Doktorsitesi.com

PANİK ATAK ve TIKANAN RUHSAL KANALLAR Bir Terapi Öyküsü

Uzm. Psk. Ramazan Şimşek
Uzm. Psk. Ramazan Şimşek
25 Mayıs 2011642 görüntülenme
Randevu Al
PANİK ATAK ve TIKANAN RUHSAL KANALLAR Bir Terapi Öyküsü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak Belirtileri ve Beklenmedik Bir Terapi Süreci

35-40 yaşlarında, öğretmenlik mesleğini icra eden bir kadın danışanımız, başlangıçta oğlunun dikkat eksikliği sorunu nedeniyle merkezimize başvurmuştu. Ancak süreç ilerledikçe, kendi yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen psikolojik semptomlar nedeniyle kendisi için randevu almaya karar verdi. Danışanın yaşadığı süreç, fiziksel belirtilerin ardındaki derin duygusal kökenleri anlamak açısından oldukça öğreticidir.

Panik Atak Deneyimi ve Fiziksel Semptomlar

Danışanımızın yaklaşık 3 yıl önce evde yalnız olduğu bir sırada aniden kalp çarpıntıları başlamış, buna nefes darlığı ve yoğun bir ölüm korkusu eşlik etmiştir. Babasını kalp krizinden kaybetmiş olması nedeniyle fiziksel bir rahatsızlıktan şüphelenerek hastaneye başvurmuş, ancak yapılan tetkikler sonucunda kendisine panik atak teşhisi konulmuştur. İlaç tedavisine rağmen semptomlar zamanla şu şekilde çeşitlenmiştir:

  • Tekrarlayan şiddetli kalp çarpıntıları
  • Boğulma hissi ve nefes alamama korkusu
  • Toplu taşıma araçlarında bayılma nöbetleri
  • Sürekli tetikte olma ve yoğun kaygı hali

Bastırılmış Duygular: "Ben Ağlayamam ki!"

Terapinin 4. seansında danışanın kurduğu "Ben ağlayamam ki!" cümlesi, sürecin dönüm noktasını oluşturdu. Yapılan derinlemesine görüşmelerde, danışanın 11 yaşındayken babasının cenazesinde bile ağlayamadığı ortaya çıktı. Bu durumun kökeninde, çocukluk döneminde yaşanan ve bilinçaltına itilen travmatik bir anı yatmaktaydı.

Danışan, 11 yaşındayken ailesinin kendisini maddi imkansızlıklar nedeniyle yatılı bölge okuluna gönderme kararını gizlice duymuş; bu durum çocuk dünyasında istenmeme ve sevilmeme hissi yaratmıştır. Bu duygusal yükle gittiği yatılı okul sürecinde, babasına karşı hissettiği kırgınlığı ve öfkeyi hiçbir zaman dile getirememiştir.

Bilinçaltının Hafızası ve İyileşme Süreci

Bilinç unutsa da bilinçaltı yaşanan hiçbir travmayı unutmaz ve uygun koşullar oluştuğunda bu duyguları fiziksel semptomlar aracılığıyla dışarı vurur. Danışanımız, babasının ani ölüm haberini aldığında ve cenazesiyle karşılaştığında yaşadığı donup kalma (şok) tepkisini ilk kez terapide hatırlayabilmiştir.

Terapi AşamasıYaşanan Değişim ve Sonuç
YüzleşmeBabasının kaybıyla ilgili bastırılmış öfke ve özlemin ifade edilmesi.
Katarsis (Boşalım)15 dakika süren yoğun ağlama nöbeti ile duygusal blokajın açılması.
RahatlamaÜzerinden tonlarca yük kalkmış gibi hissetme ve hafifleme duygusu.
Uzun Vadeli EtkiPanik atakların sona ermesi ve aile içi huzurun artması.

Sonuç: Ruhsal Kanalların Açılması

Bilinçaltı iyileşme sürecinde tıkalı bir kanal açıldığında, diğer tüm ruhsal kanallar da beraberinde açılır. Ruh özgürleştiğinde beden de doğal dengesine ve huzuruna kavuşur. Bu vaka, duygusal ifade eksikliğinin fiziksel rahatsızlıklara nasıl dönüştüğünü ve doğru bir terapi süreciyle insanın muhteşem doğasının nasıl yeniden şifalandığını net bir şekilde göstermektedir.

Etiketler

TerapiAğlamakBilinçaltıDuyguları ifade etmek

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ramazan Şimşek

Uzm. Psk. Ramazan Şimşek

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.