teşhis Yöntemleri

Tecrübeli bir hekim, hastanın şikayetlerini dinleyerek ve tedaviye verilen yanıtı gözlemleyerek reflü tanısını büyük oranda koyabilir. Ancak tanı konulamayan, tedaviye dirençli veya atipik bulguları olan hastalarda ileri tetkikler gereklidir:

  1. Gastroskopi (Endoskopi): Yemek borusunun doğrudan incelenmesine ve gerekirse doku örneği (biyopsi) alınmasına olanak tanıyan en yaygın yöntemdir.
  2. pH Monitorizasyonu: 24-48 saat boyunca yemek borusundaki asit miktarının ölçülmesidir. Endoskopinin normal çıktığı ancak şüphenin devam ettiği durumlarda kullanılır.
  3. Özofagial Manometri: Yemek borusu içindeki basınçların ölçüldüğü bu yöntem, özellikle yutma güçlüğü olan veya cerrahi planlanan hastalarda tercih edilir.

Reflü ve Yemek Borusu Kanseri İlişkisi

Araştırmalar, GÖRH varlığının yemek borusu kanseri riskini bir miktar artırdığını göstermektedir. Ancak bu risk artışı, hastalığın şiddetine göre değişkenlik göstermektedir:

Reflü ŞiddetiKanser Görülme Sıklığı
Reflü Şikayeti Olmayanlar%0,002
Hafif ve Orta Şiddetli Reflü%0,003 - %0,018
Şiddetli Reflü%0,035

Tedavi Seçenekleri

Reflü tedavisinde başarı, yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi müdahalelerin kombinasyonu ile sağlanır.

Yaşam Tarzı ve Diyet

Tedavinin ilk basamağını beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi oluşturur. Kızartmalar, baharatlı, aşırı tuzlu ve ekşi gıdalardan kaçınılmalıdır. Ayrıca kafeinli (çay, kahve) ve asitli (kola) içeceklerin tüketimi kısıtlanmalıdır. Sigara ve alkolden uzak durmak, yatak başını 15-20 cm yükseltmek ve uykudan en az 3 saat önce yemek yemeyi kesmek kritik öneme sahiptir.

İlaç Tedavisi

Yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda proton pompa inhibitörleri, H2 reseptör blokerleri ve antasitler kullanılır. Hastaların %80'inde bu yöntemlerle başarı sağlanır; ancak tedavi bırakıldığında şikayetlerin tekrarlama riski yüksektir.

Cerrahi Müdahale (Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu)

İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya mide fıtığı gibi yapısal bozukluğu olan hastalarda cerrahi seçenek değerlendirilir. Günümüzde en sık uygulanan yöntem Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu ameliyatıdır. Kapalı yöntemle yapılan bu işlemde, gevşek olan kapak yapısı mide dokusuyla desteklenir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci hızlıdır ve reflü şikayetlerinde tama yakın iyileşme sağlanır.

Etiketler

Reflü nedirReflü belirtileriReflü tedavisiReflü gastroReflü teşhisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mustafa Korhan Mercan

Op. Dr. Mustafa Korhan Mercan

Op.Dr Mustafa Korhan Mercan, 1982 yılında Kayseri’de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 2006 yılında Tıp Doktoru unvanı almiştir.İhtisasını ise Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi kliniğinde tamamlayarak 2011 yılında Genel Cerrahi uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.