Doktorsitesi.com

PSİKOTİK HASTALIKLAR ÇEŞİTLERİ VE TANIMI

Doç. Dr. Hakan Balıbey
Doç. Dr. Hakan Balıbey
16 Ağustos 2018934 görüntülenme
Randevu Al
PSİKOTİK HASTALIKLAR ÇEŞİTLERİ VE TANIMI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikotik Hastalıklar Nedir? Gerçeği Değerlendirme Yetisi ve Beyin Sağlığı

Psikotik hastalıklar, bireyin gerçeği değerlendirme yetisini doğrudan etkileyen ve beyin fonksiyonlarındaki değişimlerle karakterize olan bir grup sağlık sorunudur. Bu grubun en bilinen ve en sık rastlanan türü ise şizofreni olarak tanımlanmaktadır. Psikoz belirtileri her bireyde farklı şekillerde ortaya çıkabildiği için, özellikle hastalığın erken evrelerinde kesin bir teşhis koymak veya durumu spesifik bir isimle etiketlemek oldukça güçtür.

İlk defa psikoz belirtisi gösteren bir kişide, hastalığın seyrini belirleyen pek çok etken henüz netleşmemiş olabilir. Ancak, karşılaşılabilecek temel psikotik bozukluk türlerini bilmek, süreci anlamlandırmak açısından büyük önem taşır.

Psikotik Hastalık Türleri ve Sınıflandırılması

Psikoz, tek bir hastalık değil; farklı nedenlere ve süreçlere dayanan bir bozukluklar bütünüdür. Yaygın görülen psikotik bozukluklar şunlardır:

Organik Psikoz

Bu tür, beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyen fiziksel hastalıklara bağlı olarak gelişir. Beyin zedelenmesi, beyin iltihabı, AIDS veya beyin tümörü gibi durumlar organik psikozu tetikleyebilir. Bu vakalarda genellikle zihinsel karmaşa ve bellek bozuklukları gibi ek belirtiler de gözlemlenir.

Kısa Süreli Tepkisel Psikoz (Kısa Reaktif Psikoz)

Yaşamda meydana gelen büyük stres faktörlerine (yakın kaybı, ani yaşam değişiklikleri vb.) tepki olarak aniden ortaya çıkar. Belirtiler ağır olsa da iyileşme süreci hızlıdır. Psikotik tablonun birkaç saatten iki haftaya kadar sürmesi durumunda bu teşhis konur. Genellikle altta yatan ciddi kişilik ve uyum sorunları olan bireylerde görülür.

Sanrılı (Delüzyonel) Bozukluk ve Paranoid Bozukluk

Bu durumdaki temel sorun, kişinin gerçek dışı inançlara (sanrılara) sarsılmaz bir şekilde bağlı olmasıdır. Paranoid bozukluk ise belirgin bir düşünce bozukluğu olmaksızın, şüphecilik ve hezeyanlarla karakterize ciddi bir durumdur. Bu bireyler başkalarını tehdit olarak algılar, öfkeli ve gergindirler; genellikle hasta olduklarını kabul etmeyerek yardımı reddederler.

Madde Bağımlılığına Bağlı Psikoz

Alkol ve madde kullanımı ya da bu maddelerin bırakılma süreci psikozu tetikleyebilir. Belirtiler bazen maddenin etkisi geçince kaybolur, bazen de kullanım kesilse dahi devam eder. Özellikle esrar gibi maddelerin tek seferlik kullanımında bile psikoz gelişme riski bulunmaktadır.

Şizofreniform ve Şizoafektif Bozukluk

  • Şizofreniform Bozukluk: Belirtilerin altı aydan kısa sürmesi dışında tamamen şizofreniye benzer.
  • Şizoafektif Bozukluk: Kişide hem şizofreni belirtilerinin hem de duygudurum bozukluklarının (mani veya depresyon) aynı anda veya ardışık olarak görülmesidir.

Şizofreni: Belirtileri, Nedenleri ve Toplumsal Görülme Oranı

Şizofreni, gerçeği değerlendirme, duyguları kontrol etme, berrak düşünme ve iletişim kurma yeteneklerini etkileyen bir beyin hastalığıdır. Toplumda görülme oranı yaklaşık %1 civarındadır ve kadın-erkek dağılımı eşittir. Genellikle 18-35 yaş aralığında başlar; erkeklerde başlangıç yaşı kadınlara göre biraz daha erkendir.

