PREEKLAMPSİ (GEBELİK ZEHİRLENMESİ)
- Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra yüksek tansiyon ve idrarda protein artışıyla ortaya çıkan, anne ve bebek için hayati risk taşıyan bir durumdur.
- Hastalığın şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları ve ödem gibi belirtileri bulunmakta; tedavi edilmediğinde plasenta yetmezliği, HELLP sendromu ve eklampsi gibi ağır komplikasyonlara yol açabilmektedir.
- Kesin tedavisi doğum olan bu rahatsızlıkta, erken teşhis için düzenli prenatal bakım ve yüksek riskli gruplarda düşük doz aspirin kullanımı kritik önem taşımaktadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi) Nedir?
Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra, daha önce yüksek tansiyon öyküsü bulunmayan bir gebede tansiyon yükselmesi ve idrarda protein miktarının artması (proteinüri) ile karakterize bir durumdur. Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen bu tablo, tansiyondaki küçük artışlarla bile sinyal verebilir. Müdahale edilmediği takdirde anne ve bebek için hayati risk taşıyan ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir.
Preeklampsi Belirtileri Nelerdir?
Preeklampsi bazen yavaş gelişse de çoğunlukla 20. haftadan sonra aniden ortaya çıkar. Belirtiler hafiften şiddetliye kadar geniş bir yelpazede görülebilir. 140/90 mm Hg üzerindeki kan basıncı (en az 6 saat arayla yapılan iki ölçümde) temel göstergedir.
Preeklampsinin diğer önemli bulguları şunlardır:
- Şiddetli baş ağrıları ve görme bozuklukları (bulanık görme, ışığa hassasiyet, geçici görme kaybı).
- Üst karın ağrısı (özellikle sağ tarafta, kaburga altında).
- Bulantı, kusma ve genel halsizlik durumu.
- İdrar miktarında belirgin azalma.
- Ani kilo artışı (haftada 900 gramdan fazla).
- El ve yüzlerde aşırı şişme (ödem).
Önemli Uyarı: Şiddetli baş ağrısı, görme kaybı veya şiddetli karın ağrısı durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Preeklampsi Nedenleri ve Tansiyon Tipleri
Günümüzde preeklampsinin temel nedenleri arasında rahme giden kan akımında yetersizlik, damar hasarları, bağışıklık sistemi sorunları ve yetersiz beslenme yer almaktadır. Gebelikte görülen yüksek tansiyon hastalıkları dört ana grupta incelenir:
| Hastalık Türü | Temel Özellikleri |
|---|---|
| Gestasyonel Hipertansiyon | Sadece tansiyon yüksektir, idrarda protein artışı yoktur. |
| Kronik Hipertansiyon | Gebeliğin 20. haftasından önce başlar ve doğum sonrasında devam eder. |
| Preeklampsi | 20. haftadan sonra yüksek tansiyon ve proteinüri ile gelişir. |
| Süperpoze Preeklampsi | Kronik tansiyon hastalarında gebelikle birlikte tablonun ağırlaşmasıdır. |
Risk Faktörleri
Bazı faktörler kadınların preeklampsiye yakalanma riskini artırmaktadır. Bu risk grupları şunlardır:
- İlk gebelikler ve 20 yaş altı veya 40 yaş üstü gebeler.
- Önceki gebelikte preeklampsi öyküsü veya ailede benzer vakaların bulunması.
- Obezite ve çok uzun gebelik aralıkları.
- İkiz, üçüz gibi çoğul gebelikler.
- Diyabet, kronik hipertansiyon, böbrek hastalıkları, migren, lupus veya romatoid artrit gibi kronik rahatsızlıklar.
- Vitamin D yetmezliği ve bazı diş eti hastalıkları.
Preeklampsi Komplikasyonları
Preeklampsi ne kadar erken başlarsa risk o kadar artar. En ciddi komplikasyonlar şunlardır:
- Plasenta Yetmezliği: Bebeğe giden oksijen ve besin azalır; bu durum gelişme geriliğine ve düşük doğum ağırlığına neden olur.
- Ablasyo Plasenta: Plasentanın rahim duvarından erken ayrılması sonucu şiddetli kanama ve hayati risk oluşur.
- HELLP Sendromu: Karaciğer enzimlerinin yükselmesi ve pıhtılaşma hücrelerinin (trombosit) düşmesiyle seyreden, anne ve bebek için çok tehlikeli bir tablodur.
- Eklampsi: Preeklampsiye havale (nöbet) eklenmesidir. Beyin hasarı, koma ve ölümle sonuçlanabilir.
Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Preeklampsinin kesin ve tek tedavisi doğumdur. Tanı sürecinde kan testleri (karaciğer, böbrek fonksiyonları), 24 saatlik idrar toplama ve bebeğin durumunu izlemek için NST (Non-Stres Test) ile biyofizik profil değerlendirmesi yapılır.
Tedavi Sürecinde Uygulanan Yöntemler:
- İlaç Tedavisi: Kan basıncını düşüren anti-hipertansifler ve havale riskini önleyen magnezyum sülfat kullanılır.
- Kortikosteroidler: 34. haftadan önce, bebeğin akciğer gelişimini hızlandırmak için uygulanır.
- Yatak İstirahati: Hafif vakalarda bebeğin olgunlaşması için zaman kazanmak amacıyla önerilir.
- Doğum: Durumun şiddetine göre suni sancı veya sezaryen ile gebelik sonlandırılır. Doğumdan birkaç hafta sonra tansiyon genellikle normale döner.
Preeklampsiyi Öngörmek ve Önlemek Mümkün mü?
Tam bir korunma yöntemi olmamakla birlikte, düzenli prenatal bakım erken teşhis için kritiktir. Yapılan araştırmalar, yüksek riskli gebelerde 16. haftadan önce başlanan düşük doz aspirin tedavisinin şiddetli preeklampsi riskini azaltabileceğini göstermektedir. Ayrıca, gebeliğin ilk trimesterinde yapılan Uterin Arter Doppler incelemesi ve anjiyonik faktörlerin (PIGF gibi) ölçümü, hastalığın öngörülmesinde önemli rol oynamaktadır.



