Bugün son 10 yılda bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişme ile ilişkili olarak özellikle çocuk ve ergen grubunda teknoloji-internet kullanımına bağlı davranış değişiklikleri dikkatimizi çekmektedir. Sürecin eğitimde ve toplumsallaşmada getirdiği olumlu katkıların yanında bağımlılık düzeyinde görünüm veren davranış değişiklikleri ciddi bir kaygı kaynağı oluşturmaktadır.

Bilgisayar/internet oyunları bağımlılığı kişinin bilgisayarda/internette oyunlar için hayatının olağan akışını aksatacağı denli uzun süreler vakit geçirmesi ile kendini gösteren bir tablodur. Aşırı düzeyde oyun oynayarak kişinin gerçek yaşam etkinliklerinden uzaklaşması tablonun önemli bir görünümüdür. Genç kendini toplumsal yaşamdan giderek uzaklaştırmaya başlar.

Dış dünyanın beklentilerinden kopar, giderek daha içe dönük-yalnızlaşmış bir yaşam biçimi sergiler. Oyun oynayamadığında huzursuzluğa kapılır-gerginleşir, bir sonraki oturumu yoğun biçimde düşünür. Bilgisayar oyunu oynamak için diğer etkinliklerini azaltır. Bilgisayarda oyun oynama süreleri hakkında yalan söyler, süreyi olduğundan az olarak bildirir.

Geceleri uzun saatler oyun oynar; zaman zaman 8 saati bulan oyun sürelerine ulaşabilir. Bu tür bir değişimin sonucunda çocuk ve ergenlerde okul başarısında düşüş, oyunlar için harcanan para, kişilerarası ilişkilerde yaşanan öfke ve kendine güven sorunları, kişisel bakımında ortaya çıkan bozulmalar dahil birçok konuda olumsuz sonuçlar ile karşılaşmak söz konusu olur. Bilgisayar oyunları bağımlılığı aslında bütün bağımlılıklarda olduğu gibi çok etmenli biçimde ortaya çıkar. Artan teknolojik imkanlar zemininde toplumsal davranışlarda ortaya çıkan değişimin sonucu olduğu vurgulanmalıdır.

Eğitimde değişen yaklaşımlardan, eğlence yaşantısına kadar değişen olanaklar ve kültür, bireyin toplumla bağını oluşturan diğer ekonomik sebepler, çalışma hayatında ortaya çıkan değişimler; bilgisayar teknolojilerinde görülen ilerlemelerin bu sorunun ortaya çıkışında payı olduğunu söylemeliyiz.

Tabii bağımlılık çerçevesinde değerlendirilen bir davranışın biyolojik temellerinden bahsetmezsek olmaz. Ancak bilgisayar oyunları bağımlılığı esas olarak alkol-madde bağımlılığından farklı olarak daha çok davranışsal bağımlılıklara örneğin kumar bağımlılığına benzer. Bunun en önemli sebebi dürtüsellik özelliği ile daha güçlü ilişkili olmasıdır. Psikolojik tarafı daha güçlü bir tür bağımlılık davranışıdır. Kişi toplumla etkileşerek yeni sağlıksız dengeyi kurup ve sürdüren bir konumdadır. Bilgisayar oyunlarına bağımlılık geliştirmek bakımından yatkınlık hem biyolojik-genetik hem de toplumsal yönleri ile dikkat edilmesi gereken yönler içeriyor. Çocuk ve ergenler, yetişkin erkekler ilk akla gelebilecek risk gruplarıdır. Özellikle uzun saatlerini verimli-sağlıklı etkinliklerle düzenlenmemiş kişiler örneğin açıktan okula gidenler, okul dışı zamanlarını uygun aktivitelerle doldurmayanlar risk taşımaktadırlar.

Öte taraftan ruhsal çökkünlüğü olanların, kaygı bozukluğu ve düşük benlik saygısı olanların, toplumsallaşma becerileri düşük-topluma uyumu bozucu dürtüsel özellikleri yüksek kişilerin artmış risk altında oldukları söylenebilir.

Çocukluk çağı dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu sorunları olanların da benzer şekilde risk altında olduğu vurgulanmalıdır. Oyun bağımlılığı bilgisayarda internette tekli ya da çoklu oyunculu oyunları kişinin toplumsal etkileşimini, okul-iş başarısını bozacak denli olumsuz sonuçlarına rağmen oynamak olarak tanımladığımız bir durum olmakla zaman zaman internet bağımlılığı kavramı ile birbirini içerircesine kullanılmaktadır. Oyun bağımlılığı yarışmacı özellikleri ile daha güçlü bağımlılık yapıcı özellikler taşır.

Özellikle davranışı pekiştirdiğini bildiğimiz davranış kalıplarını kullanan yapıları oyun oynamanın giderek bağımlılık davranışına dönmesine zemin hazırlamaktadır. Basamaklı-seviye atlamaya dayalı yapı, oyun karakterlerinin oyuncuyu yönlendiren, kendisine adanmayı gerektiren özdeşim özellikleri gibi birçok yan unsur bu sonuca hizmet ediyor görünmektedir. İnternet bağımlılığında ise özellikle internette dolaşma, sosyal medya hesaplarında, mesajlaşmalarla aşırı zaman geçirmenin tarif edildiği düşünülmelidir.

Oyun bağımlılığının dünyada yapılmış batı kaynaklı çalışmalarda çocuk ve ergenlerde %2-6 mertebesinde görüldüğü bildirilmektedir. Ülkemizde de ergenlerde yapılan çalışmalarda %1-1.5 bandında görüldüğünü gösteren çalışmalar yapılmıştır. Uzakdoğu’da Çin, Tayvan gibi ülkelerde %7-10 mertebesinde oranlar bildiren çalışmalar mevcuttur.

Bilgisayar oyunları oynayanların %15 kadarının bağımlılık düzeyinde bir davranış geliştirdiklerini bildiren yayınlar mevcuttur. Öte yandan çok güncel araştırmalar özellikle erişkin grupta oyun oynadığını bildiren kişilerin %65 kadarında herhangi bir bağımlılık davranışı olmadığını ancak %0.3-1 bireyde bozukluk kabul edilecek değişimlerden bahsedilebileceğini bildirmektedir. Tanısal olarak kumar bağımlılığı, alkol-madde dışı bağımlılıklara tek örnek olmaya devam etmektedir.

Çalışmalar bilgisayar/internet oyunları bağımlılığının kumar bağımlılığından çok düşük oranlarda görüldüğüne işaret etmektedir. Bugün bilgisayar/internet oyunları bağımlılığı henüz bir bozukluk olarak kabul edilmemektedir. Bu sorunun yönetiminde daha ağırlıklı olarak davranışçı müdahalelere dayalı psikoterapi teknikleri, kişinin kendini izlemesi teknikleri kullanılmaktadır.

Toplumsal beceri eğitimleri, var olan ek ilişki sorunlarını hedefleyen terapiler ve diğer ruhsal bozuklukları hedefleyen bütüncül tedaviler değerlendirmelerin sonucunda kişiye özgü olarak düzenlenmektedir. Bu konun üzerinde daha fazla araştırma yapılması gereken büyüyen bir ilgi alanıdır.


İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!