Doktorsitesi.com

Prostat kanseri tedavisinde yenilikler

Prof. Dr. Güven Aslan
Prof. Dr. Güven Aslan
12 Temmuz 2016445 görüntülenme
Randevu Al
Prostat kanseri tedavisinde  yenilikler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Metastatik Prostat Kanseri ve Yayılım Alanları

Metastatik evrede prostat kanseri, vücutta öncelikle kemik dokusuna ve lenf bezlerine yayılım gösterme eğilimindedir. Daha nadir vakalarda ise akciğer, karaciğer ve diğer hayati organlara metastaz yapabildiği gözlemlenmektedir. Hastalığın bu evresinde tedavi planlaması, kanser hücrelerinin yayılım hızını kontrol altına almayı hedefler.

İleri Evre Prostat Kanserinde Geleneksel Hormon Tedavisi

Günümüze kadar ileri evre prostat kanseri tedavisinde uygulanan ilk adım, testosteron hormonunun baskılanması olmuştur. Tümör hücrelerinin büyümesi için temel gereksinim olan testosteronun üretimini durdurmak amacıyla şu yöntemler kullanılır:

  • Cerrahi Müdahale: Testislerin operasyonla alınması.
  • LHRH İlaçları: Testislerde hormon üretimini durdurmak için aylık veya 3 aylık periyotlarla uygulanan enjeksiyonlar.
  • Kombine Tedaviler: Bazı hasta gruplarında, hücrelerdeki testosteron reseptörlerine bağlanan bikalutamid gibi ilaçların tedaviye eklenmesi.

Bu yöntemlerin temel amacı, hormon seviyesini düşürerek tümör büyümesini durdurmak ve hastalığın gerilemesini sağlamaktır.

Hormon Dirençli Prostat Kanseri Süreci

Hormon baskılama yöntemi, hastalığı ortalama 1 ila 3 yıl arasında kontrol altında tutabilmektedir. Ancak zamanla bu tedaviler yetersiz kalmakta ve hastalık ilerlemeye başlamaktadır. Bu aşama, tıp literatüründe hormon dirençli prostat kanseri olarak tanımlanır.

Bu aşamada temel tedavi seçenekleri şunlardır:

  1. Dosetaksel kemoterapisi
  2. İkincil hormonal tedaviler (Abirateron, enzalutamid vb.)

İkincil hormonal tedavilerin bu evrede beklenen başarıyı gösterememesinin en önemli nedeni, toplumda sık görülen AR-V7 adı verilen genetik varyasyondur. Bu genetik yapı, hastaların tedaviye en baştan dirençli olmasına yol açar.

Tedavide Devrim: Erken Dönem Kemoterapi Uygulaması

Geçmişte kemoterapi uygulamaları, genellikle hormon tedavilerine direnç geliştikten sonraki aşamaya saklanmaktaydı. Ancak son yıllarda gerçekleştirilen STAMPEDE ve CHAARTED çalışmaları, bu yaklaşımı kökten değiştirmiştir. Yapılan klinik araştırmalar, metastatik prostat kanserinde erken başlanılan dosetaksel kemoterapisinin, geç döneme göre sağ kalım oranına çok daha fazla katkı sağladığını kanıtlamıştır.

KriterKemo-Hormonal Tedavinin Avantajları
Sağ Kalım Süresi10 ile 17 aya ulaşan ek yaşam avantajı
PSA SeviyesiYükselmenin en az 6 ay daha geç görülmesi
Klinik İlerlemeRadyolojik ve klinik bulgularda daha geç kötüleşme

Yeni Standart: Kemo-Hormonal Tedavi Protokolü

Elde edilen veriler ışığında, hastalığın hızlı seyrettiği olgular başta olmak üzere tüm hasta gruplarında kemoterapiyi sona saklamak yerine başlangıçta kullanmak daha yararlıdır. Günümüzde metastatik prostat kanseri tedavisinde kemo-hormonal tedavi, standart tekli hormon tedavisinin yerini almıştır.

Bu protokol kapsamında Dosetaksel kemoterapisi standart dozda ve 6 kür olarak uygulanırken, eş zamanlı olarak hormon baskılama tedavisi de sürdürülmektedir. Tıp bilimindeki hızlı gelişmeler, prostat kanseri tedavisinde sıralamayı değiştirerek kemoterapiyi öne çekmiş ve böylece çok daha güçlü bir tedavi etkisi elde edilmesini sağlamıştır.

Etiketler

Prostat kanseri degerlendirmeProstat kanseri medikal tedavisiProstat kanseri tanısı nasıl konur?Prostat kanseri belirtileri nelerdirProstat kanseri iyileşir miProstat kanseri hakkında yanlış bilinenler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Güven Aslan

Prof. Dr. Güven Aslan

Prof. Dr. Güven ASLAN, tıp eğitimini 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, ihtisasını ise 2000 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 2003 yılında Yardımcı Doçent, 2006 yılında Doçent, 2011 yılında ise Profesör unvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.