Doktorsitesi.com

PRP (PLATELET RİCH PLASMA) HAKKINDAKİ GERÇEKLER

Dr. Yetkin Bayer
Dr. Yetkin Bayer
18 Nisan 2016277 görüntülenme
Randevu Al
  • PRP, hastanın kendi kanından elde edilen yüksek yoğunluklu trombosit ve büyüme faktörleri içeren bir plazma olup vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını tetikler.
  • Özel santrifüj yöntemleriyle hazırlanan bu tedavi, doku yenilenmesini hızlandırarak saç dökülmesi, cilt gençleştirme ve eklem rahatsızlıkları gibi pek çok alanda güvenle kullanılır.
  • Kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerji veya enfeksiyon riski taşımayan bu yöntem, özellikle saç ekimi süreçlerinde iyileşmeyi hızlandırmak ve saç köklerini güçlendirmek amacıyla tercih edilir.
PRP (PLATELET RİCH PLASMA) HAKKINDAKİ GERÇEKLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

PRP Nedir? Trombositten Zengin Plazma Tedavisi

Platelet Rich Plasma (PRP), santrifüj yöntemi kullanılarak hastanın kendi kanından elde edilen, büyüme faktörleri bakımından zengin ve trombosit konsantrasyonu yüksek olan plazma uygulamasıdır. Trombositten zengin plazma, küçük bir miktar kanın içerisindeki trombositlerin yoğunlaştırılarak zenginleştirilmesini ifade eder. Bu yöntem, vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını tetiklemek amacıyla modern tıpta yaygın olarak kullanılmaktadır.

Trombositlerin Rolü ve Önemi

Trombositler (Platelet), alyuvar ve akyuvarlardan daha küçük yapıda olan, kanın pıhtılaşmasını sağlayan renksiz hücre pullarıdır. Normal bir kanda trombosit miktarı mikrolitre başına 150.000 ile 400.000 arasındadır. PRP uygulamasında ise bu miktar yaklaşık 7 kat artırılarak 1.000.000/µl seviyelerine çıkarılır. Yapılan araştırmalar, bu yüksek yoğunluğun kemik ve yumuşak doku iyileşmesini belirgin şekilde hızlandırdığını kanıtlamıştır.

Trombositler sadece pıhtılaşma sağlamakla kalmaz, aynı zamanda doku hasarı durumunda α-granüllerinden büyüme faktörleri salgılayarak doku onarımında kritik bir rol üstlenirler. Bu özellikleri sayesinde doku mühendisliği ve moleküler teknoloji alanında yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi için temel bir kaynak haline gelmişlerdir.

Büyüme Faktörleri ve Dokuların Yenilenmesi

Büyüme faktörleri, hücresel büyüme, çoğalma ve farklılaşmayı uyarma yeteneğine sahip doğal biyolojik tetikleyicilerdir. Trombositlerin alfa granüllerinden salınan bu protein kokteyli, dokuların tamir edilmesini ve rejenerasyon (yenilenme) sürecini başlatır.

PRP içeriğinde açığa çıkan temel büyüme faktörleri ve görevleri şunlardır:

Büyüme FaktörüTemel Görevleri
PDGFHücre bölünmesi, kök hücre farklılaşması ve kıl oluşumu
TGFBağ doku oluşumunun aktive edilmesi
ILGFYara iyileşme sürecinin desteklenmesi
EGFHücre farklılaşması aktivasyonu

PRP Nasıl Hazırlanır ve Uygulanır?

PRP hazırlık süreci, tam teşekküllü klinik ortamında özel santrifüj cihazları kullanılarak gerçekleştirilir. İşlem şu aşamalardan oluşur:

  1. Kişiden yaklaşık 16-23 ml (2-3 tüp) kan alınır.
  2. Kan; sitrat, fosfat ve dekstroz içeren özel kitlerle pıhtılaşması engellenerek santrifüje yerleştirilir.
  3. 3000 devir/dakika hızla yaklaşık 8 dakika boyunca işleme tabi tutulur.
  4. Kan bileşenlerine ayrılır ve orta katmanda kalan trombositten zengin plazma enjeksiyona hazır hale getirilir.

