Doktorsitesi.com

Oruç Tutarken Nasıl Beslenmeliyiz?

Dyt. Esra Rahşan Çalışkan
Dyt. Esra Rahşan Çalışkan
4 Mayıs 2019112 görüntülenme
Randevu Al
Oruç Tutarken Nasıl Beslenmeliyiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ramazan Ayında Dengeli Beslenme ve Formu Koruma Rehberi

Sağlık sorunu bulunmayan ve oruç tutan bireylerin; günlük enerji, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral ihtiyaçlarını sahur, iftar ve ara öğünler aracılığıyla eksiksiz karşılamaları gerekmektedir. Oruç tutarken günlük beslenme düzeni ve öğün sayılarının değişmesi, vücut dengesini korumak adına stratejik bir beslenme planını zorunlu kılar. Bu dönemde hem sağlığınızı korumak hem de kilo kontrolü sağlamak için belirli kurallara dikkat edilmelidir.

Sahur Öğününün Önemi ve Tercih Edilmesi Gereken Besinler

Ramazan ayında beslenme düzeninin en kritik noktası, mutlaka sahura kalkmaktır. Uzun süreli açlık durumunda kan şekerinin düşmesi kaçınılmazdır; bu dengeyi koruyabilmek adına sahur öğünü asla atlanmamalıdır. Geceden bir şeyler atıştırıp niyet etmek, oruç tutarken yapılan en büyük hatalardan biridir.

Sahurda tok tutacak ve kan şekeri dengesini stabilize edecek besinler tercih edilmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Yağlı ve şekerli besinlerden uzak durulmalıdır.
  • Protein kaynağı olarak haşlanmış yumurta ve süt ürünleri tüketilmelidir.
  • Karbonhidrat tercihi kepekli, tam tahıllı veya çavdar ekmeğinden yana kullanılmalıdır.
  • Sağlıklı yağlar ve lif için ceviz, fındık ve badem öğüne eklenmelidir.

İftar Sofrasında Porsiyon Kontrolü ve Mide Sağlığı

İftarda boş mideye bir anda yüklenmek, sindirim sistemi üzerinde ciddi bir baskı oluşturur. Bu nedenle oruç açıldıktan sonra çorba ile başlangıç yapılmalı ve yaklaşık 5 dakika ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu kısa mola sırasında salata tüketimi, tokluk hissinin oluşmasına yardımcı olur.

Hazımsızlık, mide yanması ve kilo alımını engellemek için şu gıdalardan kaçınılmalıdır:

  • Kızartmalar ve hamur işleri
  • Aşırı şeker ve yağ içeren besinler
  • Çok tuzlu veya baharatlı yemekler

Metabolizmayı Canlı Tutacak Ara Öğünler ve Tatlı Tüketimi

Metabolizmanın yavaşlamasını önlemek amacıyla iftar ile sahur arasına mutlaka bir ara öğün eklenmelidir. Yatmadan yaklaşık 2 saat önce yapılacak bu öğünde, meyvenin yanına 1 su bardağı süt, yoğurt ya da kefir tercih edilmesi idealdir.

İftar sofralarının vazgeçilmezi olan tatlı tüketimi için en uygun zaman, iftardan 1-2 saat sonrasıdır. Bu noktada ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar veya 2-3 top dondurma tercih edilerek kalori dengesi korunmalıdır.

Sıvı Tüketimi ve Fiziksel Aktivitenin Rolü

Sıcaklıkların etkisiyle artan sıvı kaybını telafi etmek, Ramazan ayında hayati önem taşır. Vücudun su dengesini korumak için iftardan sahura kadar 2-2,5 litre su tüketilmelidir.

Ayrıca, yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak ve kilo alımının önüne geçmek için fiziksel aktivite artırılmalıdır. İftardan ortalama 1 saat sonra yapılacak hafif egzersizler, formunuzu korumanıza büyük destek sağlar.

Önemli KriterÖnerilen Uygulama
Su Tüketimiİftar-sahur arası 2-2,5 litre
Egzersiz Zamanıİftardan 1 saat sonra
Tatlı Zamanıİftardan 1-2 saat sonra (Sütlü)
Sahur TercihiTam tahıllı ürünler ve protein

Etiketler

Ramazanda beslenmeRamazanda beslenme düzeniRamazanda suyun önemiRamazan da kilo vermekRamazanda neler yemeliyizOruç ve diyet

Yazar Hakkında

Dyt. Esra Rahşan Çalışkan

Dyt. Esra Rahşan Çalışkan

Dyt. Esra Rahşan Çalışkan, Ankara'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü başarıyla tamamlayarak 2006 yılınnda Diyetisyen unvanı almıştır. Gazi Üniversitesi Hastanesi bünyesi kurum mutfağında görev almış, daha sonra özel bir kurumda kilo kontrolü ve aylık bültende bülten yazı işlerini sürdürmüştür.

Sosyoloji ve Fitoterapi alanlarında eğitimlerini sürdüren Dyt. Esra Rahşan Çalışkan, mesleki çalışmalarına şu an Ankara'da bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.