Polikistik over sendromu (PCO), yumurtalıklarda birçok küçük iyi huylu kist oluşmasıyla beliren bir hastalıktır. Yumurtalıkta oluşan ve kist olarak adlandırılan bu organizmalar yumurtalıkların çevresine yerleşmiş çok sayıda yumurta hücresidir. Bu hücreler ultrasonda özel bir görüntü oluşturmaktadırlar.

Polikistik over sendromu genel anlamda 35 yaş ve altında bulunan yaş gruplarını tehdit etmektedir. Genç kızlarda da görülebilmektedir. Yumurtalıklarda bulunan kist ile karakterize olarak meydana gelen hormonal bir problemdir.[1] PCO, hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, kadınlarda düzenli olarak yumurtlama olmamasına neden olur (bazıları düzenli olarak adet görürken, bazıları ise yılda yalnızca birkaç kez adet görebilir.). Yumurtlama düzensizliğinin sonucu olarak sa erkeklik hormonunda bir artış gözlenir. "LH'daki artış over de erkeklik hormonu üretimini artırır. Salgılanan bu erkeklik hormonları (androjenler) yağ dokusunda östrojene dönüşmekte, bu östrojen LH üretimini artırmakta ve bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngü kilo kaybı ya da yumurtalıkların baskılanması gibi etkenlerle kırılabilir. Yine kilo fazlalığına bağlı olarak insüline karşı bir direnç ortaya çıkmakta ve sonuç olarak hormonal denge bozularak yine bu kısır döngüye ulaşılmaktadır."

Bıyık, çene, favori, boyun, ense, göğüs arası, göğüs ucu, bel, omuz, sırt, karın, kol ve bacak bölgelerinde bulunan kıllardaartış, koyulaşma, kalınlaşma ve sertleşmepolikistik over sendromu'nda sık görülen şikayetlerdir.


Adet düzensizliği ve tüylenme şikayeti belirgin olan kadınlarda tedavi de doğum kontrol ilaçları oldukça etkilidir. Buradaki tedavi ile yumurtalıklardan üretilen erkeklik hormonunu baskılanmaktadır. Bu tedavi şeklinde amaç vücutta yeni tüylerin oluşumunun engellenmesidir. Başlanan tedaviden sonuç alabilmek için en azından 6ay- 1yıl beklemek gereklidir.

Ne yazık ki eskiden oluşmuş tüyler için etkili ve hızlı bir ilaç tedavisi yoktur. Daha önceden oluşmuş tüyler için yapılması gereken ağda, elektroliz gibi yöntemlerle bunların giderilmesidir. Doğum kontrol ilaçları kullanılmadan tüyler alınırsa yöntem başarısız olur ve alınan tüyler yeniden ve daha fazla bir şekilde çıkar.

Polikistik over sendromunda kullanılan ilaçlar:
Doğum kontrol hapları (Diane 35, Gynelle ve diğerleri): Bu ilaçlar polikistik over sendromunda en sık kullanılan ilaçlardır. Doğum kontrol haplarından özellikle siproteron asetat içeren diane 35 (ve gynelle) en sık kullanılanlardır. Bunlar tüylenmeyi (kıllanma), akneleri azaltır ve adet düzenlenmesi sağlar. Çocuk istemi olmayan hastalarda sık kullanılırlar. Tüylenmeyi azaltıcı etkilerinin başlaması için en az 6 ay sürekli kullanılmaları gerekir. Bazen hastalar ilk kutudan itibaren etki göstermediğini ve bu nedenle kullanmayı bıraktıklarını ifade etmektedirler, bu yanlıştır. Bu haplar en az 6 ay kullanıldıklarında (daha uzun da olabilir) tüylenme oluşumunu azaltırlar. Ancak daha önce oluşmuş tüylere etki etmezler bu tüylerin kozmetik yöntemlerle (lazer v.b) alınması gerekir. Çocuk isteyen hastalarda kullanılmazlar.

Metformin (glukofen, gluformin, glucophage, glifor): Bu ilaçlar şeker hastalığında (diabet) kullanılan insülin duyarlaştırıcı ilaçlardır aslında. Polikistik over sendromunda da insülin direnci (rezistansı) arttığı için bu ilaçlarla insülin direncinin azalması ve bir çok belirtinin düzelmesi sağlanır. Metformin ilaçları aynı zamanda zayıflamaya çok yardımcı olur ve kilo verilmesi sayesinde de şikayetler düzelir, yumurtlama düzeni artar, hamilelik kolaylaşır, kıllanma azalır, androjenler (testosteron) azalır. Gebelik için yumurtlama tedavisi verilen hastalarda klomifen sitrat (klomen, serophene) tedavisi ile birlikte metforminin aynı anda kullanılmasının tedavi başarısını arttırdığını bildiren araştırmalar vardır.

Klomifen Sitrat (Klomen, Serophene): Çocuk istemi olan hastalarda ovulasyon indüksiyonu (yumurta büyütücü) olarak verilirler. Adetin 3. veya 5. günü başlanarak 5 gün süre ile kullanılırlar. Doktor kontorlü altında olmadan (buradaki diğer ilaçlar gibi) asla kullanılmamalıdır. Tek başına veya metformin ile birlikte gebelik tedavisinde ilk basamağı oluşturur. Klomifen ile 6 aylık tedavi sonrasında yaklaşık %80 hastada ovulasyon (yumurtlama) elde edilir ve yaklaşık %40-50 hastada gebelik elde edilir. 6 aydan sonra gebelik oranı çok düştüğü için daha uzun tedavi önerilmemektedir.

Antiandrojen ilaçlar (Flutamid, Finasterid, Spiranolakton): Bu ilaçlar androjen (testosteron) senetezini azaltarak tüylenmeyi azaltırlar. Çok sık kullanılmazlar. Doğum kontrol hapları ile birlikte kullanılabilirler. Flutamid hepatotoksik (karaciğere yan etkileri) olabilmektedir. Finasterid testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü sağlayan 5-alfa-redüktaz enzimini inhibe eder.

Progesteron (gestagen): Hirsutismus (aşırı tüylenme) şikayeti olmayan hastalarda sadece adet düzensizliği olanlarda adetleri düzenlemek için ayda 14 gün siklik olarak kullanılabilirler.

GnRH analogları: Gonadotropinlerin azalması ve overlerde androjen üretiminin azalmasını sağlayabilirler. pratikte pek kullanılmazlar.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!