Doktorsitesi.com

ReAl-life Multicenter Survey Evaluating Stroke prevention strategies in non-valvular atrial fibrillation (RAMSES study)

Prof. Dr. Şeref Ulucan
Prof. Dr. Şeref Ulucan
10 Ocak 2023281 görüntülenme
Randevu Al
The RAMSES study showed a higher prevalence of OAC use among NVAF patients than that reported in previous studies. Although NOACs were preferred over VKAs in daily cardiology practice, there is a need for improved OAC therapies for NVAF patients.
ReAl-life Multicenter Survey Evaluating Stroke prevention strategies in non-valvular atrial fibrillation (RAMSES study)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

RAMSES Çalışması: Türkiye'de Atriyal Fibrilasyon ve İnme Önleme Stratejileri

Atriyal fibrilasyon (AF), klinik uygulamada en sık karşılaşılan kalıcı kardiyak aritmi türüdür ve tromboembolik olay riskinde belirgin bir artışla ilişkilidir. İnme riskini azaltmak amacıyla kullanılan oral antikoagülan (OAC) tedavileri, AF yönetiminin temel taşını oluşturmaktadır. Geleneksel olarak kullanılan Vitamin K antagonistlerinin (VKA) yanı sıra, son yıllarda geliştirilen yeni nesil oral antikoagülanlar (NOAC), tedavi seçeneklerini genişletmiştir.

RAMSES (ReAl-life Multicenter Survey Evaluating Stroke Prevention Strategies) çalışması, Türkiye'deki non-valvüler atriyal fibrilasyon (NVAF) hastalarında inme önleme stratejilerini ve NOAC dönemindeki güncel klinik yaklaşımları değerlendirmek amacıyla yürütülen kapsamlı bir ulusal kayıt çalışmasıdır.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Popülasyonu

Bu çalışma, Türkiye genelinde 29 ili kapsayan, çok merkezli ve kesitsel bir kayıt çalışması olarak tasarlanmıştır. Şubat ve Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmaya, mekanik kalp kapağı veya romatizmal mitral darlığı olmayan ardışık NVAF hastaları dahil edilmiştir.

  • Katılımcı Sayısı: 6.273 hasta
  • Merkez Sayısı: 57 merkez (Devlet, üniversite, eğitim-araştırma ve özel hastaneler)
  • Değerlendirme Kriterleri: Demografik veriler, tıbbi geçmiş, inme risk skorları (CHA2DS2–VASc) ve kanama risk skorları (HAS-BLED).

Temel Bulgular ve İstatistiksel Veriler

Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 69.6 ± 10.7 olarak belirlenmiş olup, hastaların %56'sını kadınlar oluşturmaktadır. En yaygın eşlik eden hastalık %69 oranıyla hipertansiyondur. Hastaların inme riskini belirleyen ortalama CHA2DS2–VASc skoru 3.3 ± 1.6 iken, kanama riskini gösteren HAS-BLED skoru 1.6 ± 1.1 olarak saptanmıştır.

Antitrombosit ve Antikoagülan Tedavi Dağılımı

Çalışma sonuçlarına göre genel OAC kullanım oranı %72'dir. Tedavi protokollerinin dağılımı şu şekildedir:

Tedavi TürüKullanım Oranı (%)
Sadece NOAC%31
Sadece VKA (Warfarin)%27
Sadece Antitrombosit%19
OAC + Antitrombosit Kombinasyonu%13
Hiçbir Tedavi Almayan%8

Kullanılan NOAC'lar arasında dabigatran (%18) ilk sırada yer alırken, onu rivaroxaban (%15) ve apixaban (%4) izlemektedir.

Klinik Sonuçlar ve Tartışma

RAMSES çalışması, Türkiye'deki NVAF hastalarında OAC kullanım oranlarının önceki çalışmalara göre belirgin bir artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu artışta, NOAC'ların günlük kardiyoloji pratiğine girmesi ve geri ödeme kapsamına alınması önemli bir rol oynamıştır.

Öne Çıkan Önemli Noktalar:

  • NOAC Tercihi: Günlük pratikte NOAC'lar, VKA'lara (Warfarin) göre daha fazla tercih edilmektedir.
  • Düşük Riskli Hastalarda Kullanım: CHA2DS2–VASc skoru 0 olan hastaların %72'sinde OAC kullanıldığı saptanmıştır; bu durum düşük riskli grupta gereksiz antikoagülan kullanımı sorununa işaret etmektedir.
  • Eğitim ve Yerleşim Etkisi: Eğitim düzeyi düşük olan ve kırsal bölgelerde yaşayan hastalarda OAC kullanım oranlarının daha düşük olduğu, bu grupta antitrombosit ilaçların daha sık tercih edildiği görülmüştür.
  • Kılavuz Uyumu: OAC kullanımındaki artış, ESC (Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti) kılavuzlarındaki güncellemelerle uyumludur.

Sonuç

RAMSES çalışması, Türkiye'de inme önleme stratejileri konusundaki farkındalığın arttığını ve hastaların büyük çoğunluğunun uygun tedavilere eriştiğini göstermektedir. NOAC'ların sağladığı kullanım kolaylığı, Warfarin'in sınırlamalarını (INR takibi, gıda etkileşimi vb.) aşmada hekimlere önemli bir avantaj sağlamıştır. Bununla birlikte, özellikle düşük riskli hastalarda tedavi optimizasyonu ve antitrombosit ilaçların aşırı kullanımı konularında iyileştirmelere ihtiyaç duyulmaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Porf Dr. Şeref ULUCAN, 15 Eylül 1968 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1993 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 1997 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.