Doktorsitesi.com

PSORİASİS VULGARİS (SEDEF HASTALIĞI)

Uzm. Dr. Buket Bayram
Uzm. Dr. Buket Bayram
24 Aralık 201216398 görüntülenme
Randevu Al
PSORİASİS VULGARİS (SEDEF HASTALIĞI)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psoriasis Vulgaris (Sedef Hastalığı) Nedir?

Psoriasis, derinin kronik ve tekrarlayıcı bir hastalığıdır. Deri üzerindeki skuam adı verilen kabukların karakteristik rengi nedeniyle halk arasında sedef hastalığı olarak bilinmektedir. Bu hastalık genellikle saçlı deri, diz, dirsek, kalça, göbek çevresi ve tırnaklarda yerleşme eğilimi gösterir.

Hastalığın şiddeti, süresi ve vücuttaki yaygınlığı hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Psoriasisin etyopatogenezi yani oluşum nedeni tam olarak aydınlatılamamış olsa da, temelinde genetik yatkınlık ve çeşitli tetikleyici faktörlerle ortaya çıkan immünolojik değişiklikler yer almaktadır.

Psoriasisin Görülme Sıklığı ve Risk Grupları

Toplumda görülme sıklığının %1 ile %3 arasında olduğu tahmin edilen psoriasis, her iki cinsi de eşit oranda etkilemektedir. Etnik kökenlere göre incelendiğinde en sık beyaz ırkta, daha az Asyalılarda ve en nadir olarak zencilerde görülmektedir.

Hastalık her yaşta ortaya çıkabilmekle birlikte, özellikle iki yaş grubunda zirve yapmaktadır:

  • 16-22 yaş aralığı
  • 57-60 yaş aralığı

Literatürde doğumsal vakaların yanı sıra 103 yaşında ilk kez tanı alan hastalar da bildirilmiştir. Hastalığın temel etyolojik nedeni ise kalıtsal faktörlerdir.

Sedef Hastalığını Tetikleyen Faktörler

Genetik yatkınlığı olan bireylerde hastalığın ortaya çıkmasına veya şiddetlenmesine neden olan pek çok endojen ve ekzojen faktör bulunmaktadır. Bu faktörler şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Travmalar: Kesi, yanık, radyasyon, dövme (tatuaj), aşılama, deri testleri, basınç ve güneş yanığı gibi fiziksel etkiler.
  • Enfeksiyonlar: Özellikle streptokoksik üst solunum yolu enfeksiyonları en önemli tetikleyicilerdir. Ayrıca HIV-1, Candida albicans ve H. pylori gibi enfeksiyonlar da süreci uyarabilir.
  • İlaçlar: Lityum, beta blokerler, antimalaryal ilaçlar, bazı tansiyon ilaçları (ACE inhibitörleri) ve sistemik kortikosteroidlerin aniden kesilmesi hastalığı tetikleyebilir.
  • Hormonal Etkenler: Puberte (ergenlik) ve menopoz dönemlerinde artış gözlenebilir. Gebelikte bazen düzelme görülse de doğum sonrası nüks riski yüksektir.
  • Yaşam Tarzı: Stres, aşırı alkol tüketimi ve kış mevsimindeki düşük nem oranı hastalığı olumsuz etkiler.

Tanı ve Laboratuvar Bulguları

Psoriasisin tanısı için spesifik bir laboratuvar bulgusu bulunmamaktadır; teşhis genellikle klinik muayene ile konur. Ancak hastalığın aktif ve yaygın olduğu dönemlerde bazı genel bulgular saptanabilir:

Bulgu TürüGözlenebilecek Değişiklikler
Kan DeğerleriHafif derece anemi, hiperürisemi (ürik asit yüksekliği)
İnflamasyon BelirteçleriSedimentasyon hızı artışı, C-reaktif protein (CRP) yüksekliği
DiğerAlfa-2 mikroglobulin artışı

Psoriasisin Klinik Tipleri

1. Psoriasis Vulgaris (Klasik Tip)

Hastalığın en sık görülen formudur. Karakteristik lezyonları; keskin sınırlı, pembe-kırmızı renkli bir zemin üzerinde yerleşmiş sedefi-beyaz parlak skuamlar (kabuklar) ile kendini gösterir. Bu lezyonların bir diğer özelliği ise terlememeleridir.

2. Guttat (Erüptif) Psoriasis

Genellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde, bir streptokok enfeksiyonunu takiben aniden ortaya çıkar. Gövde ağırlıklı olmak üzere tüm vücutta küçük papüller şeklinde görülür.

3. Atipik ve Diğer Formlar

  • Eritrodermik Psoriasis: Derinin tamamına yakınının kızarık ve döküntülü olduğu ağır formdur.
  • Püstüler Psoriasis: İrinli kabarcıklarla seyreden tiptir.
  • Psoriatik Artrit: Hastaların %5-7'sinde görülen, genellikle 20-40 yaş arası ortaya çıkan eklem tutulumudur.

Tedavi Yaklaşımları ve Yaşam Kalitesi

Psoriasis tedavisinde temel amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek ve yan etki oluşturmadan uzun süreli remisyon (iyilik hali) sağlamaktır. Günümüzde hastalığı kontrol altına alan çok sayıda yüzeysel (topikal) ve sistemik tedavi seçeneği mevcuttur.

Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken kritik noktalar şunlardır:

  1. Bilgilendirme: Hastalığın bulaşıcı olmadığı, iç organları tutmadığı ve hayati tehlike yaratmadığı hastaya net bir şekilde anlatılmalıdır.
  2. Süreklilik: Tedaviden hemen sonuç alınamayabilir; bu durum hastanın merkez değiştirmesine ve tedaviyi bırakmasına neden olmamalıdır.
  3. Koruyucu Önlemler: Derinin kuru kalması önlenmeli, travmalardan ve tetikleyici ilaçlardan uzak durulmalıdır.
  4. Psikososyal Destek: Akut ataklarda stresin giderilmesi ve gerekirse psikoterapi desteği iyileşme sürecine katkı sağlar.

Etiketler

Sedef hastalığı kimlerde görülürSedef hastalığı neden oluşurSedef hastalığının tedavisi nasıldırSedef hastalığının belirtileri nelerdirSedef hastalığı riskli midirSedef hastalığının tedavisi uzun sürer miSedefin ilaçla tedavisi nasıldır

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Buket Bayram

Uzm. Dr. Buket Bayram

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.