Doktorsitesi.com

Premenstrual sendrom

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
3 Ekim 20066182 görüntülenme
Randevu Al
Premenstrual  sendrom
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Premenstrüel Sendrom (PMS) Nedir?

Premenstrüel sendrom (PMS); kadınlarda adet kanaması öncesindeki dönemde ortaya çıkan, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen fiziksel ve psikolojik yakınmaların bütünüdür. Bu durum; sinirlilik, gerginlik, duygusal dalgalanmalar, depresyon, baş ağrısı ve vücutta şişkinlik gibi çok çeşitli semptomlarla kendini gösterir. Bir kadına PMS tanısı konulabilmesi için, bu şikayetlerin normal yaşam aktivitelerini kısıtlayacak veya değiştirecek düzeyde olması gerekmektedir.

PMS Belirtileri Ne Zaman Başlar?

Şikayetler tipik olarak adet döngüsünün luteal faz olarak adlandırılan son evresinde, yani adetten yaklaşık 5-7 gün önce başlar. Belirtiler adetten hemen önce en yüksek şiddetine ulaşır ve adet kanamasının başlamasıyla birlikte kendiliğinden kaybolur. Bu sendromun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, döngü boyunca kan dolaşımındaki hormon seviyelerinde yaşanan değişimlerin tetikleyici olduğu düşünülmektedir.

Tanı ve Teşhis Süreci

PMS teşhisi için günümüzde kullanılan objektif bir laboratuvar testi veya kriteri bulunmamaktadır. Tanı koymanın en güvenilir yolu, hastanın 2-3 ay boyunca şikayetlerini düzenli olarak kaydetmesi ve şiddetini skorlamasıdır. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Fiziksel ve ruhsal şikayetler birbirinden ayrılmalıdır.
  • Belirtilerin başlangıç ve bitiş tarihleri not edilmelidir.
  • Şikayetlerin günlük yaşam üzerindeki etkisi takip edilmelidir.

En Sık Görülen PMS Belirtileri

Premenstrüel sendromda görülen yakınmalar kadından kadına farklılık gösterir. Bazı kadınlarda psikolojik belirtiler baskınken, bazılarında fiziksel ağrılar ön plandadır. Ayrıca bu belirtiler kültürel farklılıklara göre de değişebilir; örneğin Uzak Doğu'da ağrı şikayetleri yaygınken, Batı toplumlarında depresyon daha sık görülür.

Sık karşılaşılan semptomlar şunlardır:

  • Psikolojik Belirtiler: Depresyon, duygusal kırılganlık, kolay öfkelenme (anksiyete), konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk ve ajitasyon.
  • Fiziksel Belirtiler: Baş ağrısı ve migren, göğüslerde şişme ve ağrı (mastalji), karında şişkinlik, eklem ve bel ağrıları.
  • Metabolik Değişimler: İştah artışı veya azalması, vücutta sıvı tutulumuna bağlı kilo alma, ödem ve halsizlik.
  • Diğer Belirtiler: Ciltte sivilcelenme (akne), kabızlık, çarpıntı, ses ve kokulara karşı hassasiyet.

PMS Tedavisi ve Korunma Yolları

Sendromun nedeni tam olarak bilinmediği için standart bir kesin tedavisi yoktur; ancak semptomları hafifletmeye yönelik çeşitli yöntemler uygulanır. Tedavide temel prensip, ovulasyonu (yumurtlamayı) baskılayarak hormonal dalgalanmaları kontrol altına almaktır. Bu amaçla sıklıkla doğum kontrol hapları tercih edilmektedir.

Beslenme ve Yaşam Tarzı Önerileri

Beslenme alışkanlıklarında yapılacak değişiklikler, PMS sürecini daha rahat atlatmanıza yardımcı olabilir. Aşağıdaki tabloda dikkat edilmesi gereken beslenme unsurları yer almaktadır:

Azaltılması GerekenlerArtırılması Gerekenler
Tuz ve şeker tüketimiYeşil sebze ve meyveler
Kırmızı et ve donmuş yağlarBakliyat ürünleri
Alkol ve kafein (kahve, çikolata, kola)Az az ve sık sık yemek yeme

İlaç Tedavisi ve Bitkisel Destekler

Tedavi süreci, kişinin en baskın olan semptomuna göre şekillendirilir. Vücutta sıvı birikimi varsa hafif idrar söktürücüler, şiddetli ağrılar varsa naproksen veya ibuprofen türevi ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak aspirin (salisilik asit), adet kanamasını artırabileceği için bu dönemde önerilmez.

Son yıllarda tıbbi literatürde ve klinik deneyimlerde, "Evening Primrose Oil" (Çuha Çiçeği Yağı) gibi bitkisel kökenli desteklerin kullanımı da tedavide oldukça yararlı sonuçlar vermektedir.

Etiketler

Premenstrual sendromAdet öncesi dönemdeki şikayetler

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

. Kozmetik ve Fonksiyonel Jinekolojide Öncü Hekim ve Uluslararası Eğitmen
. Seksolog, Avrupa Cinsel Tıp Derneği Tarafından Fellow (FECSM, Akademi Üyesi)
. “HERA Vajinismus Tedavi, Eğitim ve Araştırma Derneği” Kurucusu ve Başkanı
. “Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Seksoloji Derneği (ISAGSS)” Kurucusu ve Başkanı
. İrlanda Merkezli Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Koleji (ECAMS) Geçmiş Dönem Kıdemli Öğretim Üyesi ve Uluslararası Eğitmeni

İlkler ve Yenilikler
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ genital estetik ameliyatları, genital estetik cerrahi dışı tedavileri ve kadınlarda cinsel sağlık alanlarında, tüm dünyada ve ülkemizde öncü hekimler arasında yer almaktadır.