ÖzellikDetaylar
Görülme OranıToplumda yaklaşık %1
Başlangıç YaşıGenellikle 18 - 35 yaş arası
Cinsiyet FaktörüKadın ve erkeklerde eşit oranda görülür
Zekâ İlişkisiZekâ düzeyi ile herhangi bir ilişkisi yoktur

Şizofreninin Nedenleri ve Fizyolojik Yapısı

Psikozlar; beyindeki iletişim devreleri, reseptörler ve dopamin, serotonin, norepinefrin gibi nörotransmitter maddelerdeki dengesizliklerden kaynaklanır. Hastalığın gelişiminde şu faktörler rol oynayabilir:

  • Genetik yatkınlık ve yapısal gelişimsel özellikler.
  • Kafa travmaları ve virüsler.
  • Geçmişteki veya ani gelişen travmatik yaşam olayları.
  • Uyuşturucu madde kullanımı (esrar, bonzai vb.).

Şizofreni Belirtileri: Pozitif ve Negatif Semptomlar

Şizofreni belirtileri, olması gereken özelliklerin kaybı (negatif) veya normalde olmaması gereken durumların varlığı (pozitif) olarak ikiye ayrılır.

  • Hezeyanlar (Sanrılar): Kanıt olmamasına rağmen inanılan yanlış inançlar. Kişi takip edildiğine veya özel güçleri olduğuna inanabilir.
  • Halüsinasyonlar (Varsanı): En yaygın olanı işitsel halüsinasyonlardır (sesler duyma). Görme, tatma veya dokunma şeklinde de olabilir.
  • Düşünce ve Davranış Bozukluğu: Konuşmada mantık bağının kopması, bir konudan diğerine atlama ve kişisel hijyeni ihmal etme gibi durumlar görülür.
  • Duygusal ve Sosyal Çekilme: Duygu ifadesinde donukluk, motivasyon kaybı ve toplumdan tamamen geri çekilme en belirgin negatif belirtilerdir.
  • Düşünce Yoksulluğu: Konuşma miktarının azalması ve sorulara sadece "evet/hayır" gibi kısa yanıtlar verilmesi durumudur.

Tedavi Yöntemleri ve Modern Yaklaşımlar

Günümüzde şizofreni tedavisinde çok önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Birçok hasta, doğru tedavi ile mutlu ve üretken bir yaşam sürebilmektedir. Tedavi sürecinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  1. İlaç Tedavisi: Beyindeki dopamin dengesini düzenleyen yeni kuşak antipsikotikler.
  2. Psikoeğitim: Hasta ve ailesine yönelik bilgilendirme çalışmaları.
  3. Biyoritim Tedavisi: Vücudun doğal ritmini düzenlemeye yönelik yaklaşımlar.
  4. EKT (Elektrokonvülsif Terapi): Belirli ve özel durumlarda kullanılan medikal bir teknik.

Önemli Not: Şizofreni hastalarında diyabet ve kanser gibi tıbbi hastalıklar daha sık görülebilir. Bu nedenle, genel sağlık kontrollerinin düzenli yapılması hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

ŞizofrenDavranış bozukluğuŞizofreniPsikotik hastalıklarOrganik psikozTepkisel psikozŞizofreniform bozuklukŞizofreniformDelüzyonel bozukluk

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Hakan Balıbey

Doç. Dr. Hakan Balıbey

1996 yılında GATA Tıp Fakültesini bitirdi. Psikiyatri alanında uzmanlığını 2003 yılında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde tamamladı. 2003-2012 yılları arasında Samsun ve Ankara da Psikiyatri Klinik Şefi olarak görev yaptı. 2012 yılından itibaren İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim hastanesinde öğ retim üyesi olarak çalıştı. Başlıca Depresyon, Anksiyete, Travma ve ilişkili Bozukluklar, Disosiasyon, Çoğul Kişilik, Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite, rTMS, Hipnoz, EMDR, Psikotik Bozukluklar ve Bipolar Affektif Bozukluklarla ilgilendi. 2014 de Doçent oldu. 2015 te Poster bildiri dalında " Gebe ve Emziren Depresif Bayanların (ilaçsız) rTMS ile Tedavisi" başlıklı bildiriyle Dünya Psikiyatri Birliği Kongresinde Genç araştırmacı ödülü almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.