Doktorsitesi.com

Akılcı inançlar

Dr. Psk. Dan. Mehmet Şirin Akça
Dr. Psk. Dan. Mehmet Şirin Akça
16 Mart 2024124 görüntülenme
Randevu Al
Yaşamda olumsuz olaylar hep karşımıza çıkmaktadır. Bu olumsuz olaylara karşı inancımız tutum ve davranışlarımızı etkilemektedir. Burada akılcı ve akılcı olmayan inançları ayırt etmemiz yararlıdır. Akılcı inançlar uygun tercihler, durumu kötüleştirmeyen inanç, hayal kırıklığına karşı yüksek tolerans ve kabuldür.
Akılcı inançlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi (REBT) Nedir?

Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi (Rational-Emotive Behavioral Therapy - REBT), bilişsel-davranışçı yaklaşımlar arasında en köklü ve popüler olanlardan biridir. Temelleri 1950’li yıllarda klinik psikolog Albert Ellis tarafından "Akılcı Terapi" ismiyle atılan bu yaklaşım, zaman içerisinde kuramsal gelişimini sürdürmüştür. Önce "Akılcı-Duygusal Terapi" adını alan ekol, 1990’lı yıllarda duygu, düşünce ve davranışlar arasındaki karşılıklı nedensel ilişkiyi vurgulamak amacıyla günümüzdeki ismini almıştır.

REBT kuramına göre, bireylerin yaşadığı sağlıklı olumsuz duygular, doğrudan akılcı inançların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu bağlamda, psikolojik sağlığın korunması ve sürdürülmesi için bireylerin akılcı olan ve olmayan inançları birbirinden ayırt edebilmeleri kritik bir öneme sahiptir.

İnanç Sisteminin Temelleri ve Akılcı İnançlar

Bilişsel terapi literatüründe biliş terimi; inanç, değerlendirme, varsayım, tutum veya şema gibi kavramları kapsayan geniş bir anlama sahiptir. Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapiye göre inançların temel yapısını, bireyin düşünce biçimi ve içsel konuşmaları oluşturur. Bu inanç sistemi, işlevselliğine göre akılcı ve akılcı olmayan inançlar şeklinde iki ana grupta incelenmektedir.

Akılcı inançlar; sağlıklı, üretken, uyumlu ve sosyal gerçeklikle örtüşen düşünce kalıplarıdır. Bu inançlar çoğunlukla esnek arzu ve isteklerden oluşur. Akılcı düşünen bir birey, olumsuz bir olayla karşılaştığında yıkıcı duygulara kapılmak yerine; gerçekçi, mantıklı ve esnek bir perspektif geliştirerek durumu yönetebilir.

Dryden’a Göre Dört Temel Akılcı İnanç Türü

Psikoterapist Dryden, akılcı inançları dört temel kategoriye ayırarak tanımlamıştır. Bu inançlar, bireyin olaylara karşı geliştirdiği sağlıklı tepkilerin temelini oluşturur:

  1. Uygun Tercihler: Bireyin isteklerini ifade etmesi ancak bu isteklerin gerçekleşmesinin bir zorunluluk olmadığını kabul etmesidir. Albert Ellis, bu inancın psikolojik sağlığın temel taşı olduğunu ve diğer tüm akılcı inançların bu esneklikten türediğini belirtir.
  2. Durumu Kötüleştirmeyen İnanç: Olumsuz bir durumu felaketleştirmeden değerlendirmektir. Olayın kötü olduğu kabul edilir ancak bu durum "dünyanın sonu" veya "berbat" olarak nitelendirilmez.
  3. Hayal Kırıklığına Karşı Yüksek Tolerans: Karşılaşılan zorlukların katlanılamaz olmadığını, aksine zor olsa da tolere edilebilir olduğunu savunan inançtır. Bu bakış açısı, hedeflere ulaşırken karşılaşılan engellerle baş etmede hayati rol oynar.
  4. Kabul Etmek: Kişinin kendisini, başkalarını ve yaşamı hatalarıyla birlikte kabul etmesidir. Bir hata yapmak, bireyin tamamen başarısız veya değersiz olduğu anlamına gelmez; sadece o spesifik durumdaki olumsuzluğu ifade eder.

Olaylara Yaklaşım Biçimleri: İki Farklı Bakış Açısı

Hayatın getirdiği olumsuzluklar karşısında sergilenen tutumlar, sahip olduğumuz inanç sisteminin bir yansımasıdır. Aşağıdaki tablo, akılcı olmayan (yıkıcı) ve akılcı olan (yapıcı) bakış açıları arasındaki farkı özetlemektedir:

Yaklaşım TürüDüşünce Biçimi ve İçsel Konuşma Örnekleri
Birinci Bakış (Akılcı Olmayan)"Böyle olmamalıydı", "Bu bir felaket", "Altından kalkamam", "Ben yetersizim", "Yaşam çok kötü".
İkinci Bakış (Akılcı)"Daha iyi bir sonuç isterdim ama bu dünyanın sonu değil", "Zor olsa da üstesinden gelebilirim", "Şu an zorlanıyorum ama bu geçici bir durum".

Sonuç olarak, akılcı inançlar bireyin yaşam kalitesini artıran ve zorluklar karşısında psikolojik dayanıklılık sağlayan en önemli zihinsel araçlardır. Bu inançların geliştirilmesi, duygusal dengenin korunmasında belirleyici bir faktördür.


Kaynakça: Sarı, T. (2008). Üniversite öğrencilerinin romantik ticaretleriyle ilgili akılcı olmayan inançlar, bağlantı boyutları ve ilişkiler doyumu arasındaki ilişkiler. Yayınlanmamış Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Etiketler

akılcı duygusal davranışçı terapialbert ellisakılcı inançlarakılcı olmayan inançlaruygun tercihlerdurumu kötüleştirmeyen inançhayal kırıklığına karşı yüksek toleranskabul etmekolumsuz yaşam olaylarıolumsuzluklarbakış açısıyaşam zorluklarıterapibireysel terapikatılıkesneklikmersin terapimehmet şirin akça

Yazar Hakkında

Dr. Psk. Dan. Mehmet Şirin Akça

Dr. Psk. Dan. Mehmet Şirin Akça

Dr. Mehmet Şirin Akça lisans eğitimini Marmara Üniversitesi'nde başarı ile tamamlamıştır. Yüksek lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında yapmıştır. Yüksek lisans tez çalışması yetişkinlerin “Romantik Kıskançlık ve Empatik Eğilim Düzeyleri İlişkisi” hakkındadır. Doktora eğitimini Çukurova Üniversitesi’nde yine Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında tamamlamıştır. Doktora tez çalışması şöyledir: "İLKOKUL VE ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN FARKLILIKLARA SAYGI KAVRAMINA YÖNELİK ALGILARININ YAŞA BAĞLI OLARAK İNCELENMESİ". Akademik çalışmalarını psikolojik iyi olma, cinsel eğitim, cinsellik ve çift ilişkileri konularında devam etmektedir.

&nb

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.