Çalışmalarının Bazıları:
Dr. Eserdağ Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM) ve Avrupa Seksoloji Federasyonu tarafından düzenlenen ‘board’ sınavını başarıyla geçerek, ‘fellowship’ (akademi üyeliği) unvanını kazanan ülkemizin ilk jinekolog hekimlerindendir.
Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları tedavilerinin, jinekolog hekimler tarafından benimsenmesinde ve yaygınlaşmasında öncülük etmiştir.
Vajinismus tedavileri alanında çalışan ülkemizdeki ilk ulusal derneği kurmuştur (Hera Vajinismus Eğitim, Araştırma ve Tedavi Derneği, Kuruluş; 2015).
İlk defa 2002 yılında vajinismus tedavilerine başlamış ve vajinismusta kısa sürede sonuç alma konseptini geliştirmiştir.
Dr. Süleyman Eserdağ, ülkemizde genital estetik eğitimlerini ve hands-on kurslarını düzenleyen ilk hekimdir.
Oldukça saygın, İrlanda merkezli Avrupa Estetik Koleji ECAMS’a (European College and Aesthetic Medicine and Surgery) atanan ilk Türk hekim olmuştur (2015). Bu fakülte çatısı altında 2015 ve 2017 yılları arasında, genital estetik alanında pek çok ülkede uluslararası eğitimler düzenlemiştir.
Genital estetik ve cinsel tedaviler konusunda çalışan ülkemizdeki ilk uluslararası derneği kurmuştur (ISAGSS, Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Cinsel Tedaviler Derneği, 2017).
ISAGSS; genital estetik uygulamalarını seksoloji temelli ele alarak uygulayan dünyadaki ilk dernek olmuştur. Dr. Süleyman Eserdağ, bu dernek çatısı altında bugüne kadar beş kıtadan 1000’den fazla hekimi birebir eğitmiştir.
2018 ve 2019 yıllarında estetik genital cerrahi ve seksoloji alanında düzenlediği uluslararası kongreler de bu alandaki ülkemizin ilk kongrelerindendir. Alanında oldukça önemli yabancı ismi ülkemize davet etmiş ve ülkemizin isminin bu alanda da duyulmasını sağlamıştır (RAGSS Kongreleri; 2018 ve 2019).
Orgazm aşıları olarak bilinen “O-Shot” ve “G-Shot” uygulamalarını ülkemize ilk defa getiren, bu tedavi isimlerini tescil ettirerek ülkemizdeki isim hakkına sahip tek kişidir.
“Barbie Vajina Estetiği” ismini ve konseptini ülkemize ilk getiren hekimdir. 2015 yılında “Cosmopolitan” dergisindeki röportajından sonra bu konsept ülkemizde hızla yayılmış ve popülerlik kazanmıştır (Cosmopolitan dergisi, Vajina estetiğinde yeni trend: “Barbie estetiği”).
Genital estetik alanında ülkemizin ilk kitabını yazmıştır (Kadın Genital Estetiği ve Fonksiyonel Cerrahisi kitabı, 2021). Bu kitap iki ay sonra İngilizce olarak da basılmıştır.
Ülkemizde cinsel tıp ve genital estetik alanında yayınlanan, yazarları arasında 50 kadar hekimin yer aldığı, ülkemizin ilk multidisipliner (çok branşlı) kitabının editörleri arasında yer almıştır (Cinsel Tıp ve Genital Estetik Kitabı; İstanbul Tıp Kitabevleri, 2020).
2023 yılında İngilizce olarak yazdığı “Aesthetic and Functional Female Genital Surgery” kitabı İsviçre merkezli Springer Nature kitabevi tarafından basılarak dağıtılmıştır. Bu kitap, genital estetik ve fonksiyonel cerrahisi alanında ülkemizin uluslararası literatüre kazandırdığı ilk ve tek kitaptır. 400’den fazla görsel ve 23 ayrı bölümden oluşan bu kitap yayınlandığı ilk günden itibaren uluslararası bilim camiasında son derece ilgi çekici bulunmuş ve pek çok yabancı hekimin takdirini kazanmıştır.
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerinde yılda 20’den fazla toplantıya konuşmacı olarak davet edilmektedir. Kendi çalışma alanlarında, 50’den fazla uluslararası kongrede konuşma yapmıştır. Avrupa’nın en büyük cinsel tıp kongresi ESSM (Avrupa Cinsel Tıp Derneği),estetik alanında lider konumundaki IMCAS (Paris),IMCAS (Asya) ve AMWC (Monaco) gibi kongrelerde konuşmalar yapmış ve dernek olarak da afiliye olmuştur.
Ülkemizin ilk “Rejeneratif Jinekoloji” kongresini düzenlemiştir (5-8 Şubat, 2025, Antalya)
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ hastalarını İstanbul Nişantaşı kliniğinde kabul etmekle beraber, yıllar içinde kurmuş olduğu İstanbul Suadiye, Ankara, İzmir kliniklerine de danışmanlık hizmeti vermektedir. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Kadın Sağlığı Anabilim Dalında yarı zamanlı öğretim üyesidir.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.