Üst göz kapağının normalden daha aşağıda olacak şekilde gözün renkli kısmını örtmesidir. Bu tablo doğumsal olarak ortaya çıkabileceği gibi, çeşitli sistemik veya gözhastalıkları ile ilişkili olarak daha sonradan da ortaya çıkabilir. Tablonun düzeltilmesi gözün gerek fonksiyonel gerekse de kozmetik bozukluğunu ortadan aldırmak için gereklidir. Doğumsal kapak düşüklüğü erken dönemde değerlendirilmeli ve muhtemel göz tembelliği riski irdelenmelidir.

Erişkin dönemde ise kapak düşüklüğünün sistemik veya göz hastalıkları ile ilişkisi araştırılmalı, uygun tetkikler doğrultusunda medikal veya cerrahi tedavisi planlanmalıdır. Kapak düşüklüğünün nadir sebepler dışında sıklıkla tedavisi cerrahidir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu göz önüne alınarak lokal veya genel anestezi tercih edilerek yapılan bu tedavide çeşitli cerrahi teknikler mevcuttur. Hastanın yapılacak göz muayenesinde kendisi için en uygun teknik oküloplastik cerrahı tarafından belirlenerek tedavi uygulanabilir.

1. Kapak düşüklüğüne ait cerrahi tedavi ne zaman yapılmalıdır?

Bu ameliyatın belirli yaş sınırlaması yoktur. Ameliyatın yapılış sebebi zamanlama açısından asıl önemli konudur. Tek taraflı gözün renkli kısımını örten doğumsal kapak düşüklüğü tedavisi hemen, hastanın yaşına bakılmaksızın yapılmalıdır. Zira bu durum göz kapağı düşüklüğü bulunan göz için göz tembelliği ve fonksiyonel körlük sebebi olup, acil cerrahi tedavi gereklidir. Göz bebeğini örtmeyen doğumsal kapak düşüklüğünde ise göz tembelliği riski olmadığı bir oküloplastik cerrah tarafından belirlendikten sonra çocuk bu tablonun farkındalığına vardığı zaman düzeltilmelidir. Günümüzde çocuklar 3-4 yaşlarında birbirleri arasındaki farkları tespit edip, bunları birbirlerine söylemekten hiç çekinmemektedir. Bu da kapak düşüklüğü bulunan çocukta sosyal psiklojik sorunlara, içe kapanmaya sebep olmaktadır. Bu nedenle bu çocuklara ortalama 4 yaşında cerrahi uygulamak uygun olmaktadır. Erişkin dönemde ise kapak düşüklüğü daha kozmetik bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle çalışan genç erişkinlerde çalışma arkadaşları kapak düşüklüğü nedeniyleortaya çıkan “uykulu” görünümü ifade ederek hastalara uyarıarda bulunmaktadır. Bunun yanında yine göz bebeğini örten kapak düşüklüğü tek veya çift taraflı görme alanında daralmalar, 3 boyutlu görmede kayıplara sebep olarak foksiyonel görme kayıplarına sebep olabilmektedir. Bu nedenlerle uygulanan cerrahi hastanın kozmetik ve fonksiyonel şikayetlerini düzeltebilmektedir.

2. Ben lokal anesteziden çekiniyorum, genel anestezi altında ameliyat olabilir miyim?

Çocukluk çağında genel anestezi zorunludur. Ancak erişkin dönemde tercihim lokal anestezidir. Çünkü hem vücuda gereksiz ilaç vererek sistemik anesteziye bağlı sıkıntılardan korunabiliriz, hem de sadece gözü uyuşturarak bilinci açık tuttuğumuz için ameliyat sırasında hastayı ameliyat masasında oturur pozisyona getirip, kapak seviyesini, diğer göz ile simetrisini mümkün olan en iyi şekilde ayarlama fırsatımız olur.

3. Bu ameliyat için kaç gün işimden geri kalırım, gözümde iz kalır mı?

Çoğu olguda ameliyat sonrası 1. ve 5. gün kontol gereklidir. Kapak cerrahisinde iz kalmayacak şekilde göz içinden veya göz dışında zaten doğal bir iz olan kapak kıvrımından yapılan kesiler kullanıldığından dolayı hızlı bir iyileşme olur. Dikişler kişinin yara iyileşmesine göre 7-10. Günde alınır. Hasta sıklıkla 15 gün içinde işinin başına döner.


Ankara Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!