Doktorsitesi.com

OTİZM BELİRTİLERİ/NEDENLERİ/TEDVİ

Uzm. Dr. Birsen Şentürk Pilan
Uzm. Dr. Birsen Şentürk Pilan
12 Temmuz 2016543 görüntülenme
Randevu Al
OTİZM BELİRTİLERİ/NEDENLERİ/TEDVİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otizm Nedir? Genel Bir Bakış

Otizm, konuşma becerilerinde kısıtlılık, sosyal iletişimi başlatma ve sürdürme kalitesinde azalma ile tekrarlayan hareketlerle karakterize olan gelişimsel bir bozukluktur. Bebeklik döneminde başlayan bu durumun; çocukluk, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde de devam eden kronik bir süreç olduğu kabul edilmektedir. Erken teşhis ve müdahale, bireyin yaşam kalitesini artırmada kritik bir rol oynamaktadır.

Otizmin Görülme Sıklığı ve İstatistikler

Geçmiş yıllarda yapılan araştırmalar otizmin görülme sıklığını 8/10.000 olarak belirtirken, güncel çalışmalar bu oranın 20/10.000 seviyesine yükseldiğini göstermektedir. Cinsiyet faktörü incelendiğinde, otizmin erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla 4-5 kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Bu veriler, toplumsal farkındalığın ve tarama testlerinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

KategoriGörülme Sıklığı / Durum
Eski Araştırmalar8 / 10.000
Güncel Araştırmalar20 / 10.000
Cinsiyet DağılımıErkeklerde 4-5 kat daha fazla

Otizmin Nedenleri Nelerdir?

Otizm, yapısal biyolojik kökenli bir hastalıktır. Beyindeki belirli merkezlerde meydana gelen yapısal bozukluklar veya biyokimyasal maddelerin metabolizmasındaki aksaklıklar nedeniyle geliştiği bilinmektedir. Bilim dünyası henüz bu sorunun tam olarak hangi merkezlerde yoğunlaştığını kesin olarak saptayamamış olsa da araştırmalar devam etmektedir.

Genetik Faktörlerin Rolü

Otizm, güçlü bir genetik geçişli hastalık özelliğine sahiptir. Ailede bir kardeşte otizm tanısı bulunması, diğer kardeşte bu durumun görülme olasılığını 60 kat artırmaktadır. Genel bir oranla, ilk çocukta otizm varsa ikinci çocukta görülme riski normal popülasyona göre %10-15 daha fazladır. Ayrıca, tek yumurta ikizlerinde otizm görülme olasılığı çift yumurta ikizlerine göre çok daha yüksektir.

Gebelik ve Çevresel Etkenler

Anne karnındaki süreçte bebeğin toksinlere veya enfeksiyonlara maruz kalması, doğum anında yaşanan oksijen yetersizliği otizm benzeri tabloların oluşmasına sebebiyet verebilir. Hamilelik döneminde alkol ve uyuşturucu madde kullanımı da diğer sağlık sorunlarının yanı sıra otizm benzeri bozukluklara yol açabilen risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Yanlış Bilinenler: Ebeveyn Tutumu ve Televizyon İzleme

Toplumda yaygın olanın aksine, hiçbir anne ve baba tutumu doğrudan otizme yol açmaz; çünkü otizm yapısal bir hastalıktır. Ancak erken bebeklikte ihmal edilen veya bağlanma figürüyle sağlıklı iletişim kuramayan çocuklarda reaktif bağlanma bozukluğu denilen otizm benzeri belirtiler görülebilir. Benzer şekilde, tek başına televizyon izlemek otizme neden olmasa da uzun süre ekran karşısında kalan çocuklarda otizm benzeri semptomlar gelişebilir; bu durumda ekran teması derhal kesilmelidir.

Yaş Gruplarına Göre Otizm Belirtileri

Otizm belirtileri çocuk gelişiminin farklı evrelerinde farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bu belirtilerin takibi, erken tanı süreci için hayati önem taşır.

1 Yaş Öncesi Belirtiler

  • Sosyal gülümsemenin azlığı ve kısıtlı göz teması.
  • Kucağa alınmaktan hoşlanmama ve yalnız kalmayı tercih etme.
  • İnsan sesine ilgisizlik ve yabancılara tepki göstermeme.
  • 8-12 ay arasında beklenen, ismine tepki verme davranışının gelişmemesi.

1-2 Yaş Arası Belirtiler

  • Duygusal yanıtlarda ve ortak dikkat becerisinde belirgin bozulma.
  • Nesnelere uzun süre bakma gibi olağandışı görsel izlemeler.
  • Tuhaf motor davranışlar ve kısıtlı, yineleyici oyunlar.
  • Jest, mimik ve sözel iletişimde tuhaflıklar; bilişsel gelişimde gerilik.

