Doktorsitesi.com

OTOİMMÜN HEPATİT

Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek
Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek
5 Nisan 2019254 görüntülenme
Randevu Al
OTOİMMÜN HEPATİT
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otoimmün Hepatit: Karaciğeri Etkileyen Romatizmal Süreç

Otoimmün hepatit, her yaştan bireyde, her iki cinsiyette ve tüm etnik gruplarda görülebilen romatizmal bir karaciğer hastalığıdır. Vücudun kendi bağışıklık sisteminin karaciğer hücrelerine saldırmasıyla karakterize olan bu durum, erken teşhis edilmediğinde kritik sonuçlar doğurabilir. Tedavi süreci aksatıldığında, siroz olarak adlandırılan ileri düzey karaciğer hasarına ve hatta can kaybına yol açabilen ciddi bir seyir izleyebilir.

Otoimmün Hepatit Belirtileri ve Klinik Tablo

Otoimmün hepatit hastalarında klinik tablo oldukça değişkendir. Bazı hastalar hiçbir şikayet göstermezken, bazıları yıllarca süregelen kronik semptomlarla mücadele edebilir. En sık rastlanan otoimmün hepatit belirtileri şunlardır:

  • Halsizlik, bitkinlik ve genel yorgunluk hali
  • Sağ üst karın bölgesinde ağrı
  • İştahsızlık ve kilo kaybı
  • Bulantı, kaşıntı ve sarılık
  • Eklem ağrıları ve genel hastalık hissi

Hastalar bazen hiçbir klinik bulgu vermeden doğrudan ciddi karaciğer yetmezliği veya siroz aşamasında doktora başvurabilirler. Özellikle akut başlangıçlı vakalarda immünglobulin düzeylerinin normal, ANA ve SMA gibi antikorların ise negatif olabileceği unutulmamalıdır. Bu durum, tanıda gecikmelere ve karaciğer hasarının ilerlemesine neden olabilir.

Tanı Yöntemleri ve Antikor Testleri

Hastalığın kesin tanısının konulabilmesi için karaciğer biyopsisi yapılması zorunludur. Tanı sürecinde ve hastalığın alt tiplerini belirlemede çeşitli kan tetkiklerinden yararlanılır. Başlangıçta negatif çıksa bile, hastalığın ilerleyen dönemlerinde pozitifleşebilen temel antikorlar şunlardır:

Kullanılan Antikor TestleriDiğer Önemli Parametreler
ANA, SMA, SLA/LPp-ANCA, Ro52
LKM-1, LC-1, LKM-3Kolestatik faktörler (AMA)

Komplikasyonlar ve Kanser Riski

Otoimmün hepatit zemininde siroz gelişmesi durumunda, karaciğer kanseri riski belirgin şekilde artış gösterir. Bu nedenle hastaların, kanserin erken teşhisi için düzenli tıbbi gözetim altında tutulması hayati önem taşır. Uzmanlar, bu hastalar için 6 ayda bir ultrason kontrolü yapılmasını uygun görmektedir.

Tetikleyici Faktörler ve Eşlik Eden Hastalıklar

Otoimmün hepatit, belirli viral enfeksiyonlar (Hepatit A, EBV, HH-6 ve kızamık) sonrasında tetiklenebilir. Ayrıca bazı ilaçların ve bitkisel destek ürünlerinin kullanımı da hastalığın gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu hastalık genellikle tek başına görülmez; hastada veya birinci derece yakınlarında şu otoimmün hastalıklar eşlik edebilir:

  • Tiroid Hastalıkları: Haşimato ve Graves hastalığı
  • Deri Hastalıkları: Vitiligo ve sedef
  • Sistemik Hastalıklar: Romatoit artrit, SLE, Tip-1 diyabet ve çölyak
  • Diğer: İltihabi bağırsak hastalıkları, hemolitik anemi ve üveit

Tedavi İzlemi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tedavi sürecinde kullanılan immünsupresan (bağışıklık baskılayıcı) ilaçlar, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle hastaların ultraviyole ışınlarından korunması ve düzenli cilt muayenesi yaptırması gerekir. Hastalık aktivitesinin takibinde serum IgG düzeyleri kritik bir göstergedir.

Tam biyokimyasal iyilik halinden söz edebilmek için AST, ALT ve IgG düzeylerinin normal sınırlarda olması şarttır. Ancak bu değerler normale dönse dahi, karaciğerdeki mikroskobik hastalık aktivitesinin devam edebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Etiketler

Otoimmün hepatit belirtisiotoimmün hepatitotoimmün hepatit nedirotoimmün hepatit tedavisi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek

Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek

Doç. Dr. Mehmet ÇELİKBİLEK,Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2002 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 2008 yılında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda yapmıştır. 2012 yılında Erciyes Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalında Gastroenteroloji eğitimini tamamladıktan sonra Bozok Üniversitesi’nde akademik hayatına öğretim üyesi olarak devam etti. Bu dönemde Gastroenteroloji Bilim Dalı ve Endoskopi ünitesini kurdu. İç hastalıkları Anabilim Dalı başkanlığı ve Gastroenteroloji Bilim Dalı kurucu başkanlığını 2016 yılına kadar devam ettirdi.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.