Önemli Not: Aktive olan trombositlerden büyüme faktörü salınımı ilk 10 dakika içinde başlar. Bu nedenle hazırlanan PRP konsantrasyonu, ilk 10 dakika içinde ilgili bölgeye uygulanmalıdır.

PRP'nin Kullanım Alanları ve Avantajları

1970'li yıllardan beri kullanılan PRP; ortopedi, diş hekimliği, damar cerrahisi ve dermatoloji gibi pek çok branşta tercih edilmektedir. Günümüzde öne çıkan kullanım alanları şunlardır:

  • Saç dökülmesi ve Alopesi (Saç kıran) tedavileri,
  • Cilt gençleştirme, ince çizgiler ve kırışıklık giderme,
  • Yara iyileşmesi ve stria (çatlak) tedavisi,
  • Eklem kireçlenmesi ve volümetrik doldurma.

PRP Uygulamasının Avantajları

  • Otolog bir ürün olduğu için (kişinin kendi kanı) alerji veya doku reddi riski yoktur.
  • Toksik değildir ve kimyasal içermez.
  • Hazırlanması ve uygulaması hızlı ve kolaydır.
  • Hepatit, HIV gibi enfeksiyonlar açısından tamamen güvenlidir.
  • Doku sentezini hızlandırarak hızlı iyileşme sağlar.

Saç Sağlığı ve Saç Ekimi Sürecinde PRP

PRP, saç dökülmesini durdurmanın yanı sıra zayıf saç köklerini uyararak saç büyümesini aktive eder. Saç ekimi operasyonlarında PRP üç farklı amaçla kullanılır:

  • Ekim Sırasında: Saç köklerinin kalıcılığını artırmak için (PRP destekli FUE).
  • Ekim Sonrasında: İyileşme sürecini hızlandırmak için.
  • Süreç Takibinde: Yeni ekilen saçları canlandırmak ve güçlendirmek için.

PRP uygulaması, tamamen dökülmüş alanlarda yeni saç çıkışı sağlamaz; ancak mevcut saçların kalınlaşmasını, sağlıklı büyümesini ve dökülmenin durmasını sağlar. Saç ekimi sonrası en ideal uygulama zamanı, operasyondan sonraki 3. aydır. Genellikle haftada bir kez olmak üzere 4 seans ve sonrasında 3 ayda bir koruma tedavisi önerilir.

Yan Etkiler ve Sıkça Sorulan Sorular

PRP bir kök hücre tedavisi midir? Hayır, PRP uygulaması kök hücreler üzerinde etkili olsa da bir kök hücre tedavisi değildir. İkisi birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Yan etkileri var mıdır? Kişinin kendi kanı kullanıldığı için sistemik bir yan etki riski yoktur. Uygulama bölgesinde enjeksiyona bağlı olarak gelişebilecek hafif kızarıklık, ekimoz (morluk) veya gerilme hissi 1-2 gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Dr. YETKİN BAYER

Etiketler

Prp nasıl uygulanır?Saç ekimiSaç ekiminde prpPrp bir tür kök hücre tedavisi midir?Prp’nin yan etkileri var mıdır?Saç ekimi operasyonlarında prp uygulaması

Yazar Hakkında

Dr. Yetkin Bayer

Dr. Yetkin Bayer

Dr. Yetkin BAYER ilk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra T.Ü. Tıp Fakültesi’nde eğitimini sürdürüp tıp doktoru olmuştur. Mecburi hizmet için gittiği Afyon’da 2 yıl görev yaptıktan A.B.D.’ye yerleşmiştir.

Amerika'nın Austin, Philledelphia, Teksas gibi çeşitli eyaletlerinde kalarak saç ekimi ve medikal estetik üzerine araştırmalar yapmış, workshop'lara katılmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.