Doktorsitesi.com

Rahim sarkması ve tedavisi

Prof. Dr. Selman Laçin
Prof. Dr. Selman Laçin
11 Aralık 200639475 görüntülenme
Randevu Al
Rahim sarkması ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rahim Sarkması (Uterin Prolapsus) Nedir?

Rahim sarkması, pelvik organların normalde bulunmaları gereken anatomik konumdan aşağıya doğru yer değiştirmesi durumudur. Bu klinik tabloda genellikle sadece rahim değil, komşu organlar olan idrar torbası (sistosel) ve kalın bağırsağın son kısmı (rektosel) da rahimle birlikte aşağı doğru sarkma gösterebilir.

Normal şartlarda pelvik organlar, bağ dokuları ve kaslar sayesinde sınırlı bir hareket alanına sahiptir. Ancak yaşın ilerlemesi ve özellikle doğum sayısının artmasıyla birlikte bu bağlar esnekliğini kaybederek genital organların vajina içine, hatta ileri vakalarda vajina dışına sarkmasına neden olabilir.

İdrar Torbası ve Rektum Sarkması

Pelvik organ sarkmaları, hangi organın etkilendiğine bağlı olarak farklı belirtilerle kendini gösterir:

  • İdrar Torbası Sarkması (Sistosel): Vajina ön duvarındaki sarkma nedeniyle idrar torbasının vajina içine bombeleşmesidir. Özellikle öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda belirginleşir.
  • Rektum Sarkması (Rektosel): Vajina arka duvarı ile komşu olan rektumun vajinaya doğru yer değiştirmesidir. Bu durum sıklıkla kronik kabızlık sorunlarına yol açar.
  • Vajinal Genişleme: Zor doğumlara bağlı oluşan yırtıklar vajinada genişlemeye neden olarak cinsel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

İdrar Kaçırma Sorunu

İdrar torbası sarkmasına sıklıkla idrar kaçırma şikayeti eşlik eder. Başlangıçta sadece hapşırma veya ıkınma ile görülen bu durum, sarkma şiddetlendikçe gülme, ayakta durma veya cinsel ilişki sırasında da tetiklenebilir. Bu durum, mesane ile uretra arasındaki açının bozulmasından kaynaklanır.

Rahim Sarkmasının Nedenleri ve Tanı Süreci

Genital organ sarkmaları en sık çok sayıda ve zor doğum yapmış kadınlarda gözlemlenir. Uzun süren travmatik doğumlar, bağların uzamasına ve yırtılmasına neden olur. Sezaryen ile doğum yapanlarda veya hiç doğum yapmamış kadınlarda bu durum oldukça nadirdir.

Tanı Yöntemleri:

  • Hastanın vajina girişinde eline gelen kitle veya dolgunluk hissi.
  • Jinekolojik muayene sırasında sarkmanın uzman hekim tarafından gözlemlenmesi.
  • Tesadüfi rutin kontroller.

Rahim Sarkması Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı; hastanın yaşına, sarkmanın derecesine, genel sağlık durumuna ve çocuk sahibi olma isteğine göre kişiselleştirilir. Tedavi yöntemleri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

DurumÖnerilen Tedavi Yöntemi
Hafif Düzey / KorunmaKegel Egzersizleri (Pelvik kas güçlendirme)
Çocuk İstemeyen HastalarVajinal Histerektomi (Rahmin vajinal yolla alınması)
Çocuk İsteyen HastalarVajinoplasti ve Askı Operasyonları
Ameliyat Olamayacak HastalarPesser (Vajinal destek cihazı) kullanımı

Cerrahi Müdahaleler ve Vajinoplasti

Ailesini tamamlamış kadınlarda en kesin çözüm, rahmin vajinal yolla çıkarılması ve vajina daraltılması operasyonudur. Tıpta vajinoplasti olarak adlandırılan bu işlemle, doğum sonrası oluşan genişleme giderilir ve cinsel fonksiyonlarda iyileşme sağlanır. Vajinoplasti sonrası tekrar gebelik oluşursa, doğumun sezaryen ile yapılması zorunludur.

Rahmini korumak isteyen veya genç hastalarda, rahmi yerinde tutan bağların cerrahi olarak yukarı çekilmesi mümkündür. Ancak bu yukarı çekme operasyonlarının 3-5 yıl içinde tekrarlama riski bulunduğu unutulmamalıdır. Günümüzde, ailesini tamamlamış bireylerde rahmin alınması en akılcı ve kalıcı tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.

Etiketler

Rahim sarkması ve tedavisiRahim düşmesi tedavisiRahim sarkmalarıRahim düşmesi belirtileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selman Laçin

Prof. Dr. Selman Laçin

1964 Ankara doğumlu olan Dr.Selman Laçin ilk ve orta öğrenimini Ankara ve İstanbul’da tamamladıktan sonra 1988 yılında GATA Tıp Fakültesinden mezun olmuş ve 1996’da İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan uzmanlığını almıştır. Yardımcı Doçent olarak başladığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde 2002 yılında Doçent olan Dr.Selman Laçin İsveç Karolinska Enstitüsü Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde,Tel-Aviv Üniversitesi Yardımla Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezinde ve Ankara GATA Tüp Bebek Merkezinde değişik sürelerde çalışmalarda bulunmuştur. Yurt dışı ve yurt içi bilimsel dergilerde yayınlanmış 80 adet makalesi ve çok sayıda bilimsel tebliği ve 4 adet kitap yazımında bilimsel katkısı bulunan Dr.Selman Laçin 2004 – 2007 yılları arasında İstanbul Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezinde çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.