2-3 Yaş Arası Belirtiler

  • Önceki dönem belirtilerinin devam etmesi.
  • Ağrıya duyarsızlık ve tatlara karşı aşırı hassasiyet.
  • Tekrarlayıcı bedensel hareketlerin (motor stereotipiler) eklenmesi.
  • Dil gelişiminde gecikme veya otizme özgü konuşma biçimi.

3-6 Yaş Arası Belirtiler

  • Yaşıtlarıyla uygun sosyal ilişkiler kuramama.
  • Hayali içerikli oyunların eksikliği.
  • Ekolali (tekrarlayıcı konuşma) ve zamirlerin ters kullanılması.
  • Sosyal iletişime karşı isteksizlik.

İlkokul ve Ergenlik Dönemi

İlkokul çağında bazı çocuklar ilişkiden tamamen uzak dururken, bazıları nasıl iletişim kuracağını bilemez. Ergenlik döneminde ise bireylerin %30-40'ı henüz dil becerisi kazanamamış olabilir. Bu evrede öfke denetimi, dürtü kontrolü ve kendine zarar verme davranışlarında artış gözlemlenebilir.

Tanı Koyma Süreci

Otizm tanısı mutlaka bir Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı tarafından konulmalıdır. Tanı kriterleri resmi olarak 3 yaşını işaret etse de deneyimli uzmanlar 2 yaşında teşhis koyabilmektedir. İlk bir yaştan itibaren belirti gösteren çocuklar "riskli" kabul edilerek tedaviye yönlendirilmelidir. Tanı süreci şu yöntemleri kapsar:

  • Psikiyatrik muayene ve aile öyküsü.
  • Gelişimsel testler ve zeka testleri.
  • Ayırıcı tanı için MRG, BT, EEG ve kan tetkikleri.
  • Gerekli hallerde genetik ve nöroloji konsültasyonları.

Otizm Tedavi Yöntemleri

Günümüzde otizmi tamamen ortadan kaldıran bir ilaç bulunmamaktadır; tedavideki en etkili yol eğitimdir. İlaçlar genellikle öfke kontrolü, takıntılar, hırçınlık ve hareketlilik gibi eşlik eden belirtileri azaltmak amacıyla kullanılır. Otistik çocukların yaklaşık %80'i bu tür destekleyici ilaçlar kullanmaktadır.

Eğitim Süreci ve Önemi

Eğitim, tanı konur konmaz, hatta risk saptandığı anda başlamalıdır. En başarılı sonuçlar, haftada 20-40 saat uygulanan davranış analizi teknikleri ve sosyal beceri programları ile alınmaktadır. Türkiye'de haftalık 2-3 saatlik kurumsal eğitimin yanı sıra, ailelerin evde uygulayacağı destekleyici programlar büyük önem taşır.

Alternatif Yaklaşımlar Hakkında Uyarı

Bilimsel olarak kanıtlanmamış ve tedavide önerilmeyen bazı yöntemler şunlardır:

  • Neurofeedback,
  • Özel diyetler,
  • Ağır metalden arındırma,
  • Hiperbarik oksijen tedavisi.

Otizm Düzelir Mi?

Erken ve yoğun eğitim programları sayesinde otizm tanısı alan çocukların %20-25'i bu tanıyı kaybedebilmektedir. İlk 2 yaş grubunda eğitime başlayan çocuklarda 4 yaşına gelindiğinde tanıyı kaybetme oranı %18-37 arasındadır. Genel adaptasyonu iyi olan ve "yüksek işlevli" olarak adlandırılan grup, uygun sosyal becerileri kazandıktan sonra normal okullarda kaynaştırma eğitimi alabilir.

Uzm. Dr. Birsen Şentürk Pilan
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı

Etiketler

Otizm tedavisiOtizmOtizm nedenleriOtizm belitrileriOtizmde ne oranda düzelme bekleyebiliriz?Otizm düzelir mi?

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Birsen Şentürk Pilan

Uzm. Dr. Birsen Şentürk Pilan

Uzm. Dr. Birsen ŞENTÜRK PİLAN, 1978 yılında Kırcaali’de doğmuştur. İlköğrenimini Bulgaristan’da, ortaöğrenimini ise İzmir’de bitirdikten sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 2003-2009 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı’nda yapmış ve hemen ardından Gaziantep Çocuk Hastanesi’nde mecburi hizmet görevine başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.