Doktorsitesi.com

Probiyotiklerin Diş Eti ve Genel Sağlığımızdaki Etkileri

Uzm. Dr. Dt. Mehmet Güngör Karagözlü
Uzm. Dr. Dt. Mehmet Güngör Karagözlü
21 Kasım 2022224 görüntülenme
Randevu Al
Probiyotiklerin Diş Eti ve Genel Sağlığımızdaki Etkileri
Probiyotiklerin Diş Eti ve Genel Sağlığımızdaki Etkileri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Probiyotikler Nedir? Yaşam İçin Faydalı Canlı Organizmalar

Probiyotikler, kelime anlamı olarak "yaşam için" anlamına gelen ve vücuda yeterli miktarda alındıklarında sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratan canlı mikroorganizmalardır. Bu dost bakteriler; bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, sindirim ve boşaltım sistemlerinin sağlıklı bir şekilde işleyişinde kritik roller üstlenirler.

Vücudumuzda deri, ağız ve bağırsaklar gibi bölgelere yerleşmiş olan bu bakteri topluluğuna mikrobiyota adı verilir. Sağlıklı bir mikrobiyotanın yaklaşık %85'i faydalı mikroorganizmalardan, %15'i ise fırsatçı bakterilerden oluşur. Bu dengenin korunmasına prebiyosis, dengenin bozulmasına ise disbiyosis denir.

Ağız Sağlığı ve Bağırsak Florası Arasındaki İlişki

Ağızdan başlayarak boşaltım sistemine kadar tüm vücut boşlukları mukoza adı verilen bir zarla kaplıdır. Bağırsak florasında meydana gelen herhangi bir değişiklik, doğrudan ağız florasını da etkilemektedir. Ağız mikrobiyomu bozulduğunda zararlı bakteriler çoğalarak şu sorunlara yol açar:

  • Diş eti hastalıkları ve diş taşları,
  • Diş çürükleri,
  • Sık tekrarlayan aftlar.

Bu belirtiler, aslında bağırsak florasının bozulmasıyla zayıflayan bağışıklık sisteminin bir işaretidir. Diş eti tedavilerinde, mekanik temizliğin yanı sıra probiyotik desteği verilmesi tedavinin başarısı için önemlidir. Özellikle antibiyotik kullanımı sonrası, hem iyi hem de kötü bakteriler yok olduğu için probiyotik desteği ile floranın yeniden dengelenmesi şarttır.

Probiyotik Eksikliğinin Belirtileri ve Yol Açtığı Sorunlar

Vücudumuzdaki faydalı bakterilerin azalması, sistemik birçok sağlık sorununu beraberinde getirir. Probiyotik eksikliği durumunda en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:

  1. Sindirim Sorunları: Gaz, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü.
  2. Boşaltım Düzensizlikleri: İshal veya kabızlık atakları.
  3. Bağışıklık Zayıflığı: Enfeksiyonlara karşı direncin düşmesi.
  4. Nörolojik ve Psikolojik Etkiler: Depresyon, Parkinson ve fibromiyalji.
  5. Metabolik Bozukluklar: Obezite, kolesterol ve şeker dengesinin bozulması.
  6. Cilt ve Alerji: Alerjik reaksiyonlar ve dermatitlerin artışı.
  7. Genel Sağlık: Ağız kokusu ve sürekli yorgunluk hali.

Probiyotik ve Prebiyotik Kaynağı Besinler

Sağlıklı bir yaşam için en önemli probiyotik türleri Lactobacillus ve Bifidobakteriyum'dur. Bu bakterileri doğal yollarla almak ve onları beslemek için şu gıdalar tüketilmelidir:

Probiyotik Kaynakları (Faydalı Bakteriler)Prebiyotik Kaynakları (Bakteri Besinleri)
Ev yoğurdu ve KefirPırasa ve Yer elması
Lahana turşusu ve SirkeKereviz ve Bamya
Tarhana ve BozaMuz ve Pancar
Şalgam suyuSoğan, Sarımsak ve Enginar

Bağışıklık Sistemi ve Mutluluk Hormonu İlişkisi

Bağışıklık sistemi, vücudumuzu virüs ve patojen saldırılarına karşı koruyan savunma mekanizmamızdır. Makrofaj ve nötrofil gibi savunma hücrelerinin güçlenmesi için probiyotiklere ihtiyaç duyulur. Faydalı bakteriler ne kadar fazlaysa, virütik hastalıklara karşı direncimiz o kadar artar.

Şaşırtıcı bir bilgi olarak; mutluluk hormonu olan serotoninin %85'i bağırsaklarda probiyotikler tarafından üretilir. Bu nedenle probiyotikler bizi sadece fiziksel hastalıklardan değil, depresyondan da korur. Sağlıklı bir ömür için probiyotik dengesine özen gösterilmelidir.

Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımaz. Sağlık sorunlarınızda mutlaka bir uzman doktora başvurunuz.

Etiketler

Probiyotikler

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Dt. Mehmet Güngör Karagözlü

Uzm. Dr. Dt. Mehmet Güngör Karagözlü

Dr. Dt. Güngör KARAGÖZLÜ, 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini 1972 yılında tamamlamış ve Diş Hekimi unvanı almıştır. 1980 yılında ise Hacettepe Üniversitesi Saglık Bilimleri Fakültesi Periontoloji Anabilim Dalı'nda Dişeti ve Hastalıkları Doktora